<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Eleştiri - Kendinebilgikat.com</title>
	<atom:link href="https://kendinebilgikat.com/elestiri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kendinebilgikat.com</link>
	<description>KENDİNİ FARK ET !</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Apr 2022 12:28:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0</generator>

<image>
	<url>https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/06/Amazon-Kindle-icon-60x60.png</url>
	<title>Eleştiri - Kendinebilgikat.com</title>
	<link>https://kendinebilgikat.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">163455427</site>	<item>
		<title>Güç Mesafesi Nedir? (Power Distance)</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/guc-mesafesi-nedir-power-distance</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/guc-mesafesi-nedir-power-distance#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2020 17:35:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgili dostlar bugün sizlere, Geert Hofstede&#8217;nin sosyal bilimlerde kabul görmüş &#8220;Güç mesafesi&#8221; isimli çalışmasından bahsetmek istiyorum. Çünkü dostlar, bu çalışma aslında toplumsal bir gerçekliğimizi ve toplumsal olarak bazı davranışları neden sergilediğimizi bizlere açıklamaktadır. Bunu anlamak için öncelikle  güç mesafesi nedir?...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/guc-mesafesi-nedir-power-distance">Güç Mesafesi Nedir? (Power Distance)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;">Sevgili dostlar bugün sizlere, Geert Hofstede&#8217;nin sosyal bilimlerde kabul görmüş &#8220;Güç mesafesi&#8221; isimli çalışmasından bahsetmek istiyorum. Çünkü dostlar, bu çalışma aslında toplumsal bir gerçekliğimizi ve toplumsal olarak bazı davranışları neden sergilediğimizi bizlere açıklamaktadır. Bunu anlamak için öncelikle  <strong>güç mesafesi nedir?</strong> Onu anlayalım.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Güç mesafesi kavramı, en özet tanımı ile &#8220;İnsanların hiyerarşiye yönelik tavırları ile ilgili olup, belli bir kültürün <strong>otoriteye verdiği değer ve duyduğu saygının ölçüsüdür.</strong>&#8221; Bu ölçüye göre toplumdan topluma güç mesafesi endeksi değişiklik gösterir ve bazı toplumlarda güç mesafe endeksi yüksek, bazı toplumlarda ise düşüktür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Burada sizlere sormak istiyorum; Peki sizce Türkiye&#8217;de güç mesafesi endeksi düşük müdür? Yoksa yüksek midir? Eğer yüksek diyenlerdenseniz doğru cevabı vermiş bulunmaktasınız. Çünkü bizim toplumdaki insanların davranışlarını incelerseniz fark edersiniz ki bizim toplumumuzdaki insanlar daima otoritedeki insanlardan kendilerini daha aşağıda, daha <strong>ezik</strong> görürler. Bunun içinde mesela asla siyasi liderlere normal bir insan gözü ile bakamazlar. Onları sürekli olarak yüceltme eğilimindedirler. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden de asla kendi siyasi liderlerine yönelik eleştiriyi kaldıramazlar. Aynı şekilde bu sadece siyasi liderler içinde geçerli değildir. Mesela bizim toplumumuzda kamera karşısına geçen ve iki çift kelime kurmayı başarabilen her insanı biz milletce yüceltme eğilimi içerisinde oluruz. Mesela Danla Biliç veya Oğuzhan Uğur. Bu insanlar, iki kelime kurmayı başarabiliyor diye toplumumuzdaki çoğu insan için insan değil, birer süper kahramandır. Birçok insan asla bu iki insanı normal, sıradan bir insan olarak göremez.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İşte bu noktada güç mesafe endeksine göre eğer siz  güce ulaşmış herhangi bir insana karşı normal bir insan gözü ile bakabiliyorsanız, siz <strong>gelişmiş</strong> bir insan oluyorsunuz. Mesela atıyorum ki iş yerinizdeki müdürün sizden tek farkının, sadece yönetici konumunda bir insan olmasının bilincindeyseniz, olaya karşı bakış açınız bu yöndeyse tebrikler siz gelişmiş bir insansınız. Ancak iş yerinizdeki müdüre karşı sadece yönetici gözü ile değil de  ona başka sıfatlar yükleyerek, gözünüzde büyütüyorsanız ve bu doğrultuda ona yalakalık yapıyorsanız o zaman da siz az gelişmiş, güce boyun eğen bir insan oluyorsunuz.</span></p>
<p><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/g.jpg"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1558 " src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/g.jpg" alt="güç-mesafesi" width="425" height="284" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/g.jpg 400w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/g-300x200.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/g-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 425px) 100vw, 425px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Aynı şekilde bir başka örnek vermem gerekirse eğer mesela medya önünde gördüğünüz insanlara karşı bakış açınız sıradansa, onları gözünüzde büyütmeyen bir tutum içerisindeyseniz o zamanda siz gelişmiş bir insan oluyorsunuz. Ancak medyada gördüğünüz insanlara karşı normal bir bakış açısına sahip değilseniz ve onlara karşı başka sıfatlar yükleyerek bakıyorsanız o zaman da siz <strong>az gelişmiş</strong> bir insan oluyorsunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu noktada sevgili dostlar, he ne bakımdan incelersek inceleyelim fark ederiz ki bizim toplumumuzda güç mesafe endeksi gerçekten yüksektir ve birçok insan &#8220;<strong>az gelişmiş</strong>&#8221;  durumdadır. Çünkü güce karşı direkt  boyun eğen ve kabul eden bir tutum içerisindedir. Peki güç mesafe endeksinin toplumumuzda bu kadar yüksek olmasının, toplumsal yönde zararı nedir?</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Güç Mesafe Endeksinin &#8220;Yüksek&#8221; Olmasının Toplumsal Zararları</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>1.. Siyasi Partiler Ve Liderler Hadlerini Unutabilir:</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şimdi sevgili dostlar, düşünün ki bir ülkedeki hükümet, yani iktidar da olan parti &#8220;Ne yaparsa yapsın, ne kadar çok ülke zararına yanlış kararlar alırsa alsın&#8221;  yinede şu tarz bir düşünce içerisindeyse &#8220;Biz ne yaparsak yapalım, bizim zaten kemik bir oyumuz var, bu insanlar zaten bize ne kadar yanlış yapsak da oy verecekler&#8221; diyorsa ve bu şekilde düşünüyorsa  iktidar da olan bu partinin haddini aşması ve ülke menfaatlerini unutması, kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi oldukça yüksek bir ihtimal midir? Elbette. Çünkü zaten adamlar, ne yapsak da oy bizde diyorlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden de güç mesafe endeksinin yüksek olmasının toplumsal açıdan en büyük zararı bence budur. Nitekim dostlar alınan yanlış kararlardan ötürü milyonlarca insanın hayatı etkilenmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu doğrultuda toplumsal olarak bizde var olması gereken bilinç; hiçbir siyasi liderin yüce olmadığı,  onunda sıradan bir insan olduğu ve en önemlisi de onun bizim oylarımız ile o göreve getirildiğinin, yani asıl gücün bizde olduğunun bilincinde olmaktır. İşte eğer toplumsal bazda bu bilinç oluşursa işte o zaman hiçbir siyasi parti ve lider haddini aşamaz. Daima yerini bilir. Ancak gelin görün ki bizim Türkiye&#8217;de bu durum mevcut mudur? Sizlere başımdan geçen bir olayla bu soruyu cevaplayayım.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bundan yaklaşık 4 yıl önce bir akrabamın vefatı üzerine taziye çadırı kurduk ve orada işte taziyeye gelen insanları ağırlıyorduk. Bu sırada bizim ilçemizin belediye başkanı da taziyeye geldi ve gelir gelmez, oturmasıyla birlikte bir adam başladı,  yalakalık (!) yapmaya. İşte efendim, bu başkandan önceki belediye başkanları hiçbir iş yapmamış da bu başkan gelmiş 1 yılda  birçok şey yapmış da bla bla&#8230;  Adam belediye başkanını bu şekilde methiyeler dizerken, belediye başkanın yüzünde öyle bir ifade vardı ki o ifade tam anlamıyla şunu demekteydi; &#8220;Ben bu lafları çokkk ama çokkk duydum&#8221;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Buradaki güç mesafesinin <strong>yüksekliğinin</strong> farkına vardınız mı? Bir tarafta kendisiniz ezik gören, az gelişmiş bir insan diğer tarafta da senin gibileri çok gördüm diyen bir insan. Sizce bu şekildeki ikili bir ilişkiden başkanda nasıl bir bilinç oluşur? Hiçbir şey yapmasam da zaten oylar bende bilinci oluşabilir mi? Pek tabi.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu doğrultuda sevgili dostlar, lütfen ama lütfen hiçbir zaman, eziklik kompleksine girip de hiçbir siyasetçiyi dağlara çıkartmayın. Daima onlara sıradan bir insan gözü ile bakın. Yoksa o siyasetçiler, size karşıda haddini aşabilir, topluma karşıda haddini aşabilir. Neticesinde sizde zarar görürsünüz, toplumda zarar görür. Ancak ne zaman ki bir siyasi parti liderine sıradan bir insan gözü ile bakarsanız işte o zaman onun yaptığı yanlışları görür ve hem kendiniz adına hem de toplum adına daha doğru  kararlar alıp, daha doğru tercihler yapabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>2. En Boş İnsanlar Toplum Tarafından En Çok Saygıyı Görebilir: </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">En boş insanlar toplum tarafından en çok saygıyı alırlar ise ne olur? Şu şekilde açıklayabilirim ki sürü psikolojisi etkisi ile birçok insan, gereksiz diye hitap edeceğimiz insanları rol model olarak benimseye başlar ve aynı onlar gibi davranışlar sergiler. Mesela toplumumuzdaki 20 ile 30 yaş arasındaki kesimin, Twitter&#8217;da ergen gibi paylaşımlar yapmasının en temel sebebi nedir? Tabi ki de rol modellerinin ergence paylaşımlar yapmasıdır.  Kişinin rol modeli ergence paylaşımlar yaparsa, o kişide ergence paylaşımlar yapar. Nitekim bizler daima rol modellerimizin davranışlarını kabul etmeye ve onlar gibi davranışlar sergilemeye meyilliyizdir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu doğrultuda sevgili dostlarım lütfen ama lütfen şu kamera karşısına çıkan ve iki kelime kuran her insanı <a href="https://kendinebilgikat.com/bilincalti-zihin-tum-ozellikleri" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bilinçaltı</a> dünyanızda <em>süper kahraman</em> olarak ilan etmeyin! O kamera karşısında olan insanın sizden tek farkının onun sadece kamera karşısında olduğu gerçeğini unutmayın ve en önemlisi de ilk başta kendi prensipleriniz olsun. Bakın bakalım o kamera karşısındaki adamın davranışları, konuşması sizin prensiplerinize uyuyor mu?  Eğer uyuyorsa izlemeye devam edin, uymuyorsa da o adamı izlemekten vazgeçin.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bakın bunu yapabiliyorsanız, o kamera karşısındaki insanın binlerce takipçisinin olması, binlerce beğenisinin olması sizi etkilemiyorsa, sürü psikolojisine kapılmadan o kişiyi izlemekten vazgeçebiliyorsanız siz gerçekten mental açıdan bazı şeyler tamamlamış, güçlü bir insansınızdır ve bu gerçekten takdir edilecek bir davranıştır. Çünkü toplumda aşağılık kompleksinde olan ve sadece kamera karşısında olan birini görünce onu süper kahraman olarak ilan eden binlerce insan var. Bu insanların arasından çıkabiliyorsanız ne mutlu size&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>3. İşletmelerdeki Verimlilik Düşer: </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bir işletmedeki verimliliğin en temel kaynaklarından birisi de hiyerarşi içerisindeki iletişimdir. Eğer çalışanlar arasında (Müdür &#8211; işçi gibi) etkili, iyi bir iletişim var ise o işletmenin verimliliği artar. Tam tersinde ise iletişim eksikliği yüzünden, yani bilgi paylaşım eksikliği yüzünden verimlilik düşer. Bir işletmede  olması gereken herkesin rahat bir şekilde, ister şefe karşı, ister müdüre karşı düşüncelerini özgürce ve rahatça ifade etmesidir. Ancak güç mesafe endeksinin yüksek olduğu ülkelerde genellikle işçi sınıfı yönetici sınıfına bilgi ve tecrübelerini rahat bir şekilde aktaramaz. Neticesinde ise bilgi eksikliği yüzünden verimlilik düşer.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Toplumsal açıdan düşündüğümüzde  güç mesafe endeksinin yüksek olmanın en büyük zararları yukarıda anlatıldığı şekildedir. Bu noktada bu zararları azaltmak yine bizim elimizdedir ki yapmamız gereken en önemli şey; otoritedeki insanları yüceltmeden, onlara normal bir insan gözü ile bakmaktır. Eğer  toplumsal bazda bunu yapabilirsek  yukarıda saymış olduğum zararları minimum düzeye indirebilir ve güç mesafe endeksinin düşük olduğu ülkeler arasına girebiliriz&#8230;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fguc-mesafesi-nedir-power-distance&amp;linkname=G%C3%BC%C3%A7%20Mesafesi%20Nedir%3F%20%28Power%20Distance%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fguc-mesafesi-nedir-power-distance&amp;linkname=G%C3%BC%C3%A7%20Mesafesi%20Nedir%3F%20%28Power%20Distance%29" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fguc-mesafesi-nedir-power-distance&amp;linkname=G%C3%BC%C3%A7%20Mesafesi%20Nedir%3F%20%28Power%20Distance%29" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fguc-mesafesi-nedir-power-distance&amp;linkname=G%C3%BC%C3%A7%20Mesafesi%20Nedir%3F%20%28Power%20Distance%29" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fguc-mesafesi-nedir-power-distance&amp;linkname=G%C3%BC%C3%A7%20Mesafesi%20Nedir%3F%20%28Power%20Distance%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fguc-mesafesi-nedir-power-distance&#038;title=G%C3%BC%C3%A7%20Mesafesi%20Nedir%3F%20%28Power%20Distance%29" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/guc-mesafesi-nedir-power-distance" data-a2a-title="Güç Mesafesi Nedir? (Power Distance)"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/guc-mesafesi-nedir-power-distance">Güç Mesafesi Nedir? (Power Distance)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/guc-mesafesi-nedir-power-distance/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1552</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sürekli Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/surekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/surekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2020 14:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[GELİŞİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatınız içerisinde hiç motivasyonlu hissetmek için aynı konu üzerinde 20’den fazla makale veya kitap okudunuz mu? Veyahut bundan 1 yıl önce kendinizi iyi hissetmek için okuduğunuz makalelere tarzında hala araştırma yapıyor musunuz? Mesela bundan 1 yıl önce “özgüven nasıl kazanılır?”...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/surekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi">Sürekli Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde hiç motivasyonlu hissetmek için aynı konu üzerinde 20’den fazla makale veya kitap okudunuz mu? Veyahut bundan 1 yıl önce kendinizi iyi hissetmek için okuduğunuz makalelere tarzında hala araştırma yapıyor musunuz? Mesela bundan 1 yıl önce “<a href="https://kendinebilgikat.com/ozguven-kazanmak-guc-sahibi-olmanin-yolu" target="_blank" rel="noopener noreferrer">özgüven nasıl kazanılır?”</a> diye bir araştırma yaparken şuan da hala “özgüven kazanmak için ne yapabilirim?” diye bir araştırma yapıyor musunuz? Bu tarzda videolar izliyor musunuz? Eğer bu sorulara verdiğiniz cevap “evet” ise bilin ki sevgili dostlarım sizin fark edemediğiniz büyük bir sorununuz var demektir. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bu sorun; herhangi bir alanda harekete geçmek isteyen kişinin öncelikle kendisini iyi, <b>motivasyonlu</b> hissetmeye çalışması ve sonrasında harekete geçmeyi istemesidir. İşte bu tarz bir istek içerisinde olan bir kişi, sürekli olarak dan “motivasyon” arama eğilimindedir ve harekete geçmek için illa ki kendisini iyi hissetme ihtiyacı hisseder. Peki bir insan harekete geçmek için neden kendisini iyi hissetme ihtiyacı içerisine girer? Bu sorunun cevabı harekete geçmek için sürekli olarak dan motivasyon arayan insanın anatomisini bizlere anlatır.</span></p>
<h2 align="center">Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi</h2>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Harekete geçmek için sürekli olarak motivasyon arayan insan, hiçbir zaman “acı”ya maruz kalmak istemeyen insandır ve zaten sürekli olarak dan kendisini iyi hissetmek için araştırma yapmasının nedeni de budur. Şu şekilde düşünün bir eylem yapmak istiyorsunuz; ama o eylemi yaparken de hiçbir şekilde acı çekmek istemiyorsunuz, daima kendinizi iyi hissetmek istiyorsunuz. İşte bu noktada kendinizi daima iyi hissetmek için de sürekli olarak araştırma yapıyorsunuz. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Mesela diyelim ki sosyal ortamlara girmek istiyorsunuz, ancak ortama girince kendinizi harika hissetmek istiyorsunuz. Hiçbir şekilde kötü hissetmek istemiyorsunuz. Ancak doğal olarak dan <b>yeni</b> ortamlara girdiğinizde ( insan yeni ortamlara girdiğinde doğal olarak dan biraz çekimserdir ) kendinizi biraz çekimser hissetmeniz sonucunda kendinizi kötü hissediyor ve tekrardan gelip internette “Sosyal ortamlarda kendimi nasıl rahat hissederim?” diye araştırma yapıyorsunuz.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">İşte sürekli motivasyon arayan insanın anatomisi böyledir. Harekete geçmek için ilk başta kendisini iyi hissettirecek; kitap, makale okur veya video izler sonrasında kendisini iyi hisseder. Ancak yeni bir eyleme başladığında ( sosyal ortamlara girmek gibi ) kendisini doğal olarak dan tekrardan kötü hissedeceği için su sefer tekrardan “ben neden böyle hissettim?” der ve kendisini iyi, motivasyonlu hissedebilmek için tekrardan araştırma yapmaya başlar ve neticede arkadaşlar bu bir kısır döngüye döner ve kişi farkında olmasa da aradan yıllar geçmesine rağmen hala aynı konular üzerine araştırma yapar.</span></p>
<p align="left"><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/araştırma-yapan-adam.jpeg"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1532 size-large" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/araştırma-yapan-adam-1024x921.jpeg" alt="motivasyon-arayan-adam" width="800" height="720" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/araştırma-yapan-adam-1024x921.jpeg 1024w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/araştırma-yapan-adam-300x270.jpeg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/araştırma-yapan-adam-768x691.jpeg 768w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/09/araştırma-yapan-adam.jpeg 1038w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Ancak sevgili dostlar şunu bilin ki “önce iyi hissedeyim, sonrasında harekete geçeyim” yani “hiçbir acı çekmeyeyim” kafasına girerseniz hiçbir zaman harekete geçemezsiniz ve aradan geçen onca zamanın ardından hala kendinizi iyi hissetmek için kendinizi internet sitelerinde araştırma yaparken bulursunuz. Bizzat kendi hayatımdan şahidim; çünkü önceleri bende “önce iyi hissedeyim, hareket esnasında hiçbir acı çekmeyeyim ( acı; stres, kaygı, heyecan, korku) sonrasında harekete geçerim” kafasındaydım ama sonrasında öyle bir fark ettim ki aradan ortalama 1.5 yıl geçmiş ama ben hala aynı konular üzerinde araştırma yapıyorum.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Peki neden? Çünkü araştırmalar sonucunda öyle bir şey bulacaktım ki o şey bana kendimi daima iyi hissettirecekti. Ancak gerçekte böyle bir şey maalesef ki yoktu. Peki bu farkındalık bende nasıl oluşmuştu? İzlediğim bir tane “korkular” üzerine video sayesinde oluşmuştu. O videoda bir tane psikolog diyordu ki “<i>İnsanlar korkuları ile yüzleşirken daima yanlış stratejiyi izliyorlar; bu yanlış olan strateji de önce kendilerini iyi hissetmeye çalışmak sonra korkular ile yüzleşmeye yöneliktir. Bu strateji yanlıştır; çünkü siz korkularınızla yüzleşirken daima acı çekeceksiniz, bundan kaçış yok; ama korkularınızla yüzleştikten sonra kendinizi çok daha iyi, motivasyonlu hissedeceksiniz. Bu yüzden önemli olan, korku duygusunun yok etmeye çalışmak değil, korku duygusunu kabul edip korkuya rağmen </i><i>harekete geçmek ve</i><i> bir şeyler yapmaktır. </i><i><b>Doğru olan strateji budur.</b></i>”</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Ben bu açıklamayı düşündükten ve içselleştirdikten sonra artık harekete geçmek için internetten araştırma yapmayı, motivasyon aramayı tamamen bıraktım; çünkü anlamsızdı. Nitekim benim internette 1.5 yıldır aynı konular üzerinde araştırma yapmamın sebebi eyleme geçeceğim zaman, hissedeceğim<em> olumsuz duyguları yok etmeye çalışmaktı</em>. Ancak böyle bir şey söz konusu değildi. O hissedeceğim “acı” duygusundan kaçış yoktu. İşte ben bu gerçeği içselleştirdikten sonra daha yapıcı bir karar aldım ve olumsuz duyguları hissetmeme rağmen harekete geçtim ve samimi bir şekilde söylüyorum hayatımda daha somut sonuçlara ulaştım.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bakın sevgili dostlarım eğer hayatınızda sürekli olarak “<a href="https://kendinebilgikat.com/korkular-ile-yuzlescez-ama-nasil" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Korkumu nasıl yenerim?</a> Özgüvenimi nasıl artırırım?” tarzında araştırma yapıyorsanız bilin ki sizin sorununuz “özgüven veya korkular” değil. Sizin sorununuz; <b>acıyı hissetm</b><b>eme</b> isteğidir. Başka da hiçbir şey değil.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Instagram’da Kendinebilgikat.comm hesabında bazı arkadaşların bana sordukları sorular aynen şu şekilde “Reis geçen gün özgüvenimi 10 üzerinden 7 hissediyordum ama şuan 10 üzerinden 4 hissediyorum, işte geçen bir ortama girdik orda da 10 üzerinden 3 hissettim. Sence ne yapmalıyım?” Bu sorudaki asıl sorunu fark ettiniz mi? Bu sorun “acı”yı hissetmeme isteği ve sürekli olarak motivasyon arama isteğidir. Bu tarz soruları soran kişiler tamamen özgüvenle, kendini iyi hissetme ile kafayı bozmuş durumdadırlar. Eğer kendilerini kötü hissederlerse harekete geçmiyorlar, kendilerini iyi yani onların deyimiyle 10 üzerinden 8’lik bir özgüven hissederlerse harekete geçiyorlar. Yani tamamen duygu odaklı yaşıyorlar. Ancak sevgili dostlarım bu iyi değil. Hatta hiç iyi değil! Eğer bu kafa ile yaşarsanız hiçbir zaman başarıya ulaşamazsınız. Bu her konuda böyledir.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Sizin gerçek anlamda başarıya ulaşabilmeniz için kendinizi çok kötü hissetmenize rağmen hissettiğiniz duygulara odaklanmadan yapmanız gerekenleri yapmanız gerekir. Mesela 10 üzerinden 1’lik bir özgüven duygusuna sahip olduğunuzu hissetseniz bile yeni bir ortama girdiğinizde insanlara “merhaba, nasılsınız?” demeniz gerekir. O ortamdan kaçmamanız gerekir. Kendinizi çok stresli, bunalmış, bitkin hissetmenize rağmen çalışmalarınıza devam etmeniz gerekir vs.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Kısacası ne kadar çok olumsuz duygulara maruz kalsanız da bu duyguları umursamadan harekete geçmeye devam etmeniz gerekir. Hayatta size asıl kazandıracak olan budur.</span></p>
<h2 align="center"><b>Hissettiğiniz Veya Hissedeceğiniz Olumsuz Duyguları Umursamayın!</b></h2>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde hissettiğiniz olumsuz duygulara karşı sahip olabileceğiniz 2 tutum vardır; bu tutumlardan birincisi “umursamaktır” diğer ikincisi ise “umursamamaktır.” Bu noktada eğer hissettiğiniz olumsuz duyguların neticesinde siz herhangi bir maddi veya manevi varlık kazanacaksanız, bu hissettiğiniz duyguları umursamayın. Peki neden? Çünkü sevgili dostlarım bir şeyi umursadıkça o şeyi daha da büyütürsünüz. İşte bu noktada eğer siz, hissettiğiniz olumsuz duygulara daha fazla odaklanırsanız o duyguları büyütmekten başka hiçbir şey yapmış olmazsınız. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Mesela çalışmak insanı bazen gerçekten sıkar ve bu sıkılma anında siz hissettiğiniz o olumsuz duyguya daha fazla odaklanır ve “offf çok sıkılıyorum” diye stem ederseniz, işinizi tamamlamadan yarıda bırakabilirsiniz. Ancak burada sıkıldığınızda “Neyse şurayı da tamamlıyım da sonrasında bir kahve içeyim” derseniz, önünüzdeki işi bitirmek için mücadele edersiniz ki yüksek ihtimalle de işinizi bitirirsiniz. Nitekim önünüze bir ödül koydunuz ve neticesinde hissettiğiniz olumsuz duyguyu doğal olarak umursamadınız. Bir anda o duyguyu sildiniz.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bakın sevgili dostlarım duygularınızı yönetebilirseniz hayatınızı yönetirsiniz. Hayatınızı yönetirseniz de istediğiniz hayatı yaşama şansınız oldukça artar. Bu doğrultuda duygularınızı yönetebilmek için ilk önce olumsuz duyguları nerede ve ne zaman umursamanız gerektiğini veya umursamamanız gerektiğini öğrenin. Eğer hissettiğiniz olumsuz duygular neticesinde herhangi bir şey kazanacaksanız o zaman o duyguyu umursamadan harekete devam edin. Çünkü sonucunda bir şey kazanacaksınız ve orada o duyguyu umursamanın size hiçbir faydası olmayacak. Sadece o duyguyu daha da büyütecek. Buna hayatınızda daima dikkat edin&#8230;</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsurekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi&amp;linkname=S%C3%BCrekli%20Motivasyon%20Arayan%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anatomisi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsurekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi&amp;linkname=S%C3%BCrekli%20Motivasyon%20Arayan%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anatomisi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsurekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi&amp;linkname=S%C3%BCrekli%20Motivasyon%20Arayan%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anatomisi" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsurekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi&amp;linkname=S%C3%BCrekli%20Motivasyon%20Arayan%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anatomisi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsurekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi&amp;linkname=S%C3%BCrekli%20Motivasyon%20Arayan%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anatomisi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsurekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi&#038;title=S%C3%BCrekli%20Motivasyon%20Arayan%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anatomisi" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/surekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi" data-a2a-title="Sürekli Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/surekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi">Sürekli Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/surekli-motivasyon-arayan-insanin-anatomisi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1530</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kafan Güzel Olsa Ne Olacak? Züğürt!</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/kafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/kafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2020 09:08:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımda her zaman, kişiliği oturmamış ve bir vizyona sahip olmayan insanları daima mevcut, baskın olan popüler kültürün yönettiğine inanırım. Ve bu inancım her zaman çevrenin sergilediği davranışlar ile kanıtlanır.  Mesela artık günümüzde birçok insan hiçbir sebep yokken, Starbucks gibi kafelere...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/kafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek">Kafan Güzel Olsa Ne Olacak? Züğürt!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatımda her zaman, kişiliği oturmamış ve bir vizyona sahip olmayan insanları daima mevcut, baskın olan popüler kültürün yönettiğine inanırım. Ve bu inancım her zaman çevrenin sergilediği davranışlar ile kanıtlanır.  Mesela artık günümüzde birçok insan hiçbir sebep yokken, Starbucks gibi kafelere akın akın gitmektedir? Peki neden? Çünkü mevcut popüler olan kültür bu ve birçok insan  o kafelere gitme ihtiyacı hissediyor. Neticede bu kültüre ayak uydurmak için hiçbir görüşmesi, buluşması olmamasına rağmen insanlar Starbucks&#8217;a gitmek de ve orada durduk yere sermayesini tüketmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Aynı yukarıdaki örnekte olduğu gibi günümüz  toplumunda baskın olan bir diğer eylemde &#8220;alkol içmek&#8221;tir. Birçok insanın bu baskın kültürden ötürü belirli bir duruşu ve vizyonu olmadığı için alkole sarıyor ve en kötüsü de alkol içmeyi &#8220;övünülecek&#8221; bir şeymiş zannediyor ki bu makalenin ana konusunu da bu oluşturuyor.  Nitekim artık bu makale vasıtasıyla buradan ulaşabildiğim kadar kişiye &#8220;Alkol içmenin&#8221; neden övünülecek bir eylem olmadığına dair bazı gerçekleri <strong>bas bas bağırmak</strong> istiyor ve belirli bir farkındalık oluşturmak istiyorum. Çünkü sevgili dostlar, eğer bu farkındalık oluşmazsa toplum içerisinde alkol içmekle kendisini modern ve kültürlü olduğunu düşünen birçok züğürt oluşacaktır. İşte bu yüzden bu konuyu gerçekten bir aydınlığa kavuşturmak istiyorum ve ilk olarak dan alkol içmenin neden övünülecek bir davranış olmadığından bahsetmek istiyorum.</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Alkol İçmek Neden Övünülecek Bir Davranış Değildir?</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şimdi sevgili dostlar ilk önce şu farkındalığı oluşturalım: Bir eylemin veya bir çalışmanın övgüyü hak edebilmesi için 2 kritere sahip olması gerekir; bunlardan birincisi yapılan eylemin gerçekten bir<strong> mücadele</strong> gerektirmesi gerekmektedir ve ikinci olarak da az sayıda kişinin o eylemi yapabilecek cesareti, azmi, çalışmayı göstermiş olması gerekmektedir. Örnek vermem gerekirse ben Cem Yılmaz&#8217;a çok büyük saygı duyarım ve makalelerimde fark ettiyseniz genelde ondan örnek veririm. Yani onu överim. Peki neden? Çünkü Cem Yılmaz&#8217;ın yaptığı işi Türkiye topraklarında yapabilecek kişi sayısı çok ama çok azdır ve gerçekten yaptığı iş cesaret, azim ve çalışma gerektirir.  Daha insanlar topluluk önünde 1 dakika konuşmaktan kaçarken Cem Yılmaz yaptığı işten ötürü gerçekten övgüyü hak etmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Aynı şekilde biraz daha hayatın içinden örnek vermem gerekirse mesela spor yapmak gerçekten övünülecek bir davranıştır. Nitekim bu iş gerçekten mücadele gerektirir ve birçok insanda bu mücadeleyi yapacak azim, gayret yoktur. Yani aslında örneklerden de anlayacağınız üzere yapılan bir eylemin veya işin övgüyü hak edebilmesi için mücadele içermesi gerekmektedir ki birçok insanın bu mücadeleden kaçmasına karşın çok az sayıdaki insanın bu mücadelenin içine girmesi takdir edilecek, övünülecek bir davranış olsun.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu doğrultuda &#8220;alkol içme&#8221; eylemini inceleyecek olursak eğer, alkol içmenin neyi mücadele gerektirir? Alkol içmek gerçekten zor bir eylem midir?  Arkadaşlar alkol içmek aynı su içmek gibi, çay içmek gibi sıradan, basit, mücadele gerektirmeyen, keyfi olan, cebinde parası olan herkesin yapabileceği çok ama çok sıradan bir eylemdir. Öyle ki cebinizde para varsa gidersiniz markete ( Tabi burada paradan kastım milyonlarınızın olması değildir, az bir bütçe yeterlidir. ) alırsanız içeceğiniz alkolü ve nerede içeceksiniz, gidersiniz orada oturur ve içersiniz. Bakın alkol içmek bu kadar basit bir eylemdir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"> İşte işin garip tarafı da bu kadar basit olan bir eylem neden olur da toplum tarafından tarafından yüceltilme noktasına gelir? Neden insanlar alkol içince büyük bir başarı elde ettiğini zanneder? Neden biliyor musunuz? Çünkü tamamen beyin yıkanmıştır. Nitekim bir film izlersiniz ve o filmdeki çok zengin olan, yanında çok güzel kadınlar olan o karizmatik  adamın elinde bir bardakta içki vardır. Ve orada sizler, filmi izlerken bilinçli zihniniz ile fark etmeseniz de <a href="https://kendinebilgikat.com/bilincalti-zihin-tum-ozellikleri" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bilinçaltı zihninizle</a> zenginliği, karizmayı  ve alkolü bağdaştırırsınız ve alkole karşı sempati duymaya başlarsınız.</span></p>
<p><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/08/Tony-montana-alkol.jpg"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1500 size-full" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/08/Tony-montana-alkol.jpg" alt="alkol-içmek" width="450" height="345" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/08/Tony-montana-alkol.jpg 450w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/08/Tony-montana-alkol-300x230.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Neticesinde ise alkol içmeyi övünülecek bir davranış zannedersiniz ve davranışlarınız o yönde şekillenir. Mesela Instagram&#8217;a alkol içerken ki fotonuzu paylaşırsınız. Çünkü farkında olmasanız da alkol içmenin karizmatik veya değerli bir eylem olduğunu düşünürsünüz. Kısacası ana temada iyi bir eylem olduğunu düşünürsünüz.  Ancak sevgili dostlar, alkol içmek iyi veya karizmatik sizi çekici yapacak bir eylem değildir. Alkol içmek sizin sadece zamanınızı öldüren ve sağlınıza zarar veren bir eylemdir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tabi şimdi burada bazıları diyecek; &#8220;Ama kardeşim kafası çok güzelll&#8221;</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Hayat Amaçları &#8220;Kafa Yaşamak&#8221; Olanlar</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong> </strong>Toplum içerisinde öyle bir kesim var ki bu kesimin hayat içerisindeki en büyük amacı &#8220;kafa yaşamaktır.&#8221; Çevrenizde de görmüş olabileceğiniz türden olan bu insanlar, daima kafa yaşayacak madde ararlar. Bu bugün onlar için alkoldür yarın esrardır, daha ilerisinde kimyasaldır. Zincirleme genelde daima bu şekilde ilerler.  Peki bu türden insanların bu kadar çok hayran oldukları o &#8220;kafa yaşama&#8221; olayı gerçekte insanı neye dönüştürür?  Ben sizlere kendi bizzat kendi tecrübelerimle açıklayayım.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sevgili dostlar ben bir zamanlar bir takım zararlı maddeleri maalesef ki kullandım ve dillendirerek anlatılan kafa yaşama olayının aslında hiç de dillendirilerek   anlatılacak kadar güzel bir olay olmadığına bizzat kendim şahit oldum. Nitekim o maddelere kullanınca en ana temada insanda oluşan etkisi kontrol gücünü kaybetmek oluyor. Yani kelimenin tam anlamı ile mal oluyorsunuz ve uzun bir süre bunun tesiri altında kalıyorsunuz. Aynı durum alkol kullanımında da geçerlidir. Peki insanlar neden mal olmayı seviyor ve bunu övüyor? Cevabı çok basit <a href="https://www.iremyalugulubil.com/tr/article/desc/46570/bagimlilik-nedir-ve-nelere.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>bağımlılık</strong></a>. Emin olun ki alkol veya uyuşturucu maddeler bağımlılık yaratmasa, toplum içerisinde bir tane bile<em> sürekli</em> olarak dan bu maddeleri kullanan insan bulamazsınız. Çünkü tüm kullanıcılar aslında farklı farklı bahaneler üreterek den farkında olmasalar da  sadece bağımlı oldukları için içiyorlar. Ancak tabi ki de bunu kabul etmiyorlar ve sadece zevkine içtikleri iddiasında bulunuyorlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şu şekilde düşünün; kanınızda kullandığınız maddenin miktarı azaldıkça o maddeyi tekrardan kullanmak istiyorsunuz. Eğer kullanamazsanız gerçekten rahatsız hissetmeye başlıyorsunuz ( yoksunluk krizi ) ve bu rahatsızlığın ortasında o maddeyi kullanınca kendinizi bir anda iyi hissediyorsunuz ve diyorsunuz ki &#8220;Oh be ne kadar da güzel! &#8221;  Halbuki güzel falan değil sadece sen içindeki bağımlı olan canavarı tatmin ettiğin için mutlu oldun. Yani aslında sen o maddeyi kullandıkça içindeki rahatsızlığı sonlandırıyorsun ve kendini normal bir insan gibi hissediyorsun. Normal bir insanın hiçbir zaman böyle bir derdi olmuyor; çünkü zaten bağımlı olmadığı için kanında herhangi bir maddenin miktarı azalmıyor. Azalmadığı içinde rahatsızlık hissetmiyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tüm uyuşturucu maddelerin, alkolün işleyiş şekli bu şekilde ilerler; kişi herhangi bir nedenden ötürü bağımlılık yapan maddeyi kullanmaya başlar. Bağımlı olur. Sonrasında o maddeyi kullanamayınca yoksunluk krizine girer. Yani kendisini rahatsız hissetmeye başlar. Bu rahatsızlık onu tekrardan o maddeyi kullanmaya iter ve neticede kişi kullanır. Sonrasında ise kişi o maddeyi kullanınca hissettiği rahatsızlık sona erdiği için kendisini mutlu eder ve &#8220;oh bee ne kadar iyiymiş&#8221; der. Ancak yukarıda anlattığım şekilde öyle bir şey yok. Siz sadece bağımlısı olduğunuz maddeyi kullanarak normal bir insana biraz daha yaklaştınız ve rahatladınız o kadar. O maddeye  &#8220;iyiymiş, kafası güzelmiş&#8221; demenizin tek neden bu.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yani arkadaşlar şunu bilin ki &#8220;Ama kafası çok güzellll&#8221; diye bir şey yoktur. Sadece bağımlılık ve yoksunluk krizi vardır. &#8220;Ama kafası çok güzelll&#8221; demek sadece bağımlı olunan maddeyi kullandıktan sonra, kişinin bağımlılıktan ötürü oluşmuş krizini sonlandırdığı için çıkan bir cümledir. Gerçeği yansıtmaz.  Normal insanlar böyle bir krize girmez ve zaten bağımlı olmamanın en güzel yanı da budur.</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Uyuşturucu Madde Kullanımı Başarılarınızı Nasıl Etkiler?</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bizler hayatımız içerisinde, herhangi bir zafer kazanınca, başarıya ulaşınca kendimizi mutlu hissederiz. Beynimiz böyle durumlarda dopamin hormonu salgılar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dopamin hormonunun, bir zafere ulaştıktan sonra salgılanması bizler için oldukça yararlıdır; çünkü bizleri mücadeleye teşvik eder. Ancak uyuşturucu maddeler, içerisindeki kimyasal maddelerden ötürü, dopamin hormonunu, hiçbir başarı olmadığı halde salgılatır. Neticede uyuşturucu kullanan insan, hiçbir çaba göstermeden, oturduğu yerden mutlu olur, kendisini iyi hisseder; ama hiçbir emek verilmeden kazanılan bu mutluluk kişiye çok fazla zarar verir. Bunun sebebi ise beynin hiçbir emek vermeden mutlu olmaya alışmış olmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hiçbir emek sarf etmeden mutlu olmaya alışmış beyin, normal <b>hayat içerisindeki zorluklar ile mücadele etmek istemez. </b>Sadece önceden aldığı dozdan daha fazlasını almak ister. Bu noktadan sonra kişinin hayatı sadece uyuşturucu maddesini kullanmak olur; çünkü artık bağımlılık oluşmuştur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bağımlılık durumunda, kişinin gün içerisindeki <b>odak noktası</b> tamamen bir sonraki uyuşturucu kullanım seansı olur. Artık, bağımlı olmuş insan için diğer başarıların pek fazla önemi yoktur, önemli olan tek şey uyuşturucudur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde, enerjinizi öldürecek ve sizi tamamen tembel bir insan haline getirecek olan en güçlü madde uyuşturucudur. Çok açıkça söyleyebilirim ki hayatınızda uyuşturucu varsa başarılı bir insan olmanız çok zordur; çünkü uyuşturucu kullanımı, başarılı bir insan olmanız için gerekli olan tüm enerjinizi tamamen yok etmeye yeter ve zamanınızı öldürür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden hayat içerisinde bağımlılık etkisi yaratabilecek her türlü maddeden uzak durun. Bu sigara içinde geçerli, alkol içinde geçerli, diğer uyuşturucu maddeler içinde geçerlidir. Bu maddeleri kullanmak sizlere hiçbir fayda sağlamaz, birçok zarar verir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Son olarak sevgili dostlar şunu belirtmek istiyorum ki alkol kullanan bir adama kesinlikle züğürt diyemem ancak; bunu öven, bunu dışarıya sanki bir başarıymış gibi lanse eden kişi benim gözümde vasıfsız bir züğürtten başkası değildir&#8230;</span></p>
<div class="addtoany_share_save_container addtoany_content addtoany_content_bottom">
<div class="a2a_kit a2a_kit_size_32 addtoany_list" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/hedef-belirlemek-onemi-ve-hedef-belirlemenin-kriterleri" data-a2a-title="Hedef Belirlemenin Önemi Ve Hedef Belirlemenin Kriterleri"></div>
</div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek&amp;linkname=Kafan%20G%C3%BCzel%20Olsa%20Ne%20Olacak%3F%20Z%C3%BC%C4%9F%C3%BCrt%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek&amp;linkname=Kafan%20G%C3%BCzel%20Olsa%20Ne%20Olacak%3F%20Z%C3%BC%C4%9F%C3%BCrt%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek&amp;linkname=Kafan%20G%C3%BCzel%20Olsa%20Ne%20Olacak%3F%20Z%C3%BC%C4%9F%C3%BCrt%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek&amp;linkname=Kafan%20G%C3%BCzel%20Olsa%20Ne%20Olacak%3F%20Z%C3%BC%C4%9F%C3%BCrt%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek&amp;linkname=Kafan%20G%C3%BCzel%20Olsa%20Ne%20Olacak%3F%20Z%C3%BC%C4%9F%C3%BCrt%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek&#038;title=Kafan%20G%C3%BCzel%20Olsa%20Ne%20Olacak%3F%20Z%C3%BC%C4%9F%C3%BCrt%21" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/kafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek" data-a2a-title="Kafan Güzel Olsa Ne Olacak? Züğürt!"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/kafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek">Kafan Güzel Olsa Ne Olacak? Züğürt!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/kafan-guzel-olsa-ne-olacak-zugurt-alkol-icmek/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1494</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kişisel Gelişim Nedir? Ne Değildir?</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/kisisel-gelisim-nedir-ne-degildir</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/kisisel-gelisim-nedir-ne-degildir#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2020 18:13:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[GELİŞİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Makalemize ilk olarak kişisel gelişim nedir? Sorusunun cevabı ile hızlıca başlayalım.&#160; Kişisel gelişim: “Bireyin kendisini fiziksel ve mental açıdan geliştirmesi, mevcut durumunu biraz daha öteye taşıması işi” olaraktan tanımlanabilir ve kişisel gelişim olgusu günümüz dünyasında, toplum tarafından çok fazla benimsenmiştir....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/kisisel-gelisim-nedir-ne-degildir">Kişisel Gelişim Nedir? Ne Değildir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;">Makalemize ilk olarak <strong>kişisel gelişim nedir?</strong> Sorusunun cevabı ile hızlıca başlayalım.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kişisel gelişim: “<em>Bireyin kendisini fiziksel ve mental açıdan geliştirmesi, mevcut durumunu biraz daha öteye taşıması işi</em>” olaraktan tanımlanabilir ve kişisel gelişim olgusu günümüz dünyasında, toplum tarafından çok fazla benimsenmiştir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bunun nedeni ise toplum tarafından “<em>bilgili, kültürlü</em>” olaraktan kabul edilmiş insanların, kendi kitlelerine, kendilerini geliştirmeleri için kitap okuma, film izleme gibi tavsiyelerde bulunmasından kaynaklanır.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mesela Haluk Tatar’ın kendi kitlesine şu kitapları okuyun demesi, <a href="https://barisozcan.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Barış Özcan</a>’ın izlenmesi gereken belgeseller üzerine tavsiye vermesi gibi. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu ve benzeri davranışların sonucu olarak da insanlar kişisel gelişime çok fazla önem vermeye başlamıştır. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ayrıca bazı<span style="color: #008080;"><a style="color: #008080;" href="https://ad.adrttt.com/aff_c?offer_id=534&amp;aff_id=31139&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.idefix.com%2Fkategori%2FKitap%2FEgitim-Basvuru%2FKisisel-Gelisim%2Fgrupno%3D00179%3FShowNotForSale%3DTrue%26utm_source%3DAffiliate%26utm_medium%3Dreklamaction%26utm_campaign%3D{affiliate_id}" target="_blank" rel="noopener"> kaliteli kişisel gelişim kitaplarının</a></span> toplumdaki insanlara faydası dokunması sonucunda o kitaplar birçok kişi tarafından okunmuştur ve dilden dile dolanmıştır. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu da aslında kişisel gelişim olgusunun toplum tarafından kabullenilmesinde ki bir başka önemli nedendir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kısacası günümüz dünyasında “<strong>kişisel gelişim</strong>” olgusu popülerdir ve insanlar tarafından benimsenmiştir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Peki bunda bir sakınca var mıdır? Tabi ki de hayır. İnsanların kendilerini geliştirmesi, bu doğrultuda bir çaba içerisinde olmaları, kendi hayatlarına değer vermeleri oldukça güzel şeylerdir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ancak toplum içerisindeki birçok kişi kişisel gelişim olgusunu gerçek manada anlayamamıştır. Öyle ki insanlar <b>günde 10 saat</b> Netflix’de film izlemeyi, belgesel izlemeyi veya kitap okumayı kişisel gelişim zannetmektedir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şimdi burada bazılarınız diyecek “<em>Sen kitap okuma eylemini gelişimden saymıyor musun?? Ya belgesel izlemeyi?? Film İzlemek, senin hayal ve fantezi dünyanı geliştirir bir kere!!</em>” gibi şeyler diyecek. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden ben burada ilk olarak dan şunu söylemek istiyorum; kitap okumak, film veya belgesel izlemek sizin gelişiminize kesinlikle katkı sağlar. Bu konuda sizinle hem fikirim ancak benim burada değinmek istediğim nokta gerçek anlamda kişisel gelişimin ne olduğudur. Peki <strong>gerçek anlamda kişisel gelişim nedir?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Makaleme ilk olarak &#8220;gerçek anlamda kişisel gelişim nedir?&#8221; sorusu ile cevap vermek istiyorum. Sonrasında ise kişisel gelişim için yapılması gerekenler nelerdir? sorusunun cevabı ile makaleme devam edeceğim.&nbsp;</span></p>
<h2 align="center"><span style="font-size: 24pt;">Gerçek Anlamda Kişisel Gelişim Nedir?</span></h2>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Gerçek anlamda kişisel gelişim sizin, hayatınızdaki <b>asli sorunları çözmeniz</b> ve <b>gözle görülür sonuçlar alabileceğiniz eylemleri gerçekleştirmenizdir.</b> </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Mesela sizin hayatınızdaki asıl sorun parasızlık ise ve siz bu sorunu ortadan kaldırmak için mücadele ediyorsanız, gerçek anlamda kendinizi geliştiriyorsunuz demektir. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Aynı şekilde sizin hayatınızdaki asıl sorun asosyallikse ve siz bu sorunu çözmek için mücadele ediyorsanız bu da gerçek anlamda gelişimdir. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Nitekim siz bu sorununuza çözüm bularaktan kendi hayatınızdaki asli bir sorunu ortadan kaldırıyor ve gözle görülür sonuçlar almaya başlıyorsunuz. Neticesinde ise hayatınızdaki refah ve huzur artmaya başlar.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Ancak diyelim ki sizin hayatınızda acil bir şekilde çözüm bulmanız gereken asli sorunlarınız var ama siz bu sorunları çözmek yerine, “<em>Netflix’de günde 10 saat film izliyorsunuz, kitap okuyorsunuz, belgesel izliyorsunuz</em>” ve sonrasında kendinizi geliştirdiğinizi düşünüyorsunuz. Sizce bu kişisel gelişime girer mi? Tabi ki de hayır. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bu kişisel gelişim falan değildir! Bu sadece <b>zihinsel mastürbasyondur.</b> Sizin günde 10 saat Netflix’de film izlemeniz ile bilgisayar başında 10 saat boyunca LOL oynayan bir kişinin yaptığı şey aynıdır. İkinizde kendinizi mutlu eden eylemleri yapıyorsunuz.</span></p>
<figure id="attachment_736" aria-describedby="caption-attachment-736" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/12/tembel-insan.jpg"><img loading="lazy" class="wp-image-736 size-large" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/12/tembel-insan-1024x622.jpg" alt="Kişisel-gelişim-nedir-ne-değildir" width="800" height="486" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/12/tembel-insan-1024x622.jpg 1024w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/12/tembel-insan-300x182.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/12/tembel-insan-768x467.jpg 768w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/12/tembel-insan.jpg 1200w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><figcaption id="caption-attachment-736" class="wp-caption-text"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kişisel gelişim nedir? Ne değildir? </span></strong></figcaption></figure>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Aradaki tek fark sizin biraz daha kurnazlık yapıp, “<em>ben film izleyerek den fantezi dünyamı veya hayal dünyamı geliştiriyorum kardeşimmm</em>” demenizdir. İşte asıl problem de zaten buradadır. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Nitekim toplumdaki büyük bir kesimin ne hayal dünyasını geliştirmeye ihtiyacı vardır ne de fantezi dünyasını geliştirmeye ihtiyacı vardır. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Ancak yine toplumun büyük bir kesiminin paraya, sosyalliğe ve sağlıklı yaşama ve benzeri olgulara ihtiyacı vardır. Bu yüzden sevgili dostlar sizler, gerçek anlamda gelişmek istiyorsanız ilk olaraktan asli sorunlarınıza çözüm bulmak zorundasınız. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Peki sizin asli sorunlarınız nelerdir? Asli sorunlar nasıl belirlenir?</span></p>
<h2 align="center"><span style="font-size: 24pt;">Asli Sorunlar Nasıl Belirlenir?</span></h2>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Asli sorunlar nasıl belirlenir? Sorusuna cevap vermeden önce ilk olaraktan sizlere şu farkındalığı kazandırmak istiyorum; Evet şuan da belki “yerim hayatımdaki asli sorunları” diyebilir ve hayatınızdaki sorunları umursamadan Netflix’te film izlemeye devam etmeyi tercih edebilirsiniz. Bu konuda özgürsünüz. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Ancak şunun farkında olun ki belki de şuanda asli sorunlarınızı çözmeyerekten hayattan birçok şey kaçırıyor olabilirsiniz ve bunu sadece kendi hayatınızı gerçek anlamda geliştirdiğinizde, yani asli sorunlarını çözdüğünüzde anlayabilirsiniz. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Öyle ki bazı insanlar hayatlarındaki asli sorunları çözdükten sonra “<em>Keşke daha önceden bu sorunumu çözseymişim</em>” derler. Çünkü artık o kişiler, gelişimden önceki hayatlarının ne kadar da kötü olduğunun farkına varmışlardır ve bu kişiler gelişimin ne kadar önemli olduğunu anlamışlardır.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bu doğrultuda sizler de şuan ki hayatınızdan daha kaliteli bir hayata sahip olmak için ve gerçek anlamda gelişimin ne kadar önemli olduğunu anlamak için hayatınızdaki asli sorunlarınızı belirlemeli ve bu sorunlarınıza çözüm bulmalısınız. Şimdi <strong>asli sorunlar nasıl belirlenir?</strong> Sorusuna cevap verelim.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Hayatınızda en çok yakındığınız olay veya olgu ne? Veya sürekli olarak dan kendinize en çok sorduğunuz soru ne? Bu sorulardan herhangi birisine verdiğiniz cevap sizin en asli sorununuzu belirler ve en asli ihtiyaçlar bu şekilde bulunur. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Mesela hayatta en çok parasızlıktan mı yakınıyorsun? Aynı şekilde gün içerisinde kendine en çok sorduğun sorular “Nasıl para kazanabilirim? Nasıl daha fazla kazanabilirim?” gibi sorular mı?</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;"> Eğer kendine bu ve benzeri şekilde sorular soruyorsan bil ki senin hayatındaki en önemli problem, parasızlıktır ve senin hayatta her şeyden önce bu sorununu çözmen gerekir. Bu mevcut sorununu çözmek sana gerçek anlamda gelişim sağlar ve hayatındaki refah seviyeni yükseltir. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Haa bu sorunu çözmek için mücadelede bulunmamayı tercih edersen ( ki böyle bir tercihin var ) kronik bir şekilde strese maruz kalırsın. Çünkü parasızlık sorunu çözüme ulaşamadığı için senin kafana takılır kalır. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Öyle ki yeri gelir bu sorun seni depresyona dahi sokabilir. Bu yüzden bu probleme çözüm bulmalısın. Ertelemek sana hiçbir şey kazandırmaz.</span></p>
<ul style="list-style-type: square;">
<li><span style="font-size: 14pt;">(Bkz: <span style="color: #008080;"><a style="color: #008080;" href="https://kendinebilgikat.com/basarinizin-onunde-duran-en-buyuk-engel-erteleme-hastaligi-nedir" target="_blank" rel="noopener">Erteleme hastalığı nedir?</a></span>)&nbsp;</span></li>
</ul>
<h2 align="center"><span style="font-size: 24pt;">Kişisel Gelişim İçin Neler Yapılabilir?&nbsp;</span></h2>
<h2 style="text-align: left;" align="center"><span style="font-size: 18pt;">Hayatınızda Gözlemlediğiniz 20 Asli Sorunu Yazın 5’ine Odaklanın</span></h2>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Gün içerisinde yapacağınız eylemler oldukça kısıtlıdır. Nitekim sizin belirli miktarda enerjiniz ve zamanınız var. Kısıtlı olan bu enerji ve zaman dilimiyle gün içerisinde 20 farklı eylem üzerinde çalışamazsınız. Hadi zorladınız çalıştınız diyelim, bu sefer de hiçbir verim alamazsınız ve sürdüremezsiniz. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">İşte bu yüzden, asıl sorunlarınız üzerine çalışmak için mevcut sorunlarınızı “<em>En acil çözülmesi gerekenden, daha sonra da çözülebilecek</em>” olana doğru madde madde sıralayın ve içlerinden en acil çözülmesi gereken ilk 5’ini belirleyin ve diğer var olan sorunlarınızı unutun. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Onlar üzerine hiçbir enerji, zaman harcamayın. İlk olaraktan acil bir şekilde çözülmesi gereken bu sorununuz üzerine yoğunlaşın. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Tabi ki bunu yaparken yine ilk başta 1.inci sıradaki sorunu çözün, sonrasında 2.inci sıradaki sorunu çözün ve bu şekilde devam edin. Yani sistematik ilerleyin. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Aynı anda iki veya üç sorunun üzerinden daha fazlasına yoğunlaşmayın. Çünkü odak noktanız sınırlı ve çok fazla sorunu aynı anda çözmeye çalışmak sizi strese sokmaktan başka hiçbir işe yaramaz.</span></p>
<figure id="attachment_1433" aria-describedby="caption-attachment-1433" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm.jpeg"><img loading="lazy" class="wp-image-1433 size-large" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm-1024x683.jpeg" alt="kişisel-gelişim-için-yapılması-gerekenler" width="800" height="534" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm-1024x683.jpeg 1024w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm-300x200.jpeg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm-768x512.jpeg 768w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm-1536x1024.jpeg 1536w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm-272x182.jpeg 272w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/06/Kişisel-gelişimm.jpeg 1920w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><figcaption id="caption-attachment-1433" class="wp-caption-text"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kişisel gelişim için yapılması gerekenler nelerdir? </span></strong></figcaption></figure>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Yukarıda anlattığım şekilde var olan sorunlarınızı çözmek için sistematik olarak ilerlerlerken, gün içerisinde geriye kalan boş vaktinizin tamamında kitap okumanız, film izlemeniz, belgesel izlemeniz, yeni bir dil öğrenmeye çalışmanız ve benzeri eylemleri yapmanız tamamen size kalmıştır. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bu eylemleri yapmak sizlere gerçek anlamda katkı sağlar ve ufkunuzu genişletir. Ancak unutmayın ki kural şudur: İlk başta gerçek anlamda gelişimimize katkı sağlayacak, yani mevcut sorunlarımızı çözecek eylemler, kalan vakitte size yarar sağlayacak olan ( kitap okuma gibi ) diğer eylemler. Kural budur.</span></p>
<ul style="list-style-type: square;">
<li><span style="font-size: 14pt;">(Bkz: <span style="color: #008080;"><a style="color: #008080;" href="https://kendinebilgikat.com/kitap-okumak-istiyorum-ama-baslayamiyorum-neden" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kitap Okumak İstiyorum Ama Başlayamıyorum Neden?</a></span>)</span></li>
</ul>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Özetle:</strong> Hayatınız içerisinde kitap okuyun, film izleyin ve size yarar sağlayacak birçok eylem yapın. Bunlar sizin gelişiminize katkı sağlayacak eylemlerdir. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Ancak sizin gelişiminize asıl katkıyı mevcut sorunlarınızı çözmek sağlar. Bu doğrultuda gün içerisinde ilk olarak dan mevcut sorunlarınızı çözmek için çalışın. Geriye kalan zaman dilimlerinizde kendinizi geliştirmek için kitap okuyun, film izleyin, belgesel izleyin ve size yarar sağlayacak olan diğer eylemleri yapın. Ancak kendimi geliştiriyorum adı altında kesinlikle gününüzün 10 saatini televizyon karşısında geçirmeyin. Çünkü bu ne gelişimdir ne de size fayda sağlar. </span></p>
<p align="left"><span style="font-size: 14pt;">Bu sadece sizin mevcut sorunlarınızdan kaçmanızdır. Mevcut sorunlarınızdan kaçarak de hiçbir yere varamazsınız&#8230;</span></p>
<h2 style="text-align: center;" align="left"><span style="font-size: 24pt;">Kişisel Gelişim Nedir? S.S.S&nbsp;</span></h2>
<h3><span style="font-size: 18pt;">Kişisel Gelişim Kitapları Nedir?&nbsp;</span></h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kişisel gelişim kitapları, en temel düzeyde sizleri harekete geçirebilmek adına, sizlere hayata dair olumlu inançlar&nbsp; eklemek&nbsp; adına, bazı konularda farkındalık düzeyinizi artırmak adına yazılmış olan kitaplardır.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kişisel gelişim kitapları adına şu bir gerçek ki bazı kişisel gelişim kitaplarının gerçekten sizlere katacağı pek fazla bir şey yoktur. Ancak bazı kişisel gelişim kitapları sizlere gerçekten yarar sağlayabilirler.&nbsp;</span></p>
<p style="text-align: center;"><a class="fasc-button fasc-size-large fasc-type-popout fasc-rounded-medium" style="background-color: #8a9e33; color: #ffffff;" target="_blank" rel="noopener" href="https://ad.adrttt.com/aff_c?offer_id=534&amp;aff_id=31139&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.idefix.com%2Fkategori%2FKitap%2FEgitim-Basvuru%2FKisisel-Gelisim%2Fgrupno%3D00179%3FShowNotForSale%3DTrue%26utm_source%3DAffiliate%26utm_medium%3Dreklamaction%26utm_campaign%3D{affiliate_id}">Kişisel Gelişim Kitapları &#8211; İncelemek İçin Tıklayın! </a></p>
<h3><span style="font-size: 18pt;">Kişisel Gelişim Ne&nbsp; İşe Yarar?</span>&nbsp;</h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kişisel gelişim hayatınızdaki asli sorunlarınızı çözmeye ve bu doğrultuda daha huzurlu, daha kaliteli bir hayat yaşamanıza olanak sağlar. Tabii kişisel gelişimi gerçek manada uygularsanız kişisel gelişim bu işe yarar.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarı da bahsettiğim üzere günde 10 saat Netflix izleyerekten kişisel gelişim yapamazsınız ve bu tarz bir gelişimin sizlere hiçbir faydası olmaz. Gerçek kişisel gelişim asli sorunlarınızı bulmanız ve bu sorunlarınız üzere çözüm bulup bu sorunlardan kurtulmanızdır.&nbsp;</span></p>
<h3><span style="font-size: 18pt;">Kişisel Gelişim Yazıları Nedir?&nbsp;</span></h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kişisel gelişim yazıları, tıpkı kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi</span> <span style="font-size: 14pt;">sizleri harekete geçirebilmek adına, sizlere hayata dair olumlu inançlar&nbsp; eklemek&nbsp; adına, bazı konularda farkındalık düzeyinizi artırmak adına yazılmış olan yazılardır.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sitemde bu zaman kadar kişisel gelişim üzerine çok fazla yazı yazmış bulunmaktayım. <span style="color: #008080;"><a style="color: #008080;" href="https://kendinebilgikat.com/gelisim" target="_blank" rel="noopener">Buraya</a></span> tıklayaraktan o yazılarıma ulaşabilirsiniz.&nbsp;</span></p>
<h3><span style="font-size: 18pt;">Kişisel Gelişim Ne Değildir?</span></h3>
<p><span style="font-size: 18pt;"><span style="font-size: 14pt;">Kişisel gelişim günde 10 saat film izlemek değildir. Kişisel gelişim, kendimi geliştiriyorum adı altında günde 10 saat kitap okumak değildir. Kişisel gelişim kültürleniyorum diyerekten gününün yarısını belgesel izleyerek geçirmek değildir. </span></span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><span style="font-size: 14pt;">Gerçek anlamda kişisel gelişim, asli sorunlarınızı bulmak ve onlara çözüm üretmektir. Tabii burada şunu da belirtmem de fayda var; kitap okumak, film izlemek veya belgesel izlemek elbette kişinin kendisini geliştirmesine, kendisine katkı sağlamasına güzel bir örnektir. Ancak ben burada sizlere gerçek manada kişisel gelişimden bahsediyorum..</span></span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><span style="font-size: 14pt;">Hayatınızda çözülmeyi bekleyen çok acil sorunlarınız varken sizin belgesel izlemeniz, kitap okumanız kendinize zarar vermenizden başka bir şey değildir. Umarım beni anlayabilmişsinizdir.&nbsp;</span>&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">&#8220;<strong>Kişisel gelişim nedir? Ne değildir?</strong>&#8221; başlıklı makalemin sonuna geldik. Umarım sizlere yardımcı olabilmişimdir. Aklınıza takılan yerleri yorum kısmında belirtebilirsiniz.&nbsp;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkisisel-gelisim-nedir-ne-degildir&amp;linkname=Ki%C5%9Fisel%20Geli%C5%9Fim%20Nedir%3F%20Ne%20De%C4%9Fildir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkisisel-gelisim-nedir-ne-degildir&amp;linkname=Ki%C5%9Fisel%20Geli%C5%9Fim%20Nedir%3F%20Ne%20De%C4%9Fildir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkisisel-gelisim-nedir-ne-degildir&amp;linkname=Ki%C5%9Fisel%20Geli%C5%9Fim%20Nedir%3F%20Ne%20De%C4%9Fildir%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkisisel-gelisim-nedir-ne-degildir&amp;linkname=Ki%C5%9Fisel%20Geli%C5%9Fim%20Nedir%3F%20Ne%20De%C4%9Fildir%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkisisel-gelisim-nedir-ne-degildir&amp;linkname=Ki%C5%9Fisel%20Geli%C5%9Fim%20Nedir%3F%20Ne%20De%C4%9Fildir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fkisisel-gelisim-nedir-ne-degildir&#038;title=Ki%C5%9Fisel%20Geli%C5%9Fim%20Nedir%3F%20Ne%20De%C4%9Fildir%3F" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/kisisel-gelisim-nedir-ne-degildir" data-a2a-title="Kişisel Gelişim Nedir? Ne Değildir?"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/kisisel-gelisim-nedir-ne-degildir">Kişisel Gelişim Nedir? Ne Değildir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/kisisel-gelisim-nedir-ne-degildir/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1430</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Siyaset İle Kafayı Bozanlar !</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/siyaset-ile-kafayi-bozanlar</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/siyaset-ile-kafayi-bozanlar#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2020 12:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyaset, en kısa tanımı ile: Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayıştır. Siyaset kelimesinin eş anlamlısı olan politika kavramı ise &#8220;İzlenilen yol&#8221; anlamına gelir. Bu iki kavramdan anlayacağınız üzere, siyaset yapmak: Bir işi, diğerlerinden farklı bir...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/siyaset-ile-kafayi-bozanlar">Siyaset İle Kafayı Bozanlar !</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Siyaset</strong>, en kısa tanımı ile: Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayıştır. Siyaset kelimesinin eş anlamlısı olan <strong>politika</strong> kavramı ise &#8220;<strong>İzlenilen yol</strong>&#8221; anlamına gelir. Bu iki kavramdan anlayacağınız üzere, siyaset yapmak: Bir işi, diğerlerinden farklı bir şekilde, özel bir anlayış ile yapmaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Günümüz dünyasına hakim olan sistemde, siyasetçiler seçimler ile göreve gelirler ve neticede ülke yönetiminde söz sahibi olurlar. Tabi ki bunu partilere üye olarak yaparlar. Ancak  bizler toplum olarak birçok siyasetçiyi tanımayız. Mesela siz kaç tane milletvekili tanıyorsunuz? Kaç tanesinden haberdarsınız? Siyasetçi olarak bizim tanıdıklarımız, sadece basında, medyada gördüklerimizdir. Medyada gördüklerimizde genelde siyasi partilerin liderleridir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Siyaset adına bilmediklerimiz, sadece milletvekilleri ile de sınırlı değildir. Siyaset adına bilmediğimiz birçok olay, terim, görüş  vardır. Ancak tüm bu bilgi eksikliklerine rağmen gün içinde en çok konuştuğumuz konu, genellikle siyaset olur. Peki, bizi siyaset konuşmaya iten şey nedir? Neden sürekli olaraktan siyaset konuşuyoruz? Neden siyaset ile kafayı bozmuş durumdayız? Çünkü, <strong>siyasi liderler</strong>, medya aracılığı ile bizlerin en hassas noktalarına temas ederler. Bu hassas noktalar da bizlerin gece gündüz siyaset konuşmamıza neden olur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Haber kanallarını açıyorsunuz ve bi bakmışsınız, birisi diğerine &#8220;vatan haini&#8221;  demiş, diğer habere bakıyorsunuz, diğeri başkasına &#8220;Dinsiz&#8221; demiş. Toplum olarak; din, vatan, millet, gibi olgular hepimiz için değerlidir. Bu değerlerin siyasi liderler tarafından konuşulması, her bireyin dikkatini doğal olaraktan çeker. Neticede ise bir bakmışsınız herkesin ağzında siyasi söylemler bulunmaya başlamıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Manevi değerlimiz hakkında yapılan yorumlarda görüşlerimizi belirtmek, bir siyasi partiyi savunmak, bir yere kadar doğrudur. Birey olarak bunları yapmamız gerekir. Nitekim ülke bizim, bayrak bizim. Bizim olanlar üzerine görüş bildirmek en tabii hakkımız ve görevimizdir. Ancak toplum içerisinde, öyle bir kesim var ki  hayatlarını tamamen siyaset ve siyasi parti liderlerinin sözleri üzerine kurmuştur. Bu kesim,  siyaset ile kafayı tamamen bozmuş durumdadır.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Siyaset İle Kafayı Bozanlar</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Siyaset ile kafayı bozan insanların, en önemli özelliği: Taraftarı oldukları siyasi partilerin liderlerine, aşk ile bağlanmaları ve o liderleri birçok insandan üstün tutmalarıdır. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, bu insanların, siyasi partiye değil de siyasi parti liderlerine aşk ile bağlanmalarıdır. Halbuki bilinçli insanlar bilir ki liderler geçici, siyasi partiler ise kalıcıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Peki toplum neden siyasi partiye değil de siyasi lidere aşk ile bağlanır? Çünkü toplumun büyük çoğunluğu, partilerin görüşlerini, ekonomiyi ve siyaseti bilmez. Toplumun bildiği tek şey: Medyada gördükleri liderler ve liderlerden duydukları sözlerdir. Toplumun siyasi parti liderlerine aşk ile bağlanmalarının temel nedeni de budur. Emin olun birçok insan, bir siyasi görüşü savunur, hatta  savundukları bu görüş uğruna çevresindeki en yakınlarının kalplerini bile kırarlar. Ancak neyi savunduklarını bilmezler. Sadece televizyonda gördükleri bir adamın konuşmasını dinlerler ve o adamın konuşmasından etkilenerek, o adamın  görüşünü savunurlar. Çünkü kendilerini yönlendiren tek şey medyada gördükleri o adamdır. Peki <strong>medya kimin elindedir</strong>? <strong>Medyanın gücü</strong>  hakkında bilgimiz ne kadardır?</span></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="font-size: 18pt;">Medya Nedir?</span></h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Medyaya siyasi açıdan bakarsak, medya: En büyük propaganda aracıdır. Bu sorgulanamaz bir gerçektir. Televizyonlarda izlenilen haber kanalları, öylesine, gönüllerine göre, insanlar bilgilensin diye haber sunmazlar. Onların haber sunarken, kullandıkları kelimeler bile bir amaca hizmet eder. Siz bugün, izlediğiniz bir haber kanalının, bir görüşü savunmadığını düşünüyorsanız, büyük bir yanılgı içerisindesiniz. Nitekim her haber kanalının savunduğu bir siyasi parti vardır ve bu kanal sürekli olaraktan savunduğu siyasi partinin çıkarına göre haberler sunar. Hatta bazı kanallar, haberler ile yetinmez ve haber dışı  programlar yaparak, savundukları siyasi partinin lehine konuşmalar yaparlar. Bunu direkt olaraktan değil de tartışma programı adı altında yapmaları, yüksek ihtimaldir. Bu da <a href="https://www.youtube.com/watch?v=V75sN50oqIE" target="_blank" rel="noopener noreferrer">medyanın ayrı bir kurnaz oyunu</a>dur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Medyanın toplum üzerinde en etkili olduğu kesim, şüphesiz ki &#8220;Cahil&#8221; olarak nitelendirilen kesimdir. Nitekim cahil olan bir insanın sorgulama yetisi, cahil olmayan bir insana göre çok daha düşüktür. Sorgulama yetisi düşük olan bir insan ise genellikle mantığına göre değil de duygularına göre hareket eder. İşte bu yüzden medya en güçlü silahtır. Çünkü çoğu zaman medya mantığa değil de duygulara hitap eder. Liderlerin söyledikleri  &#8220;Sen vatan hainisin, sen dinsizsin, sen laikçisin&#8221; gibi sözler bu iddaayı tesciller.</span></p>
<figure id="attachment_68" aria-describedby="caption-attachment-68" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" class="wp-image-68 size-full" src="https://filozofadam.com/wp-content/uploads/2020/01/Laiklik-elden-gideahh.jpg" alt="Siyaset" width="640" height="360" /><figcaption id="caption-attachment-68" class="wp-caption-text">Bu fotoğraftaki, adamı tanıyorsunuzdur. Röportaj sırasında, kendisinden farklı düşünen ve düşüncesine dile getiren bir kadını &#8221; HAİNN&#8221; diye bağırmıştı. Bu amca, tipik bir beyin yıkama olayına örnektir.</figcaption></figure>
<p><span style="font-size: 14pt;">Düşünün ki bir haber kanalı, bir siyasi parti liderine &#8220;Asrın lideri&#8221; derse, sorgulama yetisi düşük insan, bundan duygusal anlamda etkilenmez mi? Araştırmayan bir insan, gece gündüz medya tarafından söylenen bu cümleye inanmaz mı? Tabi ki inanır. Bu yüzdendir ki medya, araştırmayan insan üzerinde çok etkilidir. Halbuki araştıran, gerçeklerin farkına varmış bir insan, medyadan duyduklarına inanma eğiliminde olmaz; çünkü o, gerçeklerin farkına varmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Günümüz dünyasında, siyaset ile kafayı bozmuş ve kendisi gibi düşünmeyenlere saldırgan bir yapı içerisinde olan her insan emin olun ki medyanın etkisi altında kalmıştır. Zaten, siyaset ile kafayı bozmasının temel  nedeni de medyadır. Nitekim günümüzde haber kanallarının bir çoğu, insanların duygularıyla oynayarak, insanları<strong> kutuplaştırmaktadır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Siyasetle kafayı bozan insanların ikinci özelliği: Kendileri gibi düşünmeyenlere düşman gözü ile bakmalarıdır. Bu kişi, en yakınları dahi olabilir. Bu özelliklerinin var olmasının temel sebebi de yine medyadır. Takip ettikleri haber kanalları, izledikleri programlar onlara, düşünceler aracılığı ile  bu özelliği aşılarlar. Ancak birçoğu bu beyin yıkamadan habersizdir. Çünkü onlar televizyonda söylenilen her cümlenin doğru olduğuna koşulsuz şartsız inanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu makaleyi okuyan sizlere tavsiyem, Kesinlikle televizyonda gördüğünüz ve duyduğunuz her şeye sorgusuz sualsiz inanmayın. Haberleri izleyin ancak sorgulayın. Çünkü günümüz Türkiye&#8217;sindeki medya, bazı kişilere hizmet için, çok etkili bir şekilde algı operasyonu yapmaktadır. Bunun en güzel örneği yukarıda fotoğrafını paylaşmış olduğum amcadır. Gün içinde, siyaset üzerine haber kanallarını izlemek yerine, siyaset üzerine <a href="https://filozofadam.com/uncategorized/kitap-okumak-istiyorum-ama-baslayamiyorum-neden/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kitap okumak</a>, medya, basın, iktidar, ekonomi gibi konularda araştırma yapmak çok daha faydalıdır. Nitekim günümüzde herhangi bir konuda bilgiye ulaşmak çok kolaydır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Siyaset ile kafayı  bozan insanların, siyaset ile kafayı bozmalarının temel sebebinin, medya olduğundan bahsettik. Şimdi ise siyasiler toplumu umursuyor mu? sorusunun cavabına değinelim.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Siyasiler Toplumu Ne Kadar Umursuyor?</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Birçok insan taraftarı oldukları siyasi parti yüzünden, en yakınlarının kalbini kırıyor veya konuşmuyor. <span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu duruma aile içerisinde veya çevrenizde mutlaka sizde şahit olmuşsunuzdur. Peki, toplumdaki bireylerin birçoğu hayatının merkezine siyasileri koymuş ve bu siyasiler uğruna, en yakınlarıyla bile muhataplığı kesiyorken, acabalar siyasiler bizleri ne kadar umursuyor? Bu soruyu hiç düşündük mü? </span></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu  soru tartışmaya çok açık bir sorudur. Eğer bu soruyu topluma sorsaydık herkesin farklı cevapları olurdu. Kimileri, siyasetçilerin toplumu önemsediğini savunurdu, kimileri siyasetçilerin toplumu önemsemediğini savunurdu. Bu sorunun farklı cevapları olsada, siyasetçiler adına kesin bir görüş var ki <span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">o görüşte su götürmez bir gerçektir. </span></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu görüş; Her siyasetçinin ( Bulunduğu konum fark etmeksizin ) bulunduğu mevkide olmasının nedenlerinden bir tanesi, kendisinin o mevkide bulunaraktan bir çıkar kazanmaya çalışmasıdır. Yani bugün yaşadığınız ilin Belediye Başkanı, o mevkide bulunuyorsa en temel düzeyde kendi çıkarı için orada bulunuyordur. Bu çıkar mevki olur, para olur veya herhangi başka bir şey olur bilemeyiz. Ancak bir siyasetçinin, bir mevkiye gelmek istemesinin temel nedenlerinde bir tanesi: En temel düzeyde kendi çıkarının bulunmasıdır. Sonrasında halka hizmet vs. Gelir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İşte bu noktada, şu şekilde bir olay örgüsü karşımıza çıkabilir: Siyasetçi, bulunduğu mevkide, sadece kendi çıkarlarına odaklanabilir ve toplumu gerçek anlamda umursamayabilir. Nitekim, umursaması için bir sebep kalmamıştır. Çünkü zaten gücü ele geçirmiştir. O vaatlerin hepsi bir anda yalan olabilir. İşte bu noktada, siyasiler toplumu ne kadar umursuyor? sorusuna cevap olarak: Siyasiler toplumu umursamıyor diyebiliriz. Tabii genelleme yapmamız yanlış olur. Bazıları desek daha doğru bir yaklaşım sergilemiş oluruz.</span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-71 size-large" src="https://filozofadam.com/wp-content/uploads/2020/01/IMG_20200125_111753-1024x595.jpg" alt="Siyaset-nedir" width="648" height="377" /></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu alıntı, Anthony Crowe&#8217;ın yazmış olduğu &#8220;<strong>Hitler</strong>&#8221; isimli kitaba aittir. Bu söyleyiş de Hitler&#8217;e aittir. Hitler, 50 milyon insanın ölümüne yol açan 2.ci Dünya savaşını başlatsa da Yahudilere ve esirlere ne kadar zulüm etse de geçmişin en büyük siyasetçilerindedir. Geçmişin en büyük siyasetçilerinden olan Hitler, &#8220;<strong>Siyasiler toplumu ne kadar umursar?</strong>&#8221; sorusuna bu şekilde cevap vermiştir. Bence dikkate alınması gereken bir cevaptır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Son olarak, hayatımızda birey olarak; siyasetçilere, siyasi partilere, görüşümüze değer vermeliyiz ve savunmalıyız. Ancak bunu kafayı bozacak şekilde yapmamalıyız. Bir siyasi parti veya bir siyasi lider uğruna çevremizdeki insanların kalplerini kırmamalıyız. Diğer insanlar neden benim gibi düşünmüyor diyerekten diğer insanları eleştirmemeliyiz. Nitekim belki bizim düşüncemiz yanlıştır. Ayrıca diğer insanlar neden benim gibi düşünmüyor demek ve hayata bu şekilde bakmak, çomarlığın alametidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kısacası <strong>Apolitik</strong> olmayalım, ama siyasetle de kafayı bozmayalım.</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsiyaset-ile-kafayi-bozanlar&amp;linkname=Siyaset%20%C4%B0le%20Kafay%C4%B1%20Bozanlar%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsiyaset-ile-kafayi-bozanlar&amp;linkname=Siyaset%20%C4%B0le%20Kafay%C4%B1%20Bozanlar%20%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsiyaset-ile-kafayi-bozanlar&amp;linkname=Siyaset%20%C4%B0le%20Kafay%C4%B1%20Bozanlar%20%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsiyaset-ile-kafayi-bozanlar&amp;linkname=Siyaset%20%C4%B0le%20Kafay%C4%B1%20Bozanlar%20%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsiyaset-ile-kafayi-bozanlar&amp;linkname=Siyaset%20%C4%B0le%20Kafay%C4%B1%20Bozanlar%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fsiyaset-ile-kafayi-bozanlar&#038;title=Siyaset%20%C4%B0le%20Kafay%C4%B1%20Bozanlar%20%21" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/siyaset-ile-kafayi-bozanlar" data-a2a-title="Siyaset İle Kafayı Bozanlar !"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/siyaset-ile-kafayi-bozanlar">Siyaset İle Kafayı Bozanlar !</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/siyaset-ile-kafayi-bozanlar/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1175</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Her Zaman Harika Hissetmeliyim!</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/her-zaman-harika-hissetmeliyim</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/her-zaman-harika-hissetmeliyim#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2020 18:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat içerisindeki  psikolojik hastalıkların, tehlike oranını belirleyecek bir kriter belirtmemiz istense, benim belirteceğim kriter &#8220;Var olan sorunun kendisini fark ettirmemesi&#8221; kriteri olur. Nitekim insan, sorununu fark edemez ise çözümünü bulamaz ve bir kısır döngü içine girer. Bu kısır döngünün içine...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/her-zaman-harika-hissetmeliyim">Her Zaman Harika Hissetmeliyim!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;">Hayat içerisindeki  psikolojik hastalıkların, <strong>tehlike oranı</strong>nı belirleyecek bir kriter belirtmemiz istense, benim belirteceğim kriter &#8220;<strong>Var olan sorunun kendisini fark ettirmemesi</strong>&#8221; kriteri olur. Nitekim insan, sorununu fark edemez ise çözümünü bulamaz ve bir kısır döngü içine girer. Bu kısır döngünün içine girmiş insan ise gün geçtikçe yıpranır, içinden çıkamayacağı bir girdabın içinde kronik  strese maruz kalır. Bu stres kişinin hayatını tamamen olumsuz yönde etkiler. Bu yüzdendir ki var olan sorunun varlığını fark ettirmemesi, psikolojik bir hastalığın tehlike oranını büyük ölçüde etkiler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Günümüzde birçok kişide olan ancak bir o kadar da farkına varılamayan, <strong>en tehlikeli psikolojik hastalıklar</strong>dan bir tanesi &#8220;Her zaman harika hissetmeliyim&#8221; hastalığıdır. Bu hastalığa sahip olan bireylerin en önemli ortak özelliği: &#8220;Olumsuz duygulardan herhangi birisini yaşadıkları an &#8220;Neden böyle hissettim? veya Neden böyle hissediyorum?&#8221; diye kendilerini sorgulamaya, hissettikleri duyguların üzerine düşünmeye başlamaları  ve &#8220;Yine eskisi gibi mi hissedicem?&#8221; diyerek kaygılanmaya başlamalarıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu sorgulamadan ve kaygıdan sonra bu hastalığa sahip bireyler, tekrar bir arayış içerisine girerler ve hissettikleri olumsuz duyguları yok etmek için yine araştırmaya yapmaya koyulurlar. Bu sefer hissettikleri olumsuz duygudan tamamen kurtulacaklarına inanırlar; ama en kısa süre sonra bir bakarlar ki tekrar, araştırma yapmaktadırlar ve yine çözüme ulaşamamışlardır. İşte bu türe ait bireylerde <strong>kronik stres</strong> bu şekilde başlar; çünkü bir türlü kendilerini &#8220;Her zaman harika hissedememektedirler (!)&#8221;   Peki tamam, bu insanlar sürekli harika hissetme isteğindeler ama onlarda neden bu şekilde sürekli bir harika hissetme isteği var? Bu soru çok önemlidir; çünkü bu soru, &#8220;Her zaman harika hissetmeliyim&#8221; hastalığının nedenini açıklar.</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Her Zaman Harika Hissetmeyi İstemenin Nedeni Nedir?</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Her zaman harika hissetmeyi istemenin en temel nedeni: Bireyin hiçbir zaman psikolojik acıya maruz kalmayı istememe, isteğinden kaynaklanır. Kişi, hiçbir zaman acıya, yani olumsuz duyguya maruz kalmak istemediği için hissettiği en ufak bir olumsuz duyguda &#8220;Şimdi ben neden böyle hissettim?&#8221; tarzında düşüncelere girer. Sonrasında bu acıyı yaşamamak için başlar araştırma yapmaya; mesela özgüvenini eksik hissetmişse &#8220;<a href="https://kendinebilgikat.com/ozguven-kazanmak-guc-sahibi-olmanin-yolu">Özgüven kazanmanın yolu nedir?</a>&#8221; şeklinde araştırma yapar. Bu araştırmadan sonra kendisini biraz iyi hisseder ama sonra hayatın içine girer ve karşılaştığı herhangi yeni bir olay karşısında, <strong>doğal</strong> olaraktan kendisini biraz güvensiz hisseder ve döner başa tekrardan &#8221; Neden yine böyle hissettim? &#8221; der, özgüven adına araştırma yapmaya başlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"> Bu kısır döngü sürekli bu şekilde devam eder. İşte o en baştaki &#8220;<strong>Hiçbir zaman acıya maruz kalmama isteği</strong> yüzünden&#8221; kişi farkında olmasa dahi çok büyük bir problemin içine düşmüş olur. Bu problem, şuan bahsettiğimiz &#8220;Her zaman harika hissetme isteğidir.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Peki bu problem neden bu kadar kötüdür? Bu problemin kötü olmasındaki en önemli etken  &#8220;Ben biraz daha araştırma yapayımda, kendimi biraz daha iyi hissedeyim ve kendimi iyi hissettikten sonra harekete geçeğimdir. &#8221; Bu etken neticesinde kişi hiçbir zaman kendisini iyi hissetmeden harekete geçmez, her zaman iyi hissedeceği anı bekler ama şunun farkında değildir ki &#8220;Bu hayatta olumsuz duygulardan kaçış yoktur.&#8221; Okunulan hiçbir kitap, izlenilen hiçbir video yeni olaylar karşısında hissedeceğiniz olumsuz duyguları yok etmez. Sizlere sadece o an kendinizi biraz daha  iyi hissetmenizi sağlar, o kadar. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ufak bir mantık silsilesi ile şu gerçeği söyleyebilirim: Hissedilecek olan olumsuz duygulardan hiçbir şekilde kaçış yoksa ve bu olumsuz duygulara rağmen harekete geçmiyor, harika hissedeceğimiz zamanı bekliyorsak, ömür boyu kendimizi iyi hissetmeyi bekleriz. Neticede geçen zaman içerisinde hiçbir varlık kazanamadan hayatımızı sürdürmüş oluruz; çünkü iyi hissetcem diye herhangi bir varlığı kazanmak için harekete geçmemişizdir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu problemin kötü olmasındaki bir diğer önemli neden ise &#8221; Sorun olduğunu belli etmemesidir.&#8221; Yani bu hastalığa sahip bireyler, sürekli olarak özgüven, özdeğer ve benzeri duyguların arayışı içerisinde olmayı, doğal bir eylem zannederler. Ancak bu doğal bir eylem değildir, sorunun ta kendisidir. Bu sorun:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kişinin zamanının büyük çoğunluğunu alır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Sürekli stres altında hissettirir; çünkü isteklerine çözüm bulunamaz. Mesela &#8220;Ultra özgüven&#8221; kazanılamaz, kimsede ultra özgüven yoktur.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kişiyi yetersiz hissettirir; çünkü ne kadar çok manevi varlık kazanılsa da, hala sabit bir şekilde akan özgüven duygusu veya başka olumlu duygu yoktur.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Gelişimi engeller; çünkü harekete geçmek için gelmeyecek olan o &#8220;İyi hissedeceğimiz anı bekleriz.&#8221;</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kısacası, her zaman harika hissetmeyi istemek, kişiye zarar vermekten başka hiçbir amaca hizmet etmez.</span></p>
<h3 style="text-align: center;">Olumlu duygular engebeli bir yolda mı ilerler? Yoksa düz bir yolda mı?</h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yaşamımız içerisinde sahip olduğumuz, özgüven, cesaret, özdeğer, arzu, heyecan gibi olumlu duyguların ortak özelliği: Yaşamımız içerisinde bizimle ilerlerken inişli çıkışlı bir yol izlemeleridir. Örnek verecek olursak, harekete geçmede en büyük itici güç olan arzu duygusunu bugün 10 üzerinden 9 oranında hissediyorsak, yarın 10 üzerinden 5 hissedebiliriz. Hayatınızda bunun örneği ile çok karşılaşmışsınızdır. Bu durum oldukça doğaldır. Nitekim bizler insanız ve gün içerisine bizi, duygularımızı etkileyecek birçok yeni olay ile karşılaşmaktayız. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mesela şuan tüm dünyayı sarmış olan Corana Virüs, ölüm korkusunu sizlere hissettirdi mi? Büyük ihtimalle hissettirmiştir ve gayet doğaldır. Buradan anlayacağınız üzere, dış koşullar bizleri etkiler ve bazı olumsuz diye adlandıracağımız duyguları yaşatır. Bu yüzdendir ki yaşamımız içerisinde hissettiğimiz olumlu duyguların inişli çıkışlı bir yol izlemesi oldukça doğaldır.</span></p>
<p><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/her-zaman-harika.jpg"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1169 size-full" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/her-zaman-harika.jpg" alt="her-zaman-harika-hissetmeliyim" width="800" height="600" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/her-zaman-harika.jpg 800w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/her-zaman-harika-300x225.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/her-zaman-harika-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Her zaman harika hissetmeliyim, hastalığına yakalanmış bireyler işte bu basit gerçeği anlamamaktadır. Onlar sürekli olarak, sabit bir şekilde akan olumlu duygu seli istemektedir. Her an heyecan, her olay karşısında çivi gibi bir özgüven, her an mutluluk, bitmek bilmeyen bir arzu, hiçbir zaman korku yok (!) Sonrasında ise en ufak bir acıya maruz kalma durumunda &#8220;Neden böyle hissettim?&#8221; deyip kafayı yemeler. Ve en kötüsü de kafayı yemelerinin nedenini anlayamamaları! Sanki bu isteklerinin doğal olduğunu sanmaları. Sizlere açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki &#8220;Her zaman harika hissetmeliyim&#8221; isteğinin, kendisi başlı başına bir sorundur. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Genellikle bu takıntılı düşünceye kapılmış insanların, özgüven, özdeğer duyguları gayet yerindedir ama yeni olaylar karşısında hissettikleri <a href="https://eksisozluk.com/kaygi--40511" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kaygı</a>, stres, korku gibi doğal duyguları sürekli olarak &#8220;Ben neden böyle hissettim? &#8221; diye kafalarına takmaları sonucunda, gerçek anlamda özgüven duyguları ve özdeğer duyguları düşer. Bu yüzden &#8220;Her zaman harika hissetmeliyim&#8221; hastalığından kurtulmaları gerekir. Peki bu hastalığın çözümü nedir?</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Her Zaman Harika Hissetmeliyim Hastalığından Nasıl Kurtulunur?</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bu hastalıktan kurtulmak için ilk olarak, yaşam içerisindeki olumsuz duyguların varlığını kabul etmek ve bu duygulardan kaçınılamayacağı gerçeğini anlamak gerekir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Her zaman harika hissetmeliyim hastalığının en büyük nedeni: yukarıda açıklamış olduğum üzere; &#8220;<strong>Hiçbir zaman acıya maruz kalmama isteği</strong>ydi.&#8221; Eğer bu isteğinizden vazgeçerseniz ve hayat içerisinde acıdan kaçınılamayacağı gerçeğini kabullenirseniz, artık sükunetli bir şekilde kendinizi acıya maruz bırakırsınız. Kendinizi acıya maruz bıraktıkça, acının üzerinizdeki etkisi azalmaya başlar ve neticede acıya karşı duyarsızlaşırsınız. Buna gelişim denir. Ancak, &#8220;Kendimi iyi hissedeyim ve sonrasında harekete geçeyim&#8221; derseniz ve sürekli olarak kendinizi iyi hissetmek için bir arayış içerisinde olursanız, harekete geçemezsiniz. Harekete geçemediğiniz için acıya maruz kalamazsınız, acıya maruz kalamadığınız için gelişemezsiniz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">( Bkz: <a href="https://kendinebilgikat.com/gelisim-ne-zaman-baslar" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Gelişim Nasıl Başlar?</a> )</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Olumsuz duygulardan kaçış olmadığını kabul etmenin bir diğer avantajı ise özgüven arayışınıza son vermek olacaktır; çünkü devamlı olarak özgüven arayışı içerisinde olan insanların bu arayışlarının sebebi yine acıya maruz kalmama isteğidir. Yani onlar özgüven kazanıp, sonrasında kaygı duydukları olaylar ile yüzleşmeyi isterler. Bir nevi acıdan kaçarlar. Olumsuz duygulardan hiçbir şekilde kaçınılamayacağı gerçeğini anlamış bir insan, artık  sürekli olarak yaptığı özgüven arayışına son verir ve gönüllü olarak acıya maruz kalmaya başlar.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Tüm duyguların, yaşam içerisinde ilerlerken engebeli bir şekilde ilerlediklerini  bilincinde olmak, &#8220;Her zaman harika hissetmeliyim.&#8221; isteğinize son verir. Nitekim, bu takıntılı isteğe maruz kalmış insanlar, garip bir şekilde her an özgüven, her an heyacan gibi duygular istemektedir. Ancak bu istek hayatın yasasına terstir. Hayatta sabit bir şekilde akan, duygu durumu yoktur. Duygular inişli çıkışlı ilerler. Ayrıca unutmamak gerekir ki bizler insanız ve paslanma özelliğimiz mevcut, gün içerisinde 3 farklı yerde konuşma yaptıktan sonra 4.cü konuşmanız size çok kolay gelir. Ancak, 2 ay hiç konuşma yapmasanız ve sonra topluluk önüne çıksanız <strong>doğal</strong> bir şekilde bazı olumsuz duyguların etkisi altında kalırsınız.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Her zaman harika hissetmeliyim hastalığını yenmek için atmanız gereken en önemli adımlardan bir tanesi de &#8220;Özgüven, özdeğer&#8221; gibi olumlu duyguları çok fazla kafaya takmamak, çok fazla istememektir.  Nitekim hayat içerisinde hangi varlığı çok fazla isterseniz, kafanıza takarsanız o varlığı biliçaltı düzeyde büyütmeye başlarsınız ( İstediğiniz varlık maddi veya manevi olsun fark etmez ) Herhangi bir varlığı bilinçaltı düzeyde büyütmeye başladıkça ise kendinizi güçsüz hissetmeye başlarsanız, karşısında güçsüz hissettiğiniz bir varlığa ise sahip olmanız doğal olaraktan çok zorlaşır. Bu yüzden, özgüven, özdeğer, özsaygı gibi olumlu duyguları kazanmak için planlı bir şekilde mücadele edin ama &#8220;Ben ultra özgüven sahibi olmalıyım, Bende süper özgüven olmalı&#8221; gibi düşüncelere girerekten kendinizi yiyip bitirmeyin. Nitekim bu davranış size sadece zarar verir.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fher-zaman-harika-hissetmeliyim&amp;linkname=Her%20Zaman%20Harika%20Hissetmeliyim%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fher-zaman-harika-hissetmeliyim&amp;linkname=Her%20Zaman%20Harika%20Hissetmeliyim%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fher-zaman-harika-hissetmeliyim&amp;linkname=Her%20Zaman%20Harika%20Hissetmeliyim%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fher-zaman-harika-hissetmeliyim&amp;linkname=Her%20Zaman%20Harika%20Hissetmeliyim%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fher-zaman-harika-hissetmeliyim&amp;linkname=Her%20Zaman%20Harika%20Hissetmeliyim%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fher-zaman-harika-hissetmeliyim&#038;title=Her%20Zaman%20Harika%20Hissetmeliyim%21" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/her-zaman-harika-hissetmeliyim" data-a2a-title="Her Zaman Harika Hissetmeliyim!"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/her-zaman-harika-hissetmeliyim">Her Zaman Harika Hissetmeliyim!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/her-zaman-harika-hissetmeliyim/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1154</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Günde 15 Dakika Çalışarak Milyarder Olmak Mümkün Mü?</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/gunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/gunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2020 16:10:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1071</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milyarder olmak, para olgusunu anlamış her insanın sahip olmak isteyeceği üst düzey rütbeli bir konumdur. Nitekim milyarder insan, hayatına birçok maddi veya manevi varlığı çekebilir. Ve zaten milyarder olmanın değeri de burada yatmaktadır. Düşünün ki asgari ücretle çalışan bir insan...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/gunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu">Günde 15 Dakika Çalışarak Milyarder Olmak Mümkün Mü?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Milyarder olmak</strong>, para olgusunu anlamış her insanın sahip olmak isteyeceği üst düzey rütbeli bir konumdur. Nitekim milyarder insan, hayatına birçok maddi veya manevi varlığı çekebilir. Ve zaten milyarder olmanın değeri de burada yatmaktadır. Düşünün ki asgari ücretle çalışan bir insan için para sayesinde 8-5 mesaiden kurtulmak, bir nevi sürekli kazanılan özgürlük bile çok fazla paraya sahip olmak için yeterli bir sebeptir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Günümüz ekonomik sisteminde para kazanma isteğimiz, bizler için adeta yemek yeme, uyuma gibi birer içgüdüye dönüşmüştür. Öyle ki her şeyimiz paraya bağlıdır. Bu yüzden para kazanmaya çalışmak, para istemek son derece doğaldır. Ancak para kazanma konusunda bazı gerçeklerin farkına varmalıyız; çünkü bizler için resmen içgüdüsel bir isteğe dönüşmüş olan para kazanma isteği, bazı çıkar grupları tarafından acımasızca, kendi menfaatleri doğrultusunda kullanılmaktadır. Ve oltalarının ucuna yem olaraktan, bizim nefsimize uygun söylemleri takmaktadırlar. Ve bu yüzden de kendi çıkarlarını, başarılı bir şekilde sağlıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İnsan olarak bizlerin oltaya gelmesindeki en büyük etken; doğal isteklerimizin çatışmasıdır. Bir yandan çok para istiyoruz ama bunu en kolay şekilde gerçekleştirmek istiyoruz; mesela günde 15 dakika çalışarak milyarder olmayı istiyoruz, evden dışarı çıkmadan özgüven kazanmayı istiyoruz, kendimizi geliştirmeden saygı duyulan bir insan olmayı bekliyoruz. Ben bu duruma insanın bilinçli zihin ile ilkel zihnin çatışması diyorum. İsteklerimizi bilinçli zihnimiz tarafından oluşturuyoruz ve bu yolda mücadele etmemiz gerektiğini biliyoruz; ama diğer yandan hiçbir şekilde mücadele etmek istemiyoruz; yatması, tv izlemesi bize o kadar güzel geliyor ki kıpırdamak dahi istemiyoruz.  İşte insani olan bu özelliğimiz en büyük zaafımız ve bu zaafımızdan yararlanmak isteyen pazarlamacılar fazlasıyla mevcuttur.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Milyarder mi olmak istiyorsunuz? Alın bu eğitim setimi günde 15 dakika çalışarak milyarder olacaksınız.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Özgüven mi kazanmak istiyorsunuz? Alın bilinçaltı hipnoz CD&#8217;mi ve kaya gibi bir özgüvene sahip olun.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Yabancı dil mi öğrenmek istiyorsunuz? Bu 3 CD&#8217;yi alın ve 3&#8217;er kez baştan sona izleyin. Sonrasında nasıl İngilizce konuşacağınıza siz bile şaşıracaksınız.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu ve bunun gibi pazarlama söylemlerini duyduğunuz anda olduğunuz yerde durun ve olabildiğince hızlı bir şekilde oradan uzaklaşın; çünkü orada <strong>yasal dolandırıcılık</strong> söz konusudur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatta, herhangi <strong>bir varlığa sahip olmak için,</strong> herhangi <strong>bir varlığı kazanmak için</strong> belli başlı başlı kriterleri yerine getirmek zorundasınız. Eğer bu kriterlerin ne olduğunu anlarsanız: Kazanmanın, sahip olmanın yasasını da anlarsınız ve en önemlisi de sazan olmaktan kurtulursunuz. Neticede ise cebinizdeki para  ve zaman size kalır.</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Kazanmak İçin Gerçekleştirmeniz Gereken 2 Kriter</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kriter kavramı, herhangi bir oluşumu ve olguyu oluşturan parçalar, niteliğinde kullanılır. Bu bağlamda sizlere şunu söyleyebilirim ki hiçbir oluşum tek bir kriter üzerinden gerçekleşmez. Bir oluşum, farklı farklı kriterlerin birleşmesinden oluşur. Ben sizlere burada, herhangi bir varlığı kazanmanın en önemli 2 kriterinden bahsedicem. Kazanmanın ilk kriteri: <strong>10.000 saat kuralını gerçekleştirmektir.</strong></span></p>
<ul>
<li>
<h3><span style="font-size: 14pt;"><strong>10.000 Saat Kuralı Nedir? </strong></span></h3>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">10.000 kuralı kısaca, sizin herhangi bir alanda uzmanlık statüsüne yükselmek için çalışmanız gereken saati temsil eder. Bu kurala göre bir insan bir alanda 10.000 saat boyunca çalışmışsa artık <strong>uzmanlaşmış</strong> demektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ben bu kuralı ilk başta duyunca doğruluğu üzerine düşünmüştüm. Yaptığım araştırmalar ve gözlemler neticesinde fark ettim ki bu kural gerçekten doğru. Nitekim bir alanda başarıya ulaşmış hangi insanı incelerseniz inceleyin, fark edeceksiniz ki o insan, başarılı olduğu alanda yıllarını vermiştir; mesela Facebook&#8217;un kurucusu <a href="https://www.paradurumu.com/basari/facebookun-kurucusu-mark-zuckerbergin-hayat-hikayesi-haberi-4527#page_1" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Mark Zuckerberg</a> daha 12 yaşındayken &#8220;Zucknet&#8221; isimli bir mesajlaşma programı oluşturmuştur. Yani Mark Zuckerberg 12 yaşında kodlama diline hakimmiş. 12 yaşında kodlama diline hakim olan bir insan bu tutkusu ve becerisi üzerine yıllar geçtikçe kendisini geliştirmiş ve en nihayetinde 18 yaşındayken Facebook&#8217;u kurmuştur. Aynı şekilde Steve Jobs, Elon Musk, Jeff Bezos gibi aklınıza gelebilecek başarıya ulaşmış insanların hepsi uzun yıllar boyunca, bir alan üzerinde verdikleri emekler doğrultusunda başarıya ulaşmışlardır.</span></p>
<p><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu.jpeg"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1076 size-large" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu-1024x576.jpeg" alt="milyarder-olmak" width="800" height="450" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu-1024x576.jpeg 1024w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu-300x169.jpeg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu-768x432.jpeg 768w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ben bu yüzden diyorum ki<strong> kazanmanın en önemli kriteri</strong>: bir alan üzerinde uzun süre yoğunlaşmaktır. <strong>Milyarder olmak</strong> veya herhangi bir alanda varlık kazanmak bu şekilde gerçekleşir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Toplumun büyük çoğunluğu başarının arkasındaki gerçekleri sezemez; çünkü zihinleri gerçeği bulmayı değil, kolayı bulmaya programlanmıştır. İnsanlar Mark Zuckerberg için ne diyor; &#8221; Ulan bu adam da ne şanslı, bir uygula yaptı köşeyi döndü.&#8221;  Şansı mı? Pardonnn? Tamam illa ki hayatta bazı konularda şansı yanındaydı; ancak bu insanın başarısını sadece şansa mal etmek, haksızlıktan başka hiçbir şey olmaz. Nitekim yukarıda söylediği üzere, adam 12 yaşında kodlama diline hakimmiş. Ve bu becerisini yıllarca geliştirmiş. Neticede ise kodlama alanında uzmanlık statüsüne yükselmiş ve girişimi başarılı olmuş.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İnsanların zannettiği ise Mark Zuckerberg&#8217;in öylesine, rastgele bir uygulama kurduğu ve bir anda şansının yaver gittiği ve neticesinde  milyarder olduğu yönündedir. Toplum, kazanım olaylarına bu şekilde baktığı için hiçbir emek sarf etmeden, bir eğitim seti ile milyarder olacaklarına inanıyorlar; sonucunda ise çok büyük zarara giriyorlar; bir zamanlar Çiftlik Bank vakasında olduğu gibi.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden büyük hedefleriniz var ise ilk olarak hedefiniz doğrultusunda &#8220;10.000 saat çalışma&#8221; kriterini gerçekleştirin. Unutmayın ki 10 saat kuralını gerçekleştirmeden büyük başarılara, dolayısıyla da büyük kazanımlara sahip olamazsınız; yani &#8220;ben bu eğitim setini alayım da günde 15 dakika çalışayım, sonra gelsin paracıklar&#8221; gibi düşünceleriniz varsa bunların boş hayalden ibaret olduğunu anlayın. Hiçbir kazanım günde 15 dakika çalışma ile gerçekleşmez.</span></p>
<ul>
<li>
<h3><span style="font-size: 14pt;"><strong>Tutkunuz var mı?</strong></span></h3>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Acaba Mark Zuckerberg, 12 yaşındayken milyarder olmak için planlar yapmış mıydı? Acaba kodlama dilini bu yüzden mi öğrenmişti? Yoksa kodlama işi, onun için bir tutku muydu? Tabi ki de bir tutkuydu! 12 yaşındaki bir çocuk, milyarder olmak için geleceğe yönelik planlar yapmaz; ancak bir alan üzerinde tutkusu var ise o tutkusu doğrultusunda zamanının büyük çoğunluğunu o işte geçirebilir. Yani 10.000 saat kuralını gerçekleştirebilir. Mark Zuckerberg&#8217;in yaptığıyda buydu; Onda, kodlama diline karşı büyük bir tutku vardı.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İnsan, arzulamadığı bir işte, eylemde <strong>doğal olaraktan</strong> başarılı olamaz; çünkü bir insanın bir işe arzusu yoksa, o iş üzerine derinlemesine çalışmaz. Çalışsa dahi zihnen öğrenmeye açık olmaz; işini yapar ve geçer. Ancak iş üzerinde tutkulu olan bir insan işin içine girdikçe girer, çalıştıkça çalışır. En nihayetinde ise çalıştığı konu üzerinde çoğu insandan daha fazla öznel bilgiye sahip olur. Çalıştığı iş üzerinde sistemin nasıl ilerlediğini, ne yapması gerektiğini, kısacası her şeyini bilir. İşte bu insan doğal olaraktan 10.000 saat kuralını yerine getirir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden diyebiliriz ki <strong>kazanmak</strong> için sahip olmanız gereken en önemli kriterlerden bir tanesi: Tutkudur.  Para kazancam diye kendi tutkularınızı dikkate almayarak yaptığınız tercihler sizlere hiçbir zaman kazandırmaz. Hele hele günde  işin tamamen kolayına kaçarak, günde 15 dakika çalışarak milyarder olmaya çalışmanız size hiçbir zaman kazandırmaz, tam aksine kaybettirir.</span></p>
<h2 style="text-align: center;">10.000 Saat Nasıl Çalışcam? Çok Zor!</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Eğer herhangi bir varlığı kazanmak için bu tarz bir düşünce yapısına giriyorsanız bilin ki ya tutku ile yapacağınız bir işi bulamamışsınızdır ya da hala işin kolayına nasıl kaçabilirim? kafasındasınızdır. Her iki durumda, bu soruyu kendinize sormanıza neden olur. Ancak tutku ile yapacağınız işi bulamamanız, pek fazla problem değildir. Nitekim, tutkunuzu bugün bulamadıysanız, keşfedemediyseniz de elbette bir gün keşfedeceksiniz. Ve belki de birçoğunuz kendi tutkunuzun farkındasınızdır; ama harekete geçemiyorsunuzdur. Haa derseniz ki benim hiçbir alanda tutkum yok, <strong>tutkumu nasıl bulabilirim?</strong> diye bir soru sorarsanız bende size derim ki: Tutkunuzu bulmak için hayatın içine girin; yani deneyin. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mesela içinizde spor yapma isteği var ama spora mı gitmiyorsunuz? O zaman spora yazılın. Bi deneyin bakalım, belki de o iş sizi çok saracak. Veya başka yapmak istediğiniz ama yapmadığınız bir isteğinizi deneyin, üzerine çalışın belki de sizin tutkunuz o olacak.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kısacası evinizde yatmayın, evinizde yatarak zaten herhangi bir tutkuya sahip olamazsınız. Herhangi bir tutkuya sahip olmak için kendi istekleriniz doğrultusunda harekete geçmeniz gerekir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">10.000 saat nasıl çalışcam? Çok Zor! zihniyetindeki esas sıkıntılı olan durum &#8220;İşin kolayına kaçma çabasıdır.&#8221; Bu makaleyi okuduğunuz halde, hala bu tarz bir düşünceye giriyorsanız, muhtemelen ileride sizi, televizyonlarda &#8220;Mağdur olan vatandaşlar&#8221; başlıklı haberlerde görecez. Çünkü siz <strong>esas</strong> olayı kavrayamıyorsunuz: Bu <strong>hayatta kolaya kaçmanın sonu, hüsrandır!</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Düşünün  hayatta kolaya kaçtığınız zamanları ve kendinize sorun: Kolaya kaçmanın sonucunda ne kazandım? Kolaya kaçmanın sonucunda tembellik yaptınız ve belki de istediğiniz <a href="https://kendinebilgikat.com/universite-okumanin-gercekleri-artik-anlayin" target="_blank" rel="noopener noreferrer">üniversite</a>ye gidemediniz; Kolaya kaçmanın neticesinde korkaklık yaptınız ve belki de elinize geçen  daha fazla para kazanma fırsatını kaçırdınız! Gerçekten kolaya kaçmanın sonucunda kaybettiğiniz maddi veya manevi varlıkları derinlemesine düşünün. İşte o zaman anlayacaksınız ki: &#8220;<strong>Bu hayatta kolaya kaçmanın insana kazandırdığı yok!&#8221;</strong> Bu gerçeği anladıktan sonra kazanan  insanın zihin yapısına bir adım daha yaklaşmış olacaksınız; çünkü tembellik yapmaya, bahane üretmeye karşı panzehir kazanmış olacaksınız. Bu panzehir sayesinde sükunetli bir şekilde çalışacaksınız. Çalıştıkça kazanacaksınız ve belki de hayalinizdeki istediğiniz varlığa ulaşabileceksiniz. Ve neticesinde ise her insanın istediği milyarder sıfatına sahip olabileceksiniz&#8230;</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fgunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu&amp;linkname=G%C3%BCnde%2015%20Dakika%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Farak%20Milyarder%20Olmak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20M%C3%BC%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fgunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu&amp;linkname=G%C3%BCnde%2015%20Dakika%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Farak%20Milyarder%20Olmak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20M%C3%BC%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fgunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu&amp;linkname=G%C3%BCnde%2015%20Dakika%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Farak%20Milyarder%20Olmak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20M%C3%BC%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fgunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu&amp;linkname=G%C3%BCnde%2015%20Dakika%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Farak%20Milyarder%20Olmak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20M%C3%BC%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fgunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu&amp;linkname=G%C3%BCnde%2015%20Dakika%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Farak%20Milyarder%20Olmak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20M%C3%BC%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fgunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu&#038;title=G%C3%BCnde%2015%20Dakika%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Farak%20Milyarder%20Olmak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20M%C3%BC%3F" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/gunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu" data-a2a-title="Günde 15 Dakika Çalışarak Milyarder Olmak Mümkün Mü?"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/gunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu">Günde 15 Dakika Çalışarak Milyarder Olmak Mümkün Mü?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/gunde-15-dakika-calisarak-milyarder-olmak-mumkun-mu/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1071</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnsanım Lan Ben!</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/insanim-lan-ben-ego</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/insanim-lan-ben-ego#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2020 18:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[İLİŞKİLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=1002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öfkeliyim; hata yapmayı, dünyanın sonu sananlara Öfkeliyim; sadece şişmiş egoları ile kendilerini tatmin edenlere Öfkeliyim; dünyadan bi haber, kendi ütüpyalarında yaşayanlara  Öfkeliyim; İnsan olduğunu unutanlara ! İnsanın, yaşam içerisinde, sahip olabileceği en büyük sorunlardan bir tanesi, kendisine hata yapma şansı...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/insanim-lan-ben-ego">İnsanım Lan Ben!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Öfkeliyim; hata yapmayı, dünyanın sonu sananlara</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Öfkeliyim; sadece şişmiş egoları ile kendilerini tatmin edenlere</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Öfkeliyim; dünyadan bi haber, kendi ütüpyalarında yaşayanlara</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;"> Öfkeliyim; <strong>İnsan olduğunu unutanlara !</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İnsanın, yaşam içerisinde, sahip olabileceği en büyük sorunlardan bir tanesi, kendisine hata yapma şansı tanımamasıdır. Bu soruna sahip insanların, daha derinlerdeki içsel sorunu; <strong>Yüksek ego</strong>dur. Kibir de diyebilirsiniz. <a href="https://eksisozluk.com/egosu-yuksek-insan--2613801" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yüksek <strong>ego</strong> sahibi insanlar</a>, <a href="https://kendinebilgikat.com/bilincalti-zihin-tum-ozellikleri" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bilinçaltı</a> düzeyde, sağlıksız bir şekilde kendilerini çok yüceltirler ve  dev aynasında görürler. Sonrasında ise, <strong>ego&#8217;nun zararlarını</strong> görmeye başlarlar ama bunu fark edemezler. Kendilerini yüceltmelerinden ötürü;  sosyal ilişkilerinde kendilerini kasarlar, kendilerine hata yapma lüksünü vermezler, verseler dahi hata yaparlarsa kendilerini acımasız bir şekilde eleştiriler ve en önemlisi de; <strong>Kendilerini basit göremezler! </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kendini basit görme kavramı sizlere biraz tuhaf gelmiş olabilir. Bu kavramı biraz daha açmam gerekirse, şu şekilde anlatayım; İnsanın kendisini basit görmesi, en temel düzeyde insan olduğunun farkında olması demektir. Kendisine karşı basit bir tutum içerisinde olan bireyler, her zaman diğer insanlara göre  daha rahattır. Çünkü onlar, hata yapabileceklerinin, korkabileceklerinin, yeri geldiğinde güçsüz hissedebileceklerinin, rezil olabileceklerinin, reddedilebileceklerinin farkındadırlar. Bu yüzden başlarına olumsuz bir olay geldiğinde, duygusal anlamda daha güçlü dururlar, pek fazla etkilenmezler. Ancak <strong>yüksek ego sahibi insanlar</strong>, başlarına gelebilecek olumsuz bir olayı kaldıramayacak kadar kırılgandırlar. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mesela onlar rezil olamaz, çünkü onlar; çok  yakışıklıdır veya çok güzeldir, ya da o ortamdaki herkesten daha üstündürler (!) Tabii bu düşünceler sadece, egoist insanın, kendi ütüpyasındaki düşünceleridir.</span></p>
<p><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/egoist-adam.jpg"><img loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1017 size-full" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/egoist-adam.jpg" alt="ego" width="1024" height="683" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/egoist-adam.jpg 1024w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/egoist-adam-300x200.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/egoist-adam-768x512.jpg 768w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/egoist-adam-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İnsanın kendisini basit görememesinin en büyük bedellerinden bir tanesi de; <a href="https://kendinebilgikat.com/sosyal-korkular-nedir-kurtulmak-icin-yapmaniz-gerekenler" target="_blank" rel="noopener noreferrer">sosyal korkular</a>ı çok şiddetli yaşamak olacaktır. Nitekim, kendisinin insan olduğunu unutmuş  zihin ve ego, rezil olma veya reddedilme korkularını kaldıramaz. Neticede ise, sosyal ilişkilerinde bazı sorunlar yaşar. Nedir bu sorunlar, diye soracak olursanız;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Yeni insanlarla tanışamama</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Sosyal  ilişkilerde rahat davranamama</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Dolaylı yoldan kendisini değersiz hissetme</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bir insanın, bu üç sorunu yaşamasının ve bu sorunları çözememesinin en büyük faktörlerinden biriside; egodur. Nitekim, siz sosyal ilişkiler rahat olmak istiyorsanız, ilk başta sosyal ilişkilerde rahatsız olmanız, rezil olmanız, reddedilmeniz gerekecek. Ancak, kendisini, yaşadığı olayları basit  görmeyen bir insan, yukarıda söylediğim üzere  bu tarz olumsuz durumların üzerine gidemez. Sadece, kendi kendisini bilinçaltı düzeyde yücelterek veya tam tersi olarak <strong>diğer insanları aşağılayarak</strong>, konfor alanı içerisinde yaşamaya devam eder.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">( Bkz: <a href="https://kendinebilgikat.com/gelisimin-sirri-konfor-alaninin-disina-cikmak" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Konfor alanı nedir ?</a> )</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Peki insana zarar veren ego duygusu insanda nasıl oluşur? Egonun amacı nedir? İnsanlara üst pencereden bakmanın altından yatan sebep nedir? İnsanlar davranışlarında neden mükemmeliyetçi olmak isterler? Mükemmeliyetçiliğin bedeli nedir?</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Yüksek Ego, Özgüvensizliğin Alametidir</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ego: İnsanda, savunma mekanizması olarak oluşur. Bu mekanizma şu şekilde işler; Özgüven problemi yaşayan bir insan düşünün;  Bu insan, yaşadığı özgüven probleminden ötürü  sosyal ortamlara girmez, girse dahi kendisini rahatsız hisseder. Bu rahatsızlığını kapatabilmek içinse, kendisini rahatlatması gerekir. Bunun içinde, &#8220;onlar salak, onlar boş insan&#8221; diye çevrelerindeki insanları,  aşağılarlar. Ancak, asıl sorun kendilerindedir. Kendi korkaklıklarındadır. Ancak egoları yüzünden bu korkaklıklarını göremezler. Görmek istemezler. Nitekim, bir sorunu kabul etmek insana acı verir. Üstüne kabul edilen bir sorunu çözmeye çalışmak, emek gerektirir. Ve emekte insana acı verir. Ancak kendinde değil de diğer insanlarda problem olduğunu düşünmek, onlarda sorun var demek, onları daha aşağıda görmek çok daha kolaydır. İşte egosu yüksek insanın zihni bu şekilde çalışır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Toplumumuzda, ilişkiler konusunda, erkeklerin sıklıkla kurduğu  ego dolu bir cümle vardır; &#8220;Abi bizim ülkemizdeki kızların hepsi kezbannn, git bak başka ülkelere öyle mi? &#8221; Şimdi bu <strong>egolu düşünce</strong>ye sahip insanların asıl sorunu, İlişkiler konusunda başarısız olmaları ve bu başarısızlıktan dolayı hissettikleri, rahatsızlık duygulularını kapatmaya çalışmalarıdır. Çünkü, bir ülke sınırları içerisinde, keko, kezban diye nitelendireceğimiz, kızlar illaki mevcuttur. Ve bu oran, dış ülkelere göre fazla da olabilir. Bu konuda hem fikiriz. Ancak, ülkedeki tüm kızlara &#8221; kezban &#8221; diyorsan, işte bende orada sana derim ki &#8220;Kardeşim, ülkedeki tüm kızlar  kezban falan değil, sen ilişkiler konusunda başarısızsın. Ve bu başarısızlığını, kolaya kaçaraktan, egonu şişirerek halletmeye çalışıyorsun ama bu davranışların, düşüncelerin sana fayda sağlamaz.&#8221;  Aynı şekilde, ilişkiler konusunda yaşadığın başarısızlığı, kendini yücelterek, yenmeye çalışmanda sana hiçbir fayda sağlamaz. Sana fayda sağlayacak olan, tek eylem; kendi sorununu tespit etmen ve bu sorunun varlığını kabul ederek, gerekli teknikler ile mücadele etmendir. Sana kazandıracak olan budur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">(Bkz: <a href="https://kendinebilgikat.com/psikoloji/iliskiler" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İlişkiler</a> )</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde, insanlara egolu bir bakış açısına sahipseniz, insanları aşağıdan bakmak yerine ilk başta kendinizi sorgulayın, bu sizin için daha faydalı olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Egonun oluşumundaki bir diğer sebep ise, gereksiz ilgidir. Eğer bir insanın, ortada hiçbir başarısı olmamasına rağmen gereksiz yere ilgi görüyorsa, bu insanda ego oluşmaya başlayacaktır. Bu tamamen doğal eğilimdir. Mesela, günümüzde kadınların sosyal medya üzerinden aldıkları ilgi, buna en güzel örnektir. Düşünün ki bir kadın veya kız kameranın karşısına geçiyor ve çektiği 20 saniyelik video ile on binlerce beğeni alıyor. Doğal olaraktan ise kişi, &#8221; Ben neymişim be &#8221; havalarına giriyor. Halbuki  kızın, &#8220;ben neymişim bee&#8221; diyebileceği hiçbir durum söz konusu değildir. Çünkü ortada ne bir yeteneği ne de bir başarısı vardır. Ancak, kişi bunu göremediği için, egosu everest dağına ulaşabilir. Bu tür vakalar için maalasef ki yapacak hiçbir şeyimiz yoktur. Bize düşün bu tarz saçmalıklardan kendimizi korumaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">(Bkz: <a href="https://kendinebilgikat.com/ilgi-bagimlisi-kadinlar-kimdir" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İlgi bağımlısı kadınlar</a> )</span></p>
<h2 style="text-align: center;">Mükemmeliyetçi Zihniyet Hayatınızı Çürütebilir</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde &#8220;Ben şöyle bir insanım, böyle bir insanım, alfayım lennn benn (!)&#8221; tarzında bakış açınız olursa, ne alfa olabilirsiniz, ne de hayat içerisinde kazanan olabilirsiniz. Sadece sosyal ortamlarda kendini kasan, özgüvensizliğini kapatmak için diğer insanlara aşağıdan bakan, kendi ütüpyasında yaşayan bir insan olursunuz. Çünkü hayatta bazı varlıkları kazanabilmeniz için bazen rezil olmanız , bazen reddedilmeniz ve bazen <strong>hata yapmanız</strong>, gerekecek. Ancak kendinizi yücelterek, dev aynasında görerek, rezil olabilme veya hata yapma ihtimalinizin olduğu eylemlere giremezsiniz. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İşte, kendini basit görmenin gücüde burada ortaya çıkar. Nitekim, Egosu olmayan, kendisini basit gören, mükemmeliyetçi zihne sahip olmayan ve en önemlisi insan olduğunun farkında olan insanlar, hayatta her zaman daha  hızlı yol alırlar. Çünkü, onlar için hata yapmak, rezil olmak, reddedilmek gibi olumsuz durumlar olağandır. Ve bu olumsuz durumların hepsinin başlarına gelebileceğinin farkındadırlar. Ve bu farkındalık sayesinde, ruhen incinebilecekleri olaylar karşısında, umursamaz bir tutum içerisinde olurlar.<strong> Bu tutum ise onların kazandığı en büyük mükafattır. </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sosyal yaşantınızda kendisini kasmayan, kendisi ile dalga geçebilen, mükemeliyettçi bir zihne sahip olmayan, sosyal korkulara karşı umursamaz bir tutum içerisinde olan insanları inceleyin. Fark edeceksiniz ki bu insanlar yapmak istedikleri eylemleri genellikle çok daha rahat bir şekilde yaparlar ve genelde eğlenceli bir tutum içerisinde olurlar. Ve diğer insanlarda bunu fark eder, bu insanın çevresinde pervana gibi dönmeye başlar. Bir de egoist insanların davranışlarını inceleyin; diğer insanları beğenmeyen bir surat, bunlarda kim der gibi bir bakış, diğer insanları ne kadar umursamadığını göstermeye çalışsa da aslında diğer insanları  büyütmüş bir insan vs. Eee sonuç ne? Sadece şişen egosunu tatmin eden ve diğer insanların umursamadığı bir insan. En kötüsü de egoist insan kendi egosu yüzünde hatalarını göremez. Bu özelliği de onun hiçbir zaman gelişememesine yol açar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kendini dev aynasında görmenin zararları, saymakla bitmez. Önemli olan egonun ne kadar zararlı olduğu bir özellik değildir. Önemli olan, size fayda sağlayacak tutumdur. Bu tutum ise yukarıda söylediğim üzere; kendinizi basit görmenizdir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde kendinizi basit görün! Hata yapmaktan, rezil olmaktan veya herhangi bir olumsuz durumdan korkmayın. Çünkü siz en nihayetinde bir insansınız. Ve ne kadar güçlü yönünüz var ise, o kadar güçsüz yönünüz var. Yeri geldiğinde korkacaksınız da, kendinizi mutsuz da hissedeceksiniz, hata da yapacaksınız, kandırılacaksınızda! Bu yüzden hayatınızda, olumsuz duygular hissettiğinizde, hata yaptığınızda, yenildiğinizde, kısacası olumsuz durumlar ile karşı karşıya kaldığınızda, kendinizi, kasıp, eleştiri bombardımanına tutmayın. Sadece hatanızdan veya yaptığınız yanlıştan ders çıkarın ve  Kendinize deyin ki &#8220;<strong>İnsanın lan ben!</strong>&#8220;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: center;">Dünya Üzerindeki Herkes Ortalamadır</h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Günümüz dünyasındaki insanların sergilediği en anlamsız davranış; diğer insanları tanrıçalaştırmadır. Nitekim  bazı insanlar hayranı oldukları kişileri yere göğe sığdıramamaktadır. Bu ister siyasetçi olsun, ister şarkıcı olsun, isterse herhangi bir ünlü olsun fark etmez. Sanki hayranı oldukları insanın süper güçleri varmış gibi davranmaktalar, öyle düşünmekteler. Halbuki dünya üzerindeki herkes basittir. Evet bu böyledir. Messi dünyanın en iyi futbolcusu olabilir ama belki bir araba resmi bile çizemiyordur. Messi&#8217;nin diğer insanlardan tek farkı, iki ayağını  normal bir insana göre daha iyi kullanabilmesidir. Haa bazılarınız diyebilir ama o çok zengin, meşhur vs. Ben derim ki bu onun üstünlüğünden değil, yaptığı mesleğin getirisidir. Yani Messi&#8217;de bulunan özel bir güçten değildir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Messi için geçerli olan durum herkes için geçerlidir. Yani herhangi bir insanda, <strong>belirli bir konuda</strong> üst düzey bir yetenek, başarı olabilir. Ancak, bu başarı o insanın, insan dışı bir varlık olduğu anlamına gelmez, sadece başarılı olduğu anlamına gelir. Nitekim  onun başarılı olduğu alanda yeteneği olabilir, ama diğer konularda vasattır. Ayrıca bir insanda üst düzey bir başarı varsa, bu sadece yetenek değil, büyük bedeller ödeme anlamına da gelir. Yani çalışmak, eğlenceli aktivitelerden feda etmek gibi.  Bu her insan için geçerlidir. Bu yüzden, <strong>insan olmanın özünde sıradanlık vardır</strong> diyebiliriz. Bu sıradanlığa ters düşen hareketler yapmanız ( Kendinizi dev aynasında görmeniz ) sizin sadece hayatta yol kat edememenize,  neden olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Finsanim-lan-ben-ego&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1m%20Lan%20Ben%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Finsanim-lan-ben-ego&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1m%20Lan%20Ben%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Finsanim-lan-ben-ego&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1m%20Lan%20Ben%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Finsanim-lan-ben-ego&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1m%20Lan%20Ben%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Finsanim-lan-ben-ego&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1m%20Lan%20Ben%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Finsanim-lan-ben-ego&#038;title=%C4%B0nsan%C4%B1m%20Lan%20Ben%21" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/insanim-lan-ben-ego" data-a2a-title="İnsanım Lan Ben!"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/insanim-lan-ben-ego">İnsanım Lan Ben!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/insanim-lan-ben-ego/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1002</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Anı Yaşama Saçmalığı!</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/ani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/ani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 15:10:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anı yaşamak felsefesi veya anı yaşa felsefesi günümüz toplumundaki insanların, farkında olarak veya olmayarak en çok gerçekleştirmeye çalıştıkları düşüncedir. Çünkü bu düşünce kalıbı insan nefsine tamamen uygundur. (Sevilen bir yemeği yemek, Sevilen bir insanla saatlerce oturup sohbet etmek gibi) İşte...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/ani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek">Anı Yaşama Saçmalığı!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Anı yaşamak</strong> felsefesi veya anı yaşa felsefesi günümüz toplumundaki insanların, farkında olarak veya olmayarak en çok gerçekleştirmeye çalıştıkları düşüncedir. Çünkü bu düşünce kalıbı insan nefsine tamamen uygundur.<em> (Sevilen bir yemeği yemek, Sevilen bir insanla saatlerce oturup sohbet etmek gibi)</em></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"> İşte bu yüzdendir ki  &#8220;Anı yaşamak&#8221; felsefesini bazı insanlar, farkında olmayaraktan gerçekleştirmeye çalışır. Peki nedir bu anı yaşamak felsefesi? <strong>Anı yaşamak ne demek?</strong> Öğretisi nedir? İnsanlara verdiği tavsiyeler nelerdir?</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Anı Yaşamak Ne Demek? </span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İngilizcesi <a href="https://tureng.com/tr/turkce-ingilizce/carpe%20diem" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>carpe diem</strong></a> olarak bilinen anı yaşmak kavramının topluma nerden sıçradığını bilmesem de tahminimce bazı kişisel gelişim kitaplarından sıçradığını düşünmekteyim. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kitaplardan topluma sıçrayan bu felsefesinin verdiği öğreti, en özet açıklaması ile  <strong>Şuanın farkında olmak ve şuanda yapılan işe odaklanmak</strong> yönündedir. <span style="background-color: #00ffff;">Teoride harika gözüken bu öğreti, uygulamada hiçbir işe yaramaz.</span> Hatta aksine, insanların daha kötü bir hayatı yaşamasına dolaylı yoldan sebep verir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bunun nedeni ise  anı yaşamak felsefesinin verdiği öğreti, uygulamada insanların pervasızca yaşam biçimlerinin bahanesini oluşturur. Öyle ki insanlar &#8220;Anı yaşamalıyım&#8221; bahanesi ile birlikte; dengesiz, hedefsiz, plansız, bir hayat yaşamaya başlamışlar ve tamamen <a href="https://kendinebilgikat.com/amaci-olmayan-insanin-anatomisi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">amacı olmayan insan</a>a dönüşmüşlerdir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Amacı olmayan bir insanın verdiği rahatsızlık duygusunu da &#8220;<em>Anı yaşıyorum, bir kere geldim zaten bu dünyaya</em>&#8221; bahaneleri ile kapatmaya çalışırlar. Halbuki kendilerini bu tarz düşünceler ile aldatarak, hayatta kaybettiklerinin veya kaybedeceklerinin farkında değillerdir.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Anı Yaşamak Düşüncesine Kapılmış İnsanın Anatomisi</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatının merkezine &#8220;Anı yaşa&#8221; düşüncesini koymuş ve bu düşünce doğrultusunda hayatını yöneten bir insan, en temel düzeyde hayatın zorluklarından kaçma eğilimindedir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ancak bu zorluklardan kaçarken, kendisini rahat hissetmek ister. Nitekim yapması gereken onca zorlu eylemi yapmıyor, vicdanen rahatlaması gerekir.  Peki kendisini nasıl rahat hissedebilir? Vicdanını nasıl rahatlatabilir? Tabii ki bazı bahaneler üreterek ve bahanelere sıkı sıkıya sarılarak.  </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İşte bu noktada &#8220;anı yaşamak&#8221; gibi düşünceler, hayatın zorluklarından kaçan insana  yardımcı olur. Kişi bu düşünceler sayesinde gönül rahatlığı ile boş bir şekilde  yaşayabilir. Buradan anlayacağınız üzere, aslında bu düşünceye kapılmış kişiler<span style="background-color: #00ffff;"> &#8221; <strong>anı yaşamak  bahane, boş yaşamak şahane</strong>!&#8221;</span> zihniyetindedir.</span></p>
<figure id="attachment_949" aria-describedby="caption-attachment-949" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak.jpg"><img loading="lazy" class="wp-image-949 size-large" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak-1024x576.jpg" alt="anı-yaşamak" width="800" height="450" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak-1024x576.jpg 1024w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak-300x169.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak-768x432.jpg 768w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak-1536x864.jpg 1536w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/02/anı-yaşamak.jpg 1920w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><figcaption id="caption-attachment-949" class="wp-caption-text"><strong><span style="font-size: 12pt;">Anı yaşamak felsefesi / Carpe diem felsefesi </span></strong></figcaption></figure>
<p><span style="font-size: 14pt;">Anı yaşamak düşüncesine sıkı sıkıya bağlanmış insanlar ile bu düşünceleri doğrultusunda tartışmaya girerseniz, sizlere genelde &#8220;Bak dostum yarın ölmeyeceğin garanti mi?&#8221; diye bir soru sorarlar, sonrasında sizin vereceğiniz  hayır cevabı ile derler ki &#8220;Eeee o zaman ne gerek var geleceğini önemsemeye, anı yaşamaya bak sen&#8221;  gibi bir tepki verirler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"> <span style="background-color: #00ffff;">Sonrasında sizin ama demenize kulak vermeden,</span> tekrardan sordukları soruyu sorabilirler. Ve tartışmanız olduğu yerde dönmeye devam eder. Çünkü sizin vereceğiniz &#8220;<em>Geleceğin için hedef belirle,  yarınlarını bugün yaptığın eylemler oluşturur</em>&#8221; gibi tavsiyeler, öğütler bu tip insanlara ağır gelir. </span></p>
<ul style="list-style-type: square;">
<li><span style="font-size: 14pt;">Nitekim çok açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki bir<strong> hedef doğrultusunda çalışmak, mücadele etmek, gelecek için bir şeyler yapmak</strong>  her insanın harcı değildir. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Toplumun büyük çoğunluğu, bunu yapamaz. Bunu yapamayan insanlarda, kendilerini rahatlatmak için &#8220;<em>Ben anı yaşıyorum, zaten yarın ölmeyeceğimiz ne malum</em>&#8221; der boş yaşantısına bir bahane bulmuş olur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden bu tip insanlara karşı en mantıklı davranış hiçbir şekilde, görüşleri üzerinden tartışmaya girmemektir. Zaten onlarda savundukları düşüncenin boş olduğunu bilmektedirler ama kendilerini rahatlatmaları gerekiyor, çaktırmayın onları anlarmış gibi yapın.</span></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="font-size: 18pt;">Anı Yaşamak Düşüncesine Kapılmış İnsanın Hayattan Kaybettikleri</span></h3>
<p><span style="font-size: 14pt;"><span style="background-color: #00ffff;">Basit zevkler peşinde koşmak, sadece günü sıkılmadan bitirmeye çalışmak, mücadeleden kaçmak, hayatta sizlere daima kaybettirecek olan tercihlerdir.</span> Bu tercihler  sizin <a href="https://kendinebilgikat.com/gelisimin-sirri-konfor-alaninin-disina-cikmak" target="_blank" rel="noopener noreferrer">konfor alanı</a>nızda kalmanızı sağlar ve o gününüzü stresli geçirmeden, olumsuz duyguları hissetmeden geçirirsiniz. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ancak  gün sonunda hiçbir şey kazanamazsanız. İşin kötü tarafı, bu şekilde devam ettikçe aradan 10 yıl geçse yine de hiçbir şey kazanamazsınız. Ve artık bayağılaşırsınız. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tabii arada sırada içsesiniz der ki &#8220;<em>Gelecekte bir gün yapacaksın, gelecekte senin de olacak, o yüzden boş ver</em>&#8221; Bu ses, sizin içinizi rahatlatabilir. Ama bu rahatlıkta sizlere hiçbir şey kazandırmaz. Öyle bir noktaya gelirsiniz ki  aradan yıllar geçmiş olur ve bakarsınız &#8220;Kazanabileceğiniz onca maddi ve manevi varlık varken siz hiçbirini kazanamamışsınız&#8221;  </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İşte bu noktada canınız gerçekten acıyabilir. Çünkü hayatınızda, geleceğinize önem vermeden yaptığınız tercihler sonucunda, <strong>gelecekteki yaşamınızda </strong>yaşayabileceğiniz güzel bir hayatı kaybetmiş olursunuz.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Bugün ki Tercihleriniz Yarınlarınızı Oluşturur</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dünya üzerinde her insana eşit bir şekilde dağıtılmış olan en değerli manevi varlık: Zamandır. Nitekim, herkesin gün içerisinde 24 saati vardır. Bu zamanı nasıl kullanacağınız, bizim özgür irademize kalmıştır. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İsteyen bu zamanını pervasızca eğlenerek geçirir, isteyen üniversite okumaya gider, isteyen meslek öğrenmeye gider vs. Tabii bazı insanlar, özgür iradeleri ile  kendi hayatlarının şekillendiremezler. Çünkü onlar geçmişlerinde, yanlış tercihler yapmışlardır. Ve bu tercihlerinin de bedelini ödemektedirler; hapishanede yaşayan insanlar gibi. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Onların yarınları sadece her insanda var olan  sıradan özgürlük olmuştur. Onlar özgürlüğe muhtaç kalmıştır. Sizin de şuanınız içerisinde yapacağınız tercihler, gelecekte neye muhtaç olacağınızı veya neyin keyfini süreceğinizi belirleyecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Eminim ki  birçoğunuz, muhtaç olan tarafta değil de keyif sürmek isteyen tarafta olmak isteyeceksiniz. Ancak bu isteğinizin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tamamen şuanda yaptığınız tercihlere bağlıdır. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Eğer <span style="background-color: #00ffff;">ben bugün &#8220;Anı yaşamak istiyorum, anı yaşamalıyım&#8221; zihniyetinde olursanız, ileride, yüksek ihtimalle, bazı varlıklara muhtaç olan tarafta olacaksınız.</span> Paraya, işe vb varlıklara duyulan muhtaçlık gibi. Ama şuanınız da &#8220;Kendimi geliştirmeliyim, çalışmalıyım, hedef belirlemeliyim&#8221; zihniyetinde olursanız,  o zaman da yüksek ihtimalle, geleceğinizin sefasını süreceksiniz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayat daima zincirleme işler. Hayatınızda karşılaştığınız sonuçlar, karşınıza bir anda çıkıp gelmez. O sonuçlar, muhtemelen geçmişte verilen tercihler sonucunda oluşmuştur. Önemli olan ise senin şuandaki tercihlerinin neler olduğudur. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Belki farkında değilsin ama senin de şuanda birçok tercihin var. Kendini geliştirmeye çalışman veya kendini geliştirmeye çalışmaman gibi. Farkında ol veya olma hayatın içerisinde şuan sergilediğin  davranışlar, tercihlerini oluşturuyor. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu tercihlerinin sonucunu da, ancak belirli bir zaman geçtikten sonra öğrenebilirsin. İşte o zaman &#8221; Ya iyi ki yapmışım dersin ya da keşke yapmasaymışım dersin&#8221; Bu durum, bu kadar açık ve nettir.</span></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="font-size: 18pt;">Çuvaldızı Kendinize Batırmayı Bilin!</span></h3>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayat içerisinde söylenmiş keşkeler ne kadar acı bir durum olarak gözükse de aslında sizlerin olgunlaştığını, geçmişteki hatalarınızdan ders çıkardığınızı gösterir. Ve bu da bir erdemdir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Nitekim hayatta keşkelerini dahi bulamayan milyonlarca insan vardır. Keşkelerini bulamayan insanlar için kötü durum şu ki  onlar hiçbir zaman, yaptıkları hatalı davranışlardan ders çıkartamazlar. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu durum da geçmiş yaşantıdan kazanılacak onca, değerli bilgiyi çöp etmek anlamına gelir. Peki bu insanlar nasıl olur da hatalarını fark edemezler? Bu insanların sorunları ne? Bu insanların sorunu, suçu daima dışarıda aramalarından kaynaklanır. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayattaki başarısızlıklarında suçlu ya devlettir, ya aileleridir ya da arkadaşlarıdır. Doğal olaraktan ise <span style="background-color: #00ffff;"> insan suçu dışarıda gördüğü için kendisinde hiçbir kusur görmez ve çuvaldızı kendisine batırmaz.</span> Halbuki yaşadığı kötü olaylarda veya  başarısızlıkta en büyük pay kendisinindir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">( Bkz; <a href="https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Hayatı şikayet eden insanın anotomisi</a> )</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sosyal medyada bazı insanlar tarafından, hayata karşı sitemler, şikayetler görüyorum. Bu şikayetler genellikle iş üzerinden oluyor. Adam diyor ki &#8220;35 yaşıma geldim ama hala işsizim&#8221; vs tarzında sitem ediyor. Ve kendisindeki suçu asla görmüyor. Be kardeşim sorsana bi kendine  &#8220;Ben 35 yıl boyunca ne yaptım?&#8221; diye. Sen sormuyorsan ben sana soruyorum &#8220;35 yıl boyunca ne yaptın? Hiç mi kendini geliştirmedin? Hiç mi koluna altın bilezik takmadın?&#8221; 1.5 yıl gibi bir süre zarfında gidip bir berberin yanında çalışsan bile bir yılın sonunda hisseli çalışmaya başlardın. Ve yerine, zamanına göre güzelde paralar kazanırdın.   </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Koskoca 35 yılda, insanın &#8220;<strong>Doğal</strong>&#8221; olaraktan  belirli bir seviyeye gelmiş olması  gerekiyor. Ama 20&#8217;li yaşlarınızda kendiniz adına hiçbir şey yapmazsanız  &#8220;Ben anı yaşamalıyım&#8221; derseniz, hayat sizlere gelip de bir şey vermez. Daha doğrusu hayat insana zaten bir şey vermez,  nasibinizde varsa harekete geçersiniz ve  alırsınız.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde başınıza olumsuz bir durum geldiğinde veya herhangi bir keşkeniz olduğunda, ilk olarak çuvaldızı kendinize batırın ve nerede hata yaptığınızı fark edin. Fark edin ki o durumdan yeni bir ders çıkarın. Bu ders gelecekten aynı hatayı yapmamanız için size ışık tutacaktır.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Anı hiç mi yaşamayalım? Sadece çalışalım mı?</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">&#8220;<strong>Anı yaşamak</strong>&#8221; düşüncesinin, insana verdiği zarar kadar &#8220;sadece çalışmak&#8221; düşüncesi de insana zarar verir. Çünkü bizler birer makine değiliz ve yeri geldiğinde gerçekten ruhen paydosa ihtiyaç duyarız. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu durum ister uzun vadeli çalışmalarınızda olsun, ister gün içerisindeki kısa vadeli çalışmalarınızda olsun fark etmez. Muhakkak ki  zihninizi, bedeninizi dinlendirmelisiniz ve hayatta var olan diğer aktivitelere de zaman ayırmalısınız. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ayrıca zihninizi dinlendirmeniz, eğlendiğiniz aktiviteleri yapmanız, sonrasında daha verimli çalışmanızı sağlar. Ancak sorun şu ki birçok insan, eğlence zamanlarını ve çalışma zamanlarını orantılı bir şekilde ayarlamıyor. Ya kendisini tamamen zevk alacağı işlere veriyor ya da &#8220;Sadece çalışmalıyım&#8221; zihniyetiyle sürekli çalışıyor. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Neticede ise, çalışmaktan yorgun düşüyor ve bu yorgunluk pes etmesine neden olabiliyor. Bu yüzden ilk olarak bu sorunun çözülmesi gerekir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu sorunu çözebilmeniz için, hedefleriniz doğrultusunda plan tablosu oluşturmalısınız. Ve bu plan tablosunda, gün içerisinde yapmanız gereken önceliklerinizi oluşturmalısınız. Öncelikleriniz, tabii ki hedefiniz doğrultusunda ki eylemleriniz olmalıdır. Yani, ilk işiniz çalışmak olmalıdır. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yapmanız gereken işleri yaptıktan sonra, geriye kalan zaman sizindir. Ve bu zamanınızın keyfini istediğiniz şekilde çıkartabilirsiniz. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ayrıca  şu şekilde bir gerçek var ki gün içerisinde yapmanız gereken işleri bitirdikten sonra, sevdiğiniz aktiviteleri yaparken gerçekten büyük bir keyif alırsınız. Gerçekten <strong>anı yaşarsanız</strong>. Çünkü, üzerinizde bitirdiğiniz işler sonucunda oluşan bir  rahatlık vardır.</span></p>
<figure id="attachment_110" aria-describedby="caption-attachment-110" style="width: 960px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/07/müzik.jpg"><img loading="lazy" class="wp-image-110 size-full" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/07/müzik.jpg" alt="anı-yaşamak-psikoloji" width="960" height="640" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/07/müzik.jpg 960w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/07/müzik-300x200.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2019/07/müzik-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a><figcaption id="caption-attachment-110" class="wp-caption-text"><span style="font-size: 12pt;"><strong>Anı yaşamak psikoloji</strong></span></figcaption></figure>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu rahatlık doğrultusunda zihniniz tamamen boştur. Ve artık kendinizi sadece anı yaşamaya bırakmışsınızdır. Hayatı üzerinde, belirli bir disiplin kurmuş arkadaşlar anlattığım durumu daha iyi bilirler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Plan tablosu hazırlarken dikkat etmeniz gereken, 2 nokta vardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Plan tablonuzda önceliğiniz daima hedefiniz doğrultusunda işler üzerinde neler yapacağınızı açık ve net bir şekilde belirtmek olmalıdır. Yani ben yarın yürüyüş yapıcam diye bir plan olmaz. Bunu açmalısınız. Mesela ben yarın sabah 8&#8217;de,  5 km boyunca şu mevkide yürüyecem gibi.  Bu verdiğim basit bir örnek ama durumu izah etmek için yeterli. Sizde gelecek günlerde hangi eylemleri yapacağınız bir kağıda açık ve net bir şekilde yapın. Ayrıca, güne ilk olarak çalışarak başlayan, eğlenerek değil. Önce iş sonra eğlenmenizi yaparsanız.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Plan tablosunu oluştururken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise; gerçeğe yakın olmasıdır. Yani yapacağınız eylemleri abartmamalısınız. Mesela&#8221; ben yarın 30 km yürüyecem&#8221;  diye bir hedef belirlemeyin.  Nitekim bunu yapamazsınız. Yapsanız dahi tükenirsiniz. Bu da sizin için faydalı olan bir şey değildir. Bu yüzden plan tablonuzu oluştururken, daima gerçekçi olmasına dikkat edin.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Özet</strong>: Hayatınız içerisinde haticeden ziyade netice önemlidir. Nitekim, bugün yaptığınız tercihler sonucunda yarınlarınız oluşur. Yarınlarınızda rahat etmek için bugünlerinizden bazı şeyleri feda etmelisiniz. Unutmayın ki <strong>Rahatlık, meşakkatten sonradır. </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">&#8220;Anı yaşamak felsefesi: İdealsizlerin büyük sığınağı&#8221; başlıklı makalemin sonuna geldik. Umarım sizlere fayda sağlayabilmişimdir. Aklınıza takılan yerleri veya görüşlerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. </span></p>
<ul style="list-style-type: square;">
<li><span style="font-size: 14pt;">Ayrıca (Bkz: <a href="https://kendinebilgikat.com/hamama-giren-terler-anlami" target="_blank" rel="noopener">Hamam Giren Terler</a> yazısı) </span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek&amp;linkname=An%C4%B1%20Ya%C5%9Fama%20Sa%C3%A7mal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek&amp;linkname=An%C4%B1%20Ya%C5%9Fama%20Sa%C3%A7mal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek&amp;linkname=An%C4%B1%20Ya%C5%9Fama%20Sa%C3%A7mal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek&amp;linkname=An%C4%B1%20Ya%C5%9Fama%20Sa%C3%A7mal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek&amp;linkname=An%C4%B1%20Ya%C5%9Fama%20Sa%C3%A7mal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek&#038;title=An%C4%B1%20Ya%C5%9Fama%20Sa%C3%A7mal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%21" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/ani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek" data-a2a-title="Anı Yaşama Saçmalığı!"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/ani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek">Anı Yaşama Saçmalığı!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/ani-yasamak-felsefesi-ani-yasamak-ne-demek/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">941</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hayatı Şikayet Eden İnsanın Anotomisi</title>
		<link>https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi</link>
					<comments>https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2020 09:32:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kendinebilgikat.com/?p=891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat içerisinde, harekete geçmeyen, hayatı şikayet eden insan , tamamen kendi nefsine kulan veren, miskin insandır. Bu insanlar, kolaya kaçmanın rahatlığı varken, mücadeleye ne gerek var? zihniyeti ile yaşarlar. Ancak bu zihniyetlerinden, kendilerinin dahi haberi yoktur. Çünkü, hayatı şikayet ederken kurdukları...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi">Hayatı Şikayet Eden İnsanın Anotomisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Hayat içerisinde, harekete geçmeyen, <strong>hayatı şikayet eden insan , </strong>tamamen kendi nefsine kulan veren, miskin insandır. Bu insanlar, kolaya kaçmanın rahatlığı varken, mücadeleye ne gerek var? zihniyeti ile yaşarlar. Ancak bu zihniyetlerinden, kendilerinin dahi haberi yoktur. Çünkü, hayatı şikayet ederken kurdukları cümleler ile hem kendilerini kandırırlar hem de bütün suçu yaşadıkları topluma, devlete, çevrelerindeki insanlara, atarlar. Onlara göre hayatta başarılı olamadıkları işlerde, kendilerinin hiçbir suç  yoktur. Kendileri her şeyi yapmışlardır. Ancak gel gör ki talihsiz kader onları bulmuştur (!)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatı şikayet ederek yaşayan insanları, 10 dakikalık bir sohbetin  sonunda tanıyabilirsiniz. Nitekim onlar, her zaman bir şeyler  yapmak istemişler ama büyük bir doğa gücü onlara engel olmuştur. Sohbet esnasında, yapmak istediklerine neyin engel olduğunu anlatmaları, sohbetin büyük bir bölümünü kaplayacağı için, kendilerini belli ederler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu tür için <a href="https://kendinebilgikat.com/sosyal-medya-davranislari-uzerinden-insanlari-anlamak" target="_blank" rel="noopener noreferrer">sosyal medya</a>, biçilmiş kaftandır. Çünkü, sosyal medyada gelişi güzel bir şekilde, sorgulanmaya maruz kalmadan, kendilerinin tembel olduğunu yüzüne vuracak insan yoktur. Olsa bile, o yorum silinir veya görmemezlikten gelinir. Ayrıca, gerçek hayattaki yorumlar, sanal hayattaki yorumlardan daha fazla, acı verir.</span></p>
<figure id="attachment_895" aria-describedby="caption-attachment-895" style="width: 805px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/01/kendinebilgikat.comm_20200128_1.jpg"><img loading="lazy" class="wp-image-895 size-full" src="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/01/kendinebilgikat.comm_20200128_1.jpg" alt="hayatı-şikayet-eden-insan" width="805" height="722" srcset="https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/01/kendinebilgikat.comm_20200128_1.jpg 805w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/01/kendinebilgikat.comm_20200128_1-300x269.jpg 300w, https://kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/01/kendinebilgikat.comm_20200128_1-768x689.jpg 768w" sizes="(max-width: 805px) 100vw, 805px" /></a><figcaption id="caption-attachment-895" class="wp-caption-text"><span style="font-size: 12pt;">Tipik bir, hayatı şikayet eden insan davranışı&#8230; Günümüzde, eğitim sistemi sıkıntılı mı? Sıkıntılı. Atanamama sorunu var mı? Var. Ancak bunlara karşı şikayet etmek yerine farklı dallara girilebilir, başka işler yapılabilir vs. Bilginin, 1 saniye uzağımızda olduğu bir çağda, her şey yapılabilir. Ancak şikayet eden insanlar, o 1 saniyelerini ayırıp da o bilgiyi araştırmazlar. Çünkü şikayet etmek gibi kolay bir eylem varken araştırmaya ne gerek var (!)</span></figcaption></figure>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu makalede sizlere, hayatta sürekli olaraktan şikayet eden insanlar ile takılırsanız size verecekleri zararlar nelerdir? Gibi ucuz konulardan bahsedilmeyecek! Bu makalede, belki de sizin de yaptığınız &#8220;Hayatı şikayet etme davranışını&#8221; insanların neden yaptığından, Hayatı şikayet eden insanların özelliklerinden, şikayet etmenin sonucundan ve hayatı şikayet eden bir insanın  durumuna düşmemeniz için yapmanız gerekenlerden bahsedilecektir.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Hayatı Şikayet Ederek Yaşayan İnsanların 4 Belirgin Özelliği</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatı şikayet eden insanların, özelliklerini incelemeden önce bu insanların hayata karşı neden sürekli olarak  eleştirel bir yapıda olduklarını anlayalım.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayat içerisinde, bazı maddi ve manevi varlıklar, değerlidir. Bu değerli varlıkları tüm toplum ister. Mesela,<a href="https://kendinebilgikat.com/para-hakkinda-gercekler" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> para değerlidir</a> ve para olgusunu anlayabilen her birey, para sahibi olmak ister. Aynı şekilde, <a href="https://kendinebilgikat.com/ozguven-kazanmak-guc-sahibi-olmanin-yolu" target="_blank" rel="noopener noreferrer">özgüven</a> çok değerli bir manevi varlıktır ve yetişkinlik çağına gelmiş herkes, bu değerli varlığı ister. Ancak, bu değerli varlıklara ulaşmak için bazı eylemleri gerçekleştirmemiz gerekir ki  zaten bu varlıkları değerli kılan da bu eylemlerdir. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mesela, her değerli varlık emek, sabır, çalışma vb gibi eylemleri ister. Burada bazılarınızın aklına  &#8220;ama&#8221; kelimesi gelebilir ki ben bu yüzden, en başta belirtiyim;<strong> İstisnalar kaideyi bozmaz</strong>. Her değerli varlığa bazı eylemleri gerçekleştirdikten sonra ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Değerli varlıklara ulaşmak için &#8220;çalışmak, sabretmek, fedakarlık göstermek&#8221;  gibi eylemler, gerçekleştirmesi zordur ve sonucu bilinmezdir. Yani belki de kişi kazanmak istediği varlığa ulaşmak için her şeyi yapar ama yine de ulaşamaz. Bunun içindir ki bir varlığa ulaşmak için mücadele etmek, zordur. İnsan nefsine zor gelir. Düşünsenize, maddi veya manevi bir  varlığa ulaşmak  nefse hoş gelen eylemleri yapmak varken ( gezmek, oyun oynamak, film izlemek vs. ) çalışacaksınız,  sabır edeceksiniz, fedakarlık yapacaksınız ve belki de başarısız olacaksınız. Ama bir yandan da, o varlığı istiyorsunuz. Bu  sefer izleyeceğiniz yol şikayet etmek olur. Yani şikayet ederekten,  bir varlığa ulaşmak için çabalamak yerine hem mücadeleden kaçarsınız hem de kendinizi rahatlatırsınız. İşte hayatı şikayet ederek yaşayan insanın anatomisi budur. Kişi, hayatı şikayet ederekten bir taşla iki kuş vurmuş olur. Ancak fark etmez ki bu kendi zararınadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><a href="https://kendinebilgikat.com/toplumsal-sorunlar-bes-buyuk-toplumsal-sorun" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Toplum</a> içerisinde, insanların şikayet etmek yerine kullandığı, kendilerini rahatlama yöntemlerinden bir tanesi de bahane üretmedir. Burada insanlar şikayet etmek yerine bahane üretirler. Mesela, &#8221; <a href="https://eksisozluk.com/cok-soz-yalansiz-cok-para-haramsiz-olmaz--545798" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Çok para haramsız olmaz</a>&#8221; sözü toplumun çok kullandığı bahanelerden bir tanesidir. Toplum, bu cümle, inançla, şikayet etme eyleminde yaptıkları gibi bir taşla iki kuş vurur. Yani, çok para kazanmak için çalışmak, sabretmek vb  eylemleri gerçekleştirmek yerine kolaya kaçarak bu cümleyi söylerler. Neticesinde, hem kendilerini büyük bir yükten kurtarırlar hem de kendilerini rahatlatırlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Peki, insanlar istekleri karşısında bu iki yolu neden seçer? Hangi kişisel özellikleri bu davranışı sergilemelerine neden olur?</span></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="font-size: 18pt;">Hayatı şikayet eden insanın 4 belirgin özelliği</span></h3>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Mental anlamda güçsüzdürler:</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mental anlamda güçsüzdürler, çünkü; istekleri doğrultusunda mücadele edecek bir karaktere sahip değillerdir. Mental anlamda güçlü insanın, karşılaştığı zorluklar ne kadar büyük olsa da yenilsede, mücadelesinden vazgeçmez. Nitekim mental anlamda güçlü insanlar, istekleri doğrultusunda savaşacaklarını bilirler ve o gücü kendilerinde görürler. Ancak güçsüz insanın bunu yapmaz. Savaşacak gücü olsa bile savaşmaz. Kolaya kaçmanın rahatlığı karşısında hemen teslim olurlar.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kendilerini kandırma potansiyelleri yüksektir:</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu tür genelde, ürettikleri şikayet ve bahaneleri, &#8220;<strong>Mücadeleden kaçmak</strong>&#8221; adına ürettiklerini fark etmezler. Bu yüzden, ürettikleri şikayet ve bahanelere inanırlar ve kendilerini kandırırlar.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;"><a href="https://kendinebilgikat.com/gelisimin-sirri-konfor-alaninin-disina-cikmak" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Konfor alanı</a> içinde yaşarlar:</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu özellikleri doğal eğilim sonucunda oluşmuştur. Yani istekleri karşısında sürekli olaraktan, şikayet ve bahane ürettikleri için harekete geçemezler. Harekete geçemedikleri için doğal olaraktan konfor alanı içerisinde yaşarlar. Bu türe mensup bir bireyi, 10 yıl sonra aynı yerinde dönmeye devam ederken görebilirsiniz.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Olumsuz düşünürler:</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu türün  istekleri karşısında sürekli şikayet ve bahane üretmelerinde ki temel sebeplerden bir tanesi de kendilerine karşı olan &#8220;Ben başarısızım, ben yapamam&#8221; gibi inançların var olmasıdır. Nitekim davranışlarımızı inançlar, düşünceler oluşturur. Kendimize ait  düşüncelerimiz  ne yönde olursa o yönde davranışlar sergileriz. Bu türün kendilerine karşı düşünceleri olumsuz yöndedir. &#8220;Ben başaramam, ben başarısızım&#8221; gibi.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">( Bkz; <a href="https://kendinebilgikat.com/bilincalti-zihin-tum-ozellikleri" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bilinçaltı Zihin Nedir ?</a> )</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Şikayet Etmek Kazandırır Mı?</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şikayet etme, eylemi insanları bir kısır döngünün içine sokar. Şu şekilde düşünün: Bir kişi, bir  varlığı istiyor, ancak o varlığa ulaşmak için mücadele etmesi gerekiyor. Ancak o kişi mücadele etmek yerine, bahane ve şikayet etme mekanizmalarını kullanarak hem mücadeleden kaçıyor hem de kendisine <strong>geçici bir rahatlama</strong> sağlıyor. Peki sonrasında ne oluyor? Tabi ki  kişi o varlığı tekrardan istiyor. Neticesinde ise bir kısır döngü başlıyor. Bu kısır döngü istek ve şikayet arasında gider gelir. Sonuç olarak ise, kişi yıpranır ve şikayet etme eyleminin sonucunda, hiçbir şey kazanamaz. Bu böyledir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayat içerisinde, gerçekleştirmek istediğiniz eylemlerin önünde duran engelleri;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Şikayet etmeniz</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vahlanmanız</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Gece gündüz diğer insanlara anlatmanız</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">O engel ile mücadele etmemek için, bahaneler üretmeniz</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Size hiçbir zaman kazandırmaz. Çünkü bu eylemleri yapmak mücadeleye girmemek, kolaya kaçmaktır. Bir insan gece gündüz bir hedefi doğrultusunda çalışırken, diğer insanın hiçbir şey yapmadan şikayet etmesi ve hayatta bir şeyler beklemesi doğru mu? Ee burada bazıları diyebilir ki &#8220;Ben her şeyi yaptım ama!&#8221; Gerçekten her şeyi yaptın mı? Her şeyi yaptığına emin misin? Hadi eminsin diyelim. Peki şikayet etmek sana yine de ne kazandıracak? Hiçbir şey. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yüzden, bir hedef doğrultusunda gerçekten çalıştığını, emek verdiğini düşünüyorsan ve bir şey elde edememişsen, demek ki o iş sana göre değil, ve bu da hayatın sonu değil! Bugün yüzüne kapanan bir kapı neticesinde başka bir kapı açılır ve bu kapı belki de senin için daha hayırlıdır. Bunu bilemezsin. Bu yüzden daima şikayet etmekten, isyandan, vahlanmadan uzak durmak gerekir. Bu insan için daha faydalı olandır.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;">Hayatı Şikayet Etmemek İçin İşinizi En Başta Sağlam Yapın!</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Hayatınız içerisinde, başınıza olumsuz bir olay geliyorsa  ilk olarak bu olayın başınıza neden geldiğini kendinize sorun. İlk olarak kendinizde suç arayın. Çünkü başınıza gelen olumsuz bir olayda, yüksek ihtimalle sizin de hatalarınız vardır. Mesela  günümüzde toplum tarafından en çok eleştirilen, insanların en büyük keşkesi olan kurum, üniversitedir. Herkes &#8220;Keşke üniversiteye gitmeseydim, Türkiye&#8217;de üniversite okunmaz, atanamıyorum&#8221; vs gibi cümleler ile üniversite okuduğuna sitem etmektedir. Ancak bu insanlar, suçu ne kadar devlete, üniversitelere atsa da  kendilerinde  olan suç hepsinden büyüktür. Neden diye soracak olursanız; çünkü artık orta çağda yaşamıyoruz! İnternet denilen bir icat var. Ve bu icat gerçekten mükemmel.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bugün internet sayesinde, hangi bölümlerin kaç puan ile atadığını, o bölümden atanan kişilerin hangi  mesleklere atandığını, kaç kişinin atandığını vs her şeyi öğrenebilirsiniz. Bu <strong>araştırmalar</strong> 10 dakikanızı almaz. Yani 10 dk&#8217;lık bir araştırma sayesinde gelecekteki keşkelerden kurtulunabilir. Ancak hayatı şikayet eden insanlar 10 dakikalarını ayırıp da bu araştırmayı yapmazlar. Nitekim &#8220;Biraz üniversite hayatı yaşayalım, sonrasına bakarız&#8221; zihniyetinde oldukları için, önlerine gelen rastgele bölümü yazarlar. Neticesinde ise üniversite hayatını yaşadıktan ve bu zaman zarfında kendilerini geliştirmedikten sonra, işsiz kalırlar. Sonrasında ise  keşkeler, vahlanmalar, şikayet etmeler başlar. Ancak artık iş işten geçmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">( Bkz; <a href="https://kendinebilgikat.com/universite-okumanin-gercekleri-artik-anlayin" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Üniversite Okumanın Gerçekleri Artık Anlayın !</a> )</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ben şuna inanıyorum ki hiçbir emek boşa çıkmaz. Yani bir insan,  yaptığı işi hakkını vererek yapmışsa, o işe verdiği  emek boş kalmaz ve emeğinin karşılığını mutlaka alır. Bu bugün olur, yarın olur bunu bilemeyiz. Ancak, eninde sonunda mutlaka emeğinin karşılığını alır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sizlere son olarak tavsiyem: Hayatınız yapmak istediğiniz bir eyleme başlamadan önce mutlaka derin bir şekilde araştırmasını yapın. O eylemi gerçekleştirirseniz, sonuçlarının ne olacağını, sizlere ne kazandıracağını, araştırın. Gerekirse, bir haftanızı bu araştırma işine ayırın. Ancak, bunu yapın. Yaptığınız işi sağlam yapmanın ilk adımı bu araştırmalardan geçer ve ayrıca bu araştırmalar sayesinde gelecekteki keşkelerinizden de kurtulursunuz.</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fhayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi&amp;linkname=Hayat%C4%B1%20%C5%9Eikayet%20Eden%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anotomisi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fhayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi&amp;linkname=Hayat%C4%B1%20%C5%9Eikayet%20Eden%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anotomisi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fhayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi&amp;linkname=Hayat%C4%B1%20%C5%9Eikayet%20Eden%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anotomisi" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fhayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi&amp;linkname=Hayat%C4%B1%20%C5%9Eikayet%20Eden%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anotomisi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fhayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi&amp;linkname=Hayat%C4%B1%20%C5%9Eikayet%20Eden%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anotomisi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fkendinebilgikat.com%2Fhayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi&#038;title=Hayat%C4%B1%20%C5%9Eikayet%20Eden%20%C4%B0nsan%C4%B1n%20Anotomisi" data-a2a-url="https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi" data-a2a-title="Hayatı Şikayet Eden İnsanın Anotomisi"></a></p><p>The post <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi">Hayatı Şikayet Eden İnsanın Anotomisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://kendinebilgikat.com">Kendinebilgikat.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kendinebilgikat.com/hayati-sikayet-eden-insanin-anotomisi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">891</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
