İlkleriniz Daima Kötü Olacak

Hayatımızın gerçeklerinden bir tanesi; ilk denemelerimizin, ilk girişimlerimizin daima kötü olacağı gerçeğidir. Öyle ki gerek kendi hayatınızı veya diğer insanların hayatını gözlemlerseniz bu basit gerçeğin farkına çok rahat bir şekilde varabilirsiniz. Mesela ben bir keresinde Cem Yılmaz’ın konuk olduğu bir programı izliyordum ve o zaman Cem Yılmaz’ın ilk göstelerileri hakkındaki yorumları tamamen olumsuz yöndeydi ve diyordu ki “Şuan ki Cem olarak bakınca gerçekten vahim durumdaymışım” Aynı şekilde bir başka örnek vermem gerekirse zamanında çok fazla severekten izlediğim Tolga Çevik’in “Komedi Dükkanı” programının ilk bölümündeki acemilikle orta ve son bölümleri arasındaki ustalık arasında dağlar kadar fark var. Yani aslında ufak bir gözlemle insan şunu fark ediyor ki “ilk”ler daima kötü, vasat oluyor ve bizlerinde bireysel hayatında bulunacağı yeni girişimler daima kötü olacaktır.

Evet bu şaşmaz bir gerçektir. Sizin ilk girişimleriniz, ilk denemeleriniz daima kötü olacaktır. Bir iş üzerinde uzmanlık ve kaliteli yapım belirli bir tecrübeden, emekten sonra gelir. Benim burada varmak istediğim nokta; mükemmel olmalıyım diye kendini kasmanın ve hata yapmayacağım diye girişimde bulunmamanın oldukça anlamsız olduğudur. Nitekim kendinizi ne kadar kasarsanız kasın fark etmez, “ilk”lerinizde hiçbir zaman mükemmel olamayacaksınız ve hata yapacaksınız.

Mükemmel Olmalıyım Diye Kendini Kasmak

İnsanın hayat içerisinde harekete geçmesini engelleyen, önüne set çeken, gereksiz bir şekilde stres yaşamasına neden olan düşüncelerden bir tanesi “mükemmel olmalıyım” düşüncesidir. Genellikle mükemmel olmalıyım düşüncesine kapılmış kişiler, harekete geçemez; çünkü yapacakları işi mükemmel yapmak isterler, hata yapmaktan çok korkarlar ve doğal olarak “mükemmel olayım” sonrasında harekete geçeyim diye düşünürler. Neticesinde ise kendilerini mükemmel hale getiremedikleri için çoğu zaman harekete geçemezler ve mevcut zamanlarını çöp ederler. Ancak sevgili dostlarım ilk başta şunu kabul edin; kendinizi ne kadar geliştirirseniz geliştirin fark etmez “ilk”lerinizde daima kötü olacaksınız ve sürekli olarak dan hata yapacaksınız.

Sizin yapmanız gereken şey, yapmak istediğiniz işte belirli bir seviyeye geldikten sonra hata yapmaktan korkmadan harekete geçmek ve hareket esnasında bazı eksikliklerinizi tamamlamaktır. Nitekim kervan yolda düzülür.

Kervan Yolda Düzülür

Bu söz insana der ki “Belirli bir konu üzerinde belirli düzeyde gelişimini tamamladıktan sonra harekete geç; eksikliklerini, hatalarını hareket halindeyken düzeltirsin.” Bu söz her insanın zihninde yer alması gereken önemli ve teşvik edici bir sözdür. Çünkü sevgili dostlar, eğer insan “Tamam olayımda, sonra harekete geçerim” kafasına girerse hiçbir zaman harekete geçemez. Çünkü kimsenin tamam olması diye bir durum söz konusu değildir. Bu yüzden bir kimsenin bir iş üzerinde belirli noktada bilgiye ulaştıktan sonra, uygulamaya yani harekete geçmesi lazım ki bir şeyler başarabilsin.

Hata Yapmaktan Korkmak

Bu korku her ne kadar farkında olmasak da hayatımızda büyük oranda yer kaplar ve en çok da yeni bir girişimde bulunmamızı engeller. Çünkü rezil olma ve kaybetme korkusu ile bağlantılıdır. Ve zaten bu yüzden büyük oranda hayatımızı etkilemektedir. Ancak burada şu bilinmelidir ki hata yaparım ve sonucunda rezil olurum veya kaybederim diye yapılmaktan vazgeçilen hiçbir eylem size hiçbir şey kazandırmaz. Olduğunuz yerde kalmaya devam edersiniz. Ancak risk alır ve harekete geçerseniz işte o zaman bazı varlıklara ulaşabilirsiniz.

Ayrıca hata yapma adına şunu bilmelisiniz; hayat içerisinde “hata yapmama” diye bir şey yoktur! Yani hata yapmaktan kaçış yoktur. Bugün bir insanın “hata yaparım” diye harekete geçmemesi bile büyük bir hatadır. Aslında hata yapma korkusu ile ilgili gerçekten paradoks var. Birçok kişi hata yaparım korkusu yüzünden harekete geçmiyor ama harekete geçmeyerek den aslında en büyük hatayı yapıyorlar. Nitekim harekete geçmeden, belirli eylemleri gerçekleştirmeden kimse hiçbir varlık kazanamaz.

Mesela bir insanın karnını doyurabilmesi için bile ağzını açması ve ağzına aldığı besinleri çiğnemesi lazımdır. Kimse ağzını açmadan, ağzına aldığı besinleri çiğnemeden karnını doyuramaz. İşte bu sebepten ötürüdür ki hata yapma korkusuna karşı ilk olarak dan “hata yapmaktan kaçamayacağımız” gerçeğini içselleştirmemiz lazımdır. Yani insan olduğumuzu ve hata yapacağımız gerçeğini içselleştirmeliyiz. Hata yapmanın bizleri sivrilttiğinin, doğruya ulaştırdığının farkına varmalıyız. Ve en önemlisi de hata yapınca kendimize çok fazla yüklenmemeliyiz.

Bakın sevgili dostlarım hayat içerisinde sizlerin daima kendinizin arkasında olması gerekir. Yani bir hata yaptığınızda veya bir başarısızlıkla karşılaştığınızda “Aptalım ben, Nasıl bu işi başaramam, Ben gerçekten beceriksizim” diye kendinizi sitem eder, kendinizin arkasında durmazsanız, hata yapma korkunuzun dozunu azaltamazsınız ve içinizdeki özgüveni kırarsınız. Bu noktada hata yapma korkunuzun dozunu azaltmak için kendinize karşı affedici bir tutum içerisinde olmalısınız ve yaptığınız hatalara karşı kendinizi sert bir şekilde eleştirmemelisiniz. Burada şunu da söylemek istiyorum ki bir iş üzerinde yanlışlarınızı görmek sizi her zaman geliştirir. Ancak yanlışlarınızı görmekten ziyade kendinizi sert bir şekilde eleştirmek, içinizdeki özgüveni kırar ve dolaylı olarak dan artık yeni girişimlerde bulunmanızı engeller. Çünkü siz bilinçli zihninizle farkında olmasanız da bilinçaltı zihniniz bilir ki “Yeni bir girişimde bulunursam ve hata yaparsam, çok fazla eleştirilcem. Bu bana acı verir. Bu yüzden girişimde bulunmamalıyım.” Ve netidece girişimde bulunmazsınız.

Kısacası sevgili dostlarım hata yapmaktan korkmayın, hatalarınızdan ders çıkarın; ancak hata yaptım diye de kendinize yüklenmeyin. Bu size zarar vermekten başka hiçbir işe yaramaz.

Girişimde Bulunmamanın Zararları

İnsanın hayat içerisinde girişimde bulunmamasının en büyük yükü, zihinsel olarak kişiyi yıpratmasıdır. Ve girişimde bulunmamanın en olumsuz sonucu da “Hiçbir şey kazanamamaktır.” Şu şekilde düşünün; bizleri diğer insanlardan ayıran en önemli kriter nedir? Tabi ki de sahip olduğumuz maddi ve manevi varlıklardır. Örnek vermem gerekirse eğer mesela ben piyano çalmayı biliyorumdur ama siz bilmiyorsunuzdur ve benim piyano çalmayı bilmem aramızdaki farkı oluşturur.

Peki sizinle benim aramdaki bu farkın oluşmasındaki asıl neden nedir? Cevap çok basit, sadece benim geçmişte piyano çalmak için girişimde bulunmam. Aynı şekilde bir başka örnek vermem gerekirse eğer zengin bir insanla fakir bir adam arasındaki farkı oluşturan asıl önemli kriter nedir? Tabi ki de zengin insanın geçmişte zengin olmak için bazı girişimlerde bulunması ve fakir bir insanın hiçbir girişimde bulunmamasıdır. Nitekim şuanda zengin olan insan, geçmişte bazı girişimlerde bulunarak dan zengin olma fırsatını oluşturmuştur ve neticede zengin olmuştur. Ancak fakir insan zengin olma adına hiçbir girişimde bulunmadığı için bir fırsat dahi oluşturamamıştır.

İşte ben bunun için diyorum ki girişimde bulunmamanın en olumsuz sonucu “hiçbir maddi veya manevi varlık kazanamamaktır.”

Girişimde bulunmamanın en olumsuz sonucundan bahsettikten sonra şimdi de girişimde bulunmamanın oluşturacağı zihinsel yükten bahsetmek istiyorum. Burada “yük” kelimesini kullanıyorum; çünkü yapmak istediğiniz ancak hata yaparım, rezil olurum, kaybederim diyerekten yapmadığınız, girişimde bulunmadığınız o istekleriniz zihninizde takılır kalır ve bu size stres oluşturur. Ve bu stres bazı zamanlarda kronikleşir. Doğal olarak dan gün içerisinde dikkatiniz dağılır, bir iş üzerine odaklanamazsınız ve zihinsel enerjinizi size yarar sağlayacak eylemlere aktaramazsınız.

Bu yüzden sevgili dostlarım ana temada sizlere demek istiyorum ki mükemmel olmalıyım ve hata yapmamalıyım triplerine girmeden bir iş üzerinde belirli bir seviyeye geldikten sonra harekete geçin. Yapmayı düşündüğünüz eylemleri yapın ve girişimde bulunun. Çünkü unutmayın ki biz insanlar arasındaki farkı bulunmuş olduğumuz girişimler belirler, başka da hiçbir şey değil. Girişimde bulunursunuz belki zengin olursunuz veya başka bir maddi veya manevi varlık kazanırsınız. Ancak girişimde bulunmazsanız hiçbir varlık kazanamazsınız. Kazanamadığınız gibi yapmak istediğiniz ama yapamadığınız girişimler yüzünden, zihninizde gereksiz bir stres oluşur ve bu stres sizin tüm dikkatinizi dağıtır. Bu noktada hayat içerisinde hata yapmaktan korkmadan, girişimde bulunmak en mantıklı olanıdır…

 

admin

Zihin ve ilişkiler konusunda , sizlerin adına içerikler üreterek , sizleri duygusal ve zihinsel anlamda daha güçlü bireyler yapmayı amaçlıyoruz . Felsefe ve niş konularımızdan haberdar olabilmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir