Hayatı Şikayet Eden İnsanın Anotomisi

Hayat içerisinde, harekete geçmeyen, hayatı şikayet eden insan , tamamen kendi nefsine kulan veren, miskin insandır. Bu insanlar, kolaya kaçmanın rahatlığı varken, mücadeleye ne gerek var? zihniyeti ile yaşarlar. Ancak bu zihniyetlerinden, kendilerinin dahi haberi yoktur. Çünkü, hayatı şikayet ederken kurdukları cümleler ile hem kendilerini kandırırlar hem de bütün suçu yaşadıkları topluma, devlete, çevrelerindeki insanlara, atarlar. Onlara göre hayatta başarılı olamadıkları işlerde, kendilerinin hiçbir suç  yoktur. Kendileri her şeyi yapmışlardır. Ancak gel gör ki talihsiz kader onları bulmuştur (!)

Hayatı şikayet ederek yaşayan insanları, 10 dakikalık bir sohbetin  sonunda tanıyabilirsiniz. Nitekim onlar, her zaman bir şeyler  yapmak istemişler ama büyük bir doğa gücü onlara engel olmuştur. Sohbet esnasında, yapmak istediklerine neyin engel olduğunu anlatmaları, sohbetin büyük bir bölümünü kaplayacağı için, kendilerini belli ederler.

Bu tür için sosyal medya, biçilmiş kaftandır. Çünkü, sosyal medyada gelişi güzel bir şekilde, sorgulanmaya maruz kalmadan, kendilerinin tembel olduğunu yüzüne vuracak insan yoktur. Olsa bile, o yorum silinir veya görmemezlikten gelinir. Ayrıca, gerçek hayattaki yorumlar, sanal hayattaki yorumlardan daha fazla, acı verir.

hayatı-şikayet-eden-insan
Tipik bir, hayatı şikayet eden insan davranışı… Günümüzde, eğitim sistemi sıkıntılı mı? Sıkıntılı. Atanamama sorunu var mı? Var. Ancak bunlara karşı şikayet etmek yerine farklı dallara girilebilir, başka işler yapılabilir vs. Bilginin, 1 saniye uzağımızda olduğu bir çağda, her şey yapılabilir. Ancak şikayet eden insanlar, o 1 saniyelerini ayırıp da o bilgiyi araştırmazlar. Çünkü şikayet etmek gibi kolay bir eylem varken araştırmaya ne gerek var (!)

Bu makalede sizlere, hayatta sürekli olaraktan şikayet eden insanlar ile takılırsanız size verecekleri zararlar nelerdir? Gibi ucuz konulardan bahsedilmeyecek! Bu makalede, belki de sizin de yaptığınız “Hayatı şikayet etme davranışını” insanların neden yaptığından, Hayatı şikayet eden insanların özelliklerinden, şikayet etmenin sonucundan ve hayatı şikayet eden bir insanın  durumuna düşmemeniz için yapmanız gerekenlerden bahsedilecektir.

Hayatı Şikayet Ederek Yaşayan İnsanların 4 Belirgin Özelliği

Hayatı şikayet eden insanların, özelliklerini incelemeden önce bu insanların hayata karşı neden sürekli olarak  eleştirel bir yapıda olduklarını anlayalım.

Hayat içerisinde, bazı maddi ve manevi varlıklar, değerlidir. Bu değerli varlıkları tüm toplum ister. Mesela, para değerlidir ve para olgusunu anlayabilen her birey, para sahibi olmak ister. Aynı şekilde, özgüven çok değerli bir manevi varlıktır ve yetişkinlik çağına gelmiş herkes, bu değerli varlığı ister. Ancak, bu değerli varlıklara ulaşmak için bazı eylemleri gerçekleştirmemiz gerekir ki  zaten bu varlıkları değerli kılan da bu eylemlerdir.

Mesela, her değerli varlık emek, sabır, çalışma vb gibi eylemleri ister. Burada bazılarınızın aklına  “ama” kelimesi gelebilir ki ben bu yüzden, en başta belirtiyim; İstisnalar kaideyi bozmaz. Her değerli varlığa bazı eylemleri gerçekleştirdikten sonra ulaşabilirsiniz.

Değerli varlıklara ulaşmak için “çalışmak, sabretmek, fedakarlık göstermek”  gibi eylemler, gerçekleştirmesi zordur ve sonucu bilinmezdir. Yani belki de kişi kazanmak istediği varlığa ulaşmak için her şeyi yapar ama yine de ulaşamaz. Bunun içindir ki bir varlığa ulaşmak için mücadele etmek, zordur. İnsan nefsine zor gelir. Düşünsenize, maddi veya manevi bir  varlığa ulaşmak  nefse hoş gelen eylemleri yapmak varken ( gezmek, oyun oynamak, film izlemek vs. ) çalışacaksınız,  sabır edeceksiniz, fedakarlık yapacaksınız ve belki de başarısız olacaksınız. Ama bir yandan da, o varlığı istiyorsunuz. Bu  sefer izleyeceğiniz yol şikayet etmek olur. Yani şikayet ederekten,  bir varlığa ulaşmak için çabalamak yerine hem mücadeleden kaçarsınız hem de kendinizi rahatlatırsınız. İşte hayatı şikayet ederek yaşayan insanın anatomisi budur. Kişi, hayatı şikayet ederekten bir taşla iki kuş vurmuş olur. Ancak fark etmez ki bu kendi zararınadır.

Toplum içerisinde, insanların şikayet etmek yerine kullandığı, kendilerini rahatlama yöntemlerinden bir tanesi de bahane üretmedir. Burada insanlar şikayet etmek yerine bahane üretirler. Mesela, ” Çok para haramsız olmaz” sözü toplumun çok kullandığı bahanelerden bir tanesidir. Toplum, bu cümle, inançla, şikayet etme eyleminde yaptıkları gibi bir taşla iki kuş vurur. Yani, çok para kazanmak için çalışmak, sabretmek vb  eylemleri gerçekleştirmek yerine kolaya kaçarak bu cümleyi söylerler. Neticesinde, hem kendilerini büyük bir yükten kurtarırlar hem de kendilerini rahatlatırlar.

Peki, insanlar istekleri karşısında bu iki yolu neden seçer? Hangi kişisel özellikleri bu davranışı sergilemelerine neden olur?

Hayatı şikayet eden insanın 4 belirgin özelliği

  • Mental anlamda güçsüzdürler:

Mental anlamda güçsüzdürler, çünkü; istekleri doğrultusunda mücadele edecek bir karaktere sahip değillerdir. Mental anlamda güçlü insanın, karşılaştığı zorluklar ne kadar büyük olsa da yenilsede, mücadelesinden vazgeçmez. Nitekim mental anlamda güçlü insanlar, istekleri doğrultusunda savaşacaklarını bilirler ve o gücü kendilerinde görürler. Ancak güçsüz insanın bunu yapmaz. Savaşacak gücü olsa bile savaşmaz. Kolaya kaçmanın rahatlığı karşısında hemen teslim olurlar.

  • Kendilerini kandırma potansiyelleri yüksektir:

Bu tür genelde, ürettikleri şikayet ve bahaneleri, “Mücadeleden kaçmak” adına ürettiklerini fark etmezler. Bu yüzden, ürettikleri şikayet ve bahanelere inanırlar ve kendilerini kandırırlar.

Bu özellikleri doğal eğilim sonucunda oluşmuştur. Yani istekleri karşısında sürekli olaraktan, şikayet ve bahane ürettikleri için harekete geçemezler. Harekete geçemedikleri için doğal olaraktan konfor alanı içerisinde yaşarlar. Bu türe mensup bir bireyi, 10 yıl sonra aynı yerinde dönmeye devam ederken görebilirsiniz.

  • Olumsuz düşünürler:

Bu türün  istekleri karşısında sürekli şikayet ve bahane üretmelerinde ki temel sebeplerden bir tanesi de kendilerine karşı olan “Ben başarısızım, ben yapamam” gibi inançların var olmasıdır. Nitekim davranışlarımızı inançlar, düşünceler oluşturur. Kendimize ait  düşüncelerimiz  ne yönde olursa o yönde davranışlar sergileriz. Bu türün kendilerine karşı düşünceleri olumsuz yöndedir. “Ben başaramam, ben başarısızım” gibi.

( Bkz; Bilinçaltı Zihin Nedir ? )

Şikayet Etmek Kazandırır Mı?

Şikayet etme, eylemi insanları bir kısır döngünün içine sokar. Şu şekilde düşünün: Bir kişi, bir  varlığı istiyor, ancak o varlığa ulaşmak için mücadele etmesi gerekiyor. Ancak o kişi mücadele etmek yerine, bahane ve şikayet etme mekanizmalarını kullanarak hem mücadeleden kaçıyor hem de kendisine geçici bir rahatlama sağlıyor. Peki sonrasında ne oluyor? Tabi ki  kişi o varlığı tekrardan istiyor. Neticesinde ise bir kısır döngü başlıyor. Bu kısır döngü istek ve şikayet arasında gider gelir. Sonuç olarak ise, kişi yıpranır ve şikayet etme eyleminin sonucunda, hiçbir şey kazanamaz. Bu böyledir.

Hayat içerisinde, gerçekleştirmek istediğiniz eylemlerin önünde duran engelleri;

  • Şikayet etmeniz
  • Vahlanmanız
  • Gece gündüz diğer insanlara anlatmanız
  • O engel ile mücadele etmemek için, bahaneler üretmeniz

Size hiçbir zaman kazandırmaz. Çünkü bu eylemleri yapmak mücadeleye girmemek, kolaya kaçmaktır. Bir insan gece gündüz bir hedefi doğrultusunda çalışırken, diğer insanın hiçbir şey yapmadan şikayet etmesi ve hayatta bir şeyler beklemesi doğru mu? Ee burada bazıları diyebilir ki “Ben her şeyi yaptım ama!” Gerçekten her şeyi yaptın mı? Her şeyi yaptığına emin misin? Hadi eminsin diyelim. Peki şikayet etmek sana yine de ne kazandıracak? Hiçbir şey.

Bu yüzden, bir hedef doğrultusunda gerçekten çalıştığını, emek verdiğini düşünüyorsan ve bir şey elde edememişsen, demek ki o iş sana göre değil, ve bu da hayatın sonu değil! Bugün yüzüne kapanan bir kapı neticesinde başka bir kapı açılır ve bu kapı belki de senin için daha hayırlıdır. Bunu bilemezsin. Bu yüzden daima şikayet etmekten, isyandan, vahlanmadan uzak durmak gerekir. Bu insan için daha faydalı olandır.

Hayatı Şikayet Etmemek İçin İşinizi En Başta Sağlam Yapın!

Hayatınız içerisinde, başınıza olumsuz bir olay geliyorsa  ilk olarak bu olayın başınıza neden geldiğini kendinize sorun. İlk olarak kendinizde suç arayın. Çünkü başınıza gelen olumsuz bir olayda, yüksek ihtimalle sizin de hatalarınız vardır. Mesela  günümüzde toplum tarafından en çok eleştirilen, insanların en büyük keşkesi olan kurum, üniversitedir. Herkes “Keşke üniversiteye gitmeseydim, Türkiye’de üniversite okunmaz, atanamıyorum” vs gibi cümleler ile üniversite okuduğuna sitem etmektedir. Ancak bu insanlar, suçu ne kadar devlete, üniversitelere atsa da  kendilerinde  olan suç hepsinden büyüktür. Neden diye soracak olursanız; çünkü artık orta çağda yaşamıyoruz! İnternet denilen bir icat var. Ve bu icat gerçekten mükemmel.

Bugün internet sayesinde, hangi bölümlerin kaç puan ile atadığını, o bölümden atanan kişilerin hangi  mesleklere atandığını, kaç kişinin atandığını vs her şeyi öğrenebilirsiniz. Bu araştırmalar 10 dakikanızı almaz. Yani 10 dk’lık bir araştırma sayesinde gelecekteki keşkelerden kurtulunabilir. Ancak hayatı şikayet eden insanlar 10 dakikalarını ayırıp da bu araştırmayı yapmazlar. Nitekim “Biraz üniversite hayatı yaşayalım, sonrasına bakarız” zihniyetinde oldukları için, önlerine gelen rastgele bölümü yazarlar. Neticesinde ise üniversite hayatını yaşadıktan ve bu zaman zarfında kendilerini geliştirmedikten sonra, işsiz kalırlar. Sonrasında ise  keşkeler, vahlanmalar, şikayet etmeler başlar. Ancak artık iş işten geçmiştir.

( Bkz; Üniversite Okumanın Gerçekleri Artık Anlayın ! )

Ben şuna inanıyorum ki hiçbir emek boşa çıkmaz. Yani bir insan,  yaptığı işi hakkını vererek yapmışsa, o işe verdiği  emek boş kalmaz ve emeğinin karşılığını mutlaka alır. Bu bugün olur, yarın olur bunu bilemeyiz. Ancak, eninde sonunda mutlaka emeğinin karşılığını alır.

Sizlere son olarak tavsiyem: Hayatınız yapmak istediğiniz bir eyleme başlamadan önce mutlaka derin bir şekilde araştırmasını yapın. O eylemi gerçekleştirirseniz, sonuçlarının ne olacağını, sizlere ne kazandıracağını, araştırın. Gerekirse, bir haftanızı bu araştırma işine ayırın. Ancak, bunu yapın. Yaptığınız işi sağlam yapmanın ilk adımı bu araştırmalardan geçer ve ayrıca bu araştırmalar sayesinde gelecekteki keşkelerinizden de kurtulursunuz.

admin

Zihin ve ilişkiler konusunda , sizlerin adına içerikler üreterek , sizleri duygusal ve zihinsel anlamda daha güçlü bireyler yapmayı amaçlıyoruz . Felsefe ve niş konularımızdan haberdar olabilmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir