Size Hiçbir Faydaları Yok !

Zaman ilerledikçe, teknoloji geliştikçe hayatımıza yeni yeni varlıklar giriyor. Hayatımıza giren bu yeni varlıklar da bazı yeni kavramları, olguları doğuruyor. Öyle ki günümüzde çok sık duyduğumuz “sosyal medya” kavramı bundan 30 sene önce yoktu. Bununla birlikte doğan “sosyal medya fenomeni” kavramı da yoktu.

En önemlisi de eskiden televizyonların, radyoların olmadığı zamanlarda günümüz tabiri ile “ünlü” diye bir kavram bir olgu yoktu. Bu da şu anlama gelmektedir: İnsanların hiç tanımadığı ve hiçbir zaman tanıyamacağı insanlar için tüm zamanlarını ve enerjilerini öldürme diye bir şey yoktu! Hiçbir vasfı olmayan tek derdi şöhret kazanmak olan angavallar yoktu! Çok basit insanları büyüten ve kendisini aşağılık kompleksine sokan insanlar yoktu! Şimdi kendi kendime diyorum ki “ ah bee geçmiş ne kadar güzelmiş” Ancak kendime söylediğim bu telkinin hiçbir faydası yok; çünkü geçmiş geçmiş kalmıştır, yapmamız gereken günümüze dönmek ve  günümüzdeki bazı sorunları tamir etmektir. Tamir edemesekte yeni oluşacak vakaların önüne geçmektir.

Peki günümüzde oluşmuş, bu ünlü furyasına karşı insanların bakış açılarını nasıl değiştirecez? Onlara nasıl  kendi hayatlarının televizyonlardaki  ünlülerden daha değerli olduğunu anlatcaz? Bu soruları soruyorum; çünkü öyle bir kitle oluşmuş durumdaki bu kitlenin hayatları tamamen Survivor’a, magazin programlarına  vb. Şeylere endekslenmiş durumdadır. Bu kişiler için  televizyonda gördükleri, hayranı oldukları o ünlüler sanki başka dünyalardan gelmiştir. Onların diğer insanlarla alakası yoktur. Ve ben  bu kitleye sesleniyorum ve soruyorum: Bu kadar değersiz misiniz?

Bu Kadar Değersiz Misiniz?

Evet ana temadaki soru budur: Bu kadar değersiz misiniz? Survivor’daki Ersin’in ödül oyununu kazanması sizin  kendi hayatınızdan, geleceğinizden, hayatta kazanacaklarınızdan daha mı çok önemli? Ya da Ersin yerine diğer herhangi bir yarışmacının oyunu kazanması sizin hayatınızdan daha mı değerli? Şeyma Subaşı’nın  Miami’deki evinde dans etmesi sizin hayatınızdan daha mı değerli?  Acun Ilıcalı’nın futbol maçı yapması ve kazanması sizin hayatınızdan daha mı değerli? Yok bilmem bir ünlünün diğer ünlüye dediği laf, sizin hayatınızdan daha mı değerli? Ünlü furyasına kapılmış kesimden birçok kişi burada diyecek ki “Tabiki de hayır!

Bu saydığın olayların ve kişilerin hiçbirisi benim kendi hayatımdan değerli değil.” Bende diyorum ki “Eee o zaman neden hayatını, kendi geleceğin üzerine endekslemiyorsun? Neden kendini geliştirmek yerine gidip de Survivor izliyorsun hem de her gün? Nitekim kendi hayatına değer veren insanlar kendi hayatlarını kendi geleceklerine endekslerler ve kendi hayatları için mücadele ederler.

Onlar için Survivor’ın, magazin programlarının, egosunu tatmin etmek için sözde mükemmel hayatlarını (!) çeken insanların videoları, zerre umurlarında değildir. Çünkü dediğim gibi bu kişiler ilk olaraktan kendi hayatlarına gerçek anlamda değer vermişlerdir ve bu doğrultuda kendilerine gelecekte fayda sağlayacak olan eylemlerle zamanlarını haşır neşir ederler. Bu kişilerin ünlü furyasına  kapılmamasında ki bir diğer önemli sebep de ünlü denilen kişilerin  eylemlerinin, hayatlarının kendi hayatlarına hiçbir faydası olmadığı gerçeğini anlamış olmalarıdır.

Sizlere Hiçbir Faydaları Yok!

Çok basit ama birçok kişi tarafından içselleştirilememiş bir gerçek var o da şu ki: Televizyonlardaki o saçma programları izlemenin, ünlülerin hayatlarını takip etmenin kişiye hiçbir faydası olmadığı ve olmayacağı gerçeğidir.  Emin olun ki birçok kişi bu gerçeği içselleştirememiştir. Nitekim bu gerçek, toplumun büyük çoğunluğu tarafından içselleştirilmiş olsaydı günümüzde Survivor ve magazin programları kesinlikle bu kadar izleniyor olmazdı. Çünkü insanlar bu gerçeği içselleştirmiş olsalardı, Survivor’da düzenlenen o yarışmalara, ünlülülerin hayatlarına karşı “banane” tutumu içerisinde olurlardı ve hiçbir şekilde Survivor veya magazin  programlarını izlemezlerdi. Hatta izleyemezlerdi. Çünkü zihinleri buna müsade etmezdi.

Kendi hayatımdan örnek vermem gerekirse  bir misafirlikte veya herhangi bir başka yerde Survivor programının karşısında 5 dk oturduğumda hemen olarak dikkatim dağılmaya başlar ve o yarışmaya karşı adapte olamam; çünkü içsel olaraktan “banane” tutumu içerisindeyim. İster o yarışmada Ersin kazansın isterse diğerleri banane, benim umrumda dahi değil. İşte Survivor’a, magazin programlarına karşı “bana hiçbir faydaları yok” tutumu içerisinde olduktan sonra istesenizde o programları izleyemezsiniz.

Lütfen Şu Sıfatlara Sahip Ünlüleri Rol Model Olarak Benimseyin

Rol model kavramı, anlamı itibariyle “feyz alınan, örnek alınan” anlamlarına gelmektedir. İnsanlar genellikle kendilerine rol model olarak yakın çevrelerinden birisini ve  medyada gördükleri, hayranı oldukları insanları seçerler. Ancak şu bir gerçek ki yaş ilerledikçe insanlar kendi yakın çevrelerinden değil de medyada gördükleri insanları daha çok rol model olarak benimsemeye başlarlar. Öyle ki ergen yaştaki bir kişi, bunun en güzel kanıtıdır, odasında sadece ünlülerin posterleri, fotoğrafları vardır.

İnsanların genellikle medyada gördükleri herhangi bir ünlüyü rol model almalarındaki en önemli sebep: Onları bilinçaltı düzeyde kendilerinden daha üstün görüyor olmalarından kaynaklanır. İnsanların rol model aldıkları kişileri kendilerinden üstün görmelerinin sebebi ise güzellik, yakışıklılık, şöhret, maddiyat veya herhangi başka bir varlığın o ünlüde olmasından olabilir. Ve zaten bu önemli değildir, önemli olan rol model alınan kişinin ne tür manevi sıfatlara ( ergen, vasıfsız, vasıflı vs gibi ) sahip olduğudur.

Günümüz dünyasında maalesef ki rol model olarak benimsenen kişilerin büyük çoğunluğu olumlu sıfatlardan ziyade olumsuz sıfatlara sahiptirler. Bu durumda, toplumun genel olaraktan olumsuz sıfatlara sahip olmasına yol açmaktadır. Çünkü insanlar rol modellerinin davranışlarını sergilemeye ve hayata onlar gibi bakmaya meyillidirler.

Günümüz dünyasında rol model alınan insanların sahip olduğu en çok sahip olduğu üç olumsuz sıfat;

  • Ergen olmaları
  • Vasıfsız olmaları
  • Bilgisiz olmaları

Günümüz toplumunda bilgiye önem verilmemesinin, 25 – 30 yaşına gelmiş  erkeklerin, kadınların ergen gibi yaşamasının en önemli nedeni insanların benimsemiş oldukları rol modellerinden kaynaklanmaktadır. Çünkü insanların benimsemiş oldukları rol modelleri 25 – 30 yaşında olmasına rağmen ergen gibi davranmakta, bilgiye değer vermemektedirler. Mesala makyaj videolar çeken bir arkadaş var ismi; Danla Biliç. Emin olun bu kız, Türkiye’deki genç diye hitap edebileceğimiz kızların büyük çoğunluğunun rol model olarak benimsediği bir insandır.  Nedeni bilememekle beraber şunu biliyorum ki bu arkadaş, kesinlikle rol model olarak topluma fayda sağlamaktan ziyade zarar verecek bir insandır. Çünkü birçok olumsuz sıfata sahiptir.

Bu cümleleri kurarkende dayanağım bu paylaştığım fotoğraftır. Nitekim bir insan, bir kameranın karşısına çıkıp da 20 dk boyunca  affedersiniz ama “sıçmaktan” bahsedebiliyorsa (  videoyu açtım ve tamamını izledim konu; sıçmak )  bu insan gerçek anlamda bazı olumsuz sıfatlara sahiptir. Ancak benim burada, asıl kafamı karıştıran nokta  şu ki milyonlarca genç kızın bu kızı nasıl rol model aldığıdır? Yani nasıl olurda insanlar, milyonlara karşı sıçmaktan bahseden bir kişiye karşı bu kadar hayranlık duyabilir? Nasıl olurda onu kendilerine rol model alabilirler? Emin olun akıl alır gibi değil.

Öyle ki arkadaş ortamanızda veya herhangi bir ortamda birisi gelse, ortamınıza katılsa ve size sıçmaktan bahsetse eminim ki birçoğunuz tiksinti duyarsınız. Ancak bu durum sosyal medyada yapılınca eğlence olmuş oluyor (!) İnsanların hoşuna gidiyor. Gerçekten garip…

Neyse Danla vakasını bırakalım ve benzer bir diğer kitleyi inceleyelim; Şeyma Subaşı hayranı kitle… İşte asıl kendilerini  aşağılık kompleksine sokan kitle budur. Çünkü bu kitleye ait birçok insan, kendi hayatı ile Şeyma Subaşı’nın hayatını kıyaslamaktadır ve sonuç olaraktan kendilerini aşağılık kompleksine bilinçsizce sokmaktadırlar. Ayrıca Danla vakasındaki gariplik, Şeyma Subaşı’nın kitlesinde de mevcuttur.  Bu gariplik: Bu insanların neden Şeyma Subaşı’nın hayatını takip ettiği ve neden Şeyma Subaşı’nı rol model aldıklarıdır?  Nitekim Şeyma Subaşı dediğimiz kişide herhangi bir vasıfa sahip değildir.

Haa burada bazı kişiler diyebilir ki “ama abicim kadın, Amerika’ya gidiyor, tatil falan yapıyor?”  Böyle bir soruya karşılık bende derim ki “ee yani?” Sizinde cebinize hiçbir emek sarf etmediğiniz halde her ay 125.000 TL para koysalar sizde Amerika’ya gidebilirsiniz, sizde tatil yapabilirsiniz.  Ve bunu herkes yapabilir. Çünkü gezmek, tatil yapmak basit şeylerdir. Bunda büyütelecek ne var? Bence hiçbir şey.

Sizlere burada birçok ünlünün aslında hiçbir vasfının olmadığı, biz normal insanların birçok ünlüden daha olumlu sıfatlara sahip olduğu konusunda birçok örnek verebilirim. Ancak önemli olan bu değildir, önemli olan makalemin ilk kısımlarında bahsettiğim üzere, insanların gerçek anlamda kendi  hayatlarına değer vermemesidir. Ve zaten saçma insanlara hayranlık, saçma programları gece gündüz izleme sorunları da bu sorundan ötürü oluşmaktadır. Öyle ki insanlar gün içerisinde  “Zamanımı nasıl öldürebilirim?” diye düşünmektedir. Bu düşünceye sahip bir insan tabi ki gidip de Survivor’ı izleyecek, tabiki gidipde saçma bir şekilde Şeyma Subaşı’nın hayatını takip edecek. Çünkü ortada kişinin ne kendi hayatına verdiği bir değer söz konusu ne de geleceği söz konusu. Netice itibari ile insanlar, kendi hayatlarına değer vermeyip , kendi gelecekleri üzerine çalışmadıkları için medyanın etkisiyle çok saçma insanları rol model olarak  benimsemektedir. Peki ne yapmak gerekiyor?

İnsanların yapması gereken en önemli şey: Kendi hayatlarına, kendi geleceklerine değer vermek olmalıdır. İnsanlar kendi hayatlarına değer vermeye başladıkça televizyondaki o saçma programlardan, o sözde ünlülerin hayatlarından hepsinden uzaklaşmaya başlar. Çünkü kişi kendi hayatı üzerine çalışmaya başladıkça değerlilik duygusu artmaya başlar. Değerlilik duygusu artıkça aşağılılık kopleksinden kurtulur. Kişi aşağılık kopleksinden kurtulduktan sonra ise artık medyada gördüğü o ünlülüleri sorgulamaya başlar. Nitekim artık o ünlülür, kişinin kendisi gibi sıradan birer insandır, büyütülecek hiçbir şeyleri yoktur. Bu bakış açısı ile birlikte, o ünlülerin tüm yanlışları görünmeye başlanır ve o kişilere karşı hayranlık duyulmaz. Hayranlık duyulmadığı içinse o kişiler artık rol model olarak benimsenmez ve  günümüzde o ünlü furyası bu şekilde son bulabilir.

Kısacası çözüm: Kendi hayatımız üzerine hedef belirlemek ve çalışmak, bu iki eylemi yaptıkça bilinçli insan sayısı artacak ve sonrasında zaten gerisi gelecek…

 

 

admin

Zihin ve ilişkiler konusunda , sizlerin adına içerikler üreterek , sizleri duygusal ve zihinsel anlamda daha güçlü bireyler yapmayı amaçlıyoruz . Felsefe ve niş konularımızdan haberdar olabilmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin .

7 thoughts on “Size Hiçbir Faydaları Yok !

  • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 11:00 am
    Permalink

    Yorum kisitlamasi ildugundan baska bir makalenden yazmak durumunda kaldigim icin kusura bakma ;;; Ya genetik faktörlerin bir önemi varsa ya da ben utangaç bir karaktere sahipsem
    Ya karakterim degismezsse ya da ne yaparsam yapayım ne kadar üstüne gidersem gideyim bu değişmeyecekmis gibi vs düşünceler geliyor
    Belirsizliğe karşı da aşırı tahammülsüzlük var bir de

    Yanıtla
    • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 11:48 am
      Permalink

      Genlerikız davranislarimizı etkiler mis ya ya benim genetigimde utangaclik varsa vs. ondan sordum bu soruları yani özetle bir şey benim zincirleri kırmamı engelliyor

      Yanıtla
  • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 11:29 am
    Permalink

    ( Bu arada cevap vermek zorunda hissetme kendini ,zorunda degilsin )Yani ne zaman bir ortama girsem bu düşünceler hasıl oluyor(genetik faktorlerin psikolji uzerinde etkisi var ve ben utangac, cekimser, bir kişilik yapsına sahip olup ya degismezsse vs.) sanki bir sorun var sanki onu sonsuza kadar çözmem geriyor gibi hissediyorum

    Yanıtla
    • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 12:01 pm
      Permalink

      Dostum genetik faktörlerin psikolojimiz üzerimdeki etkisi ne kadardır? Sorusunun cevabını iyi anlaman için sana YouTube’da bulunan Zeitgeist 3 isimli belgeseli izlemeni şiddetle tavsiye eder ve aynı zamanda İbrâhim Bilgen isimli psikologun videolarınida izlemeni tavsiye ederim. Emin ol bu iki tavsiyemden aradığın cevapları bulabilirsin.

      Yanıtla
  • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 12:04 pm
    Permalink

    Ayrıca anladığım kadarıyla çok fazla düşünüyorsun, bu da senin için iyi değil; yok genetik, yok utangaçlık vs. Bu kadar fazla düşünme, düşünmek yerine eyleme gec “utangaçlık hissinin veya özgüven eksikliği hissinin” düşünme ile veya araştırma ile geçicegini zannetme, bu tür duygular üzerine gittikçe yok olur.

    Yanıtla
  • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 3:40 pm
    Permalink

    valla çok teşekkür ederim epey yardımcı oldun usanmadan eksik olma

    Yanıtla
    • Mayıs 27, 2020 tarihinde, saat 12:42 pm
      Permalink

      Ne demek, iyi günler

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir