Sürekli Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi

Hayatınız içerisinde hiç motivasyonlu hissetmek için aynı konu üzerinde 20’den fazla makale veya kitap okudunuz mu? Veyahut bundan 1 yıl önce kendinizi iyi hissetmek için okuduğunuz makalelere tarzında hala araştırma yapıyor musunuz? Mesela bundan 1 yıl önce “özgüven nasıl kazanılır?” diye bir araştırma yaparken şuan da hala “özgüven kazanmak için ne yapabilirim?” diye bir araştırma yapıyor musunuz? Bu tarzda videolar izliyor musunuz? Eğer bu sorulara verdiğiniz cevap “evet” ise bilin ki sevgili dostlarım sizin fark edemediğiniz büyük bir sorununuz var demektir.

Bu sorun; herhangi bir alanda harekete geçmek isteyen kişinin öncelikle kendisini iyi, motivasyonlu hissetmeye çalışması ve sonrasında harekete geçmeyi istemesidir. İşte bu tarz bir istek içerisinde olan bir kişi, sürekli olarak dan “motivasyon” arama eğilimindedir ve harekete geçmek için illa ki kendisini iyi hissetme ihtiyacı hisseder. Peki bir insan harekete geçmek için neden kendisini iyi hissetme ihtiyacı içerisine girer? Bu sorunun cevabı harekete geçmek için sürekli olarak dan motivasyon arayan insanın anatomisini bizlere anlatır.

Motivasyon Arayan İnsanın Anatomisi

Harekete geçmek için sürekli olarak motivasyon arayan insan, hiçbir zaman “acı”ya maruz kalmak istemeyen insandır ve zaten sürekli olarak dan kendisini iyi hissetmek için araştırma yapmasının nedeni de budur. Şu şekilde düşünün bir eylem yapmak istiyorsunuz; ama o eylemi yaparken de hiçbir şekilde acı çekmek istemiyorsunuz, daima kendinizi iyi hissetmek istiyorsunuz. İşte bu noktada kendinizi daima iyi hissetmek için de sürekli olarak araştırma yapıyorsunuz.

Mesela diyelim ki sosyal ortamlara girmek istiyorsunuz, ancak ortama girince kendinizi harika hissetmek istiyorsunuz. Hiçbir şekilde kötü hissetmek istemiyorsunuz. Ancak doğal olarak dan yeni ortamlara girdiğinizde ( insan yeni ortamlara girdiğinde doğal olarak dan biraz çekimserdir ) kendinizi biraz çekimser hissetmeniz sonucunda kendinizi kötü hissediyor ve tekrardan gelip internette “Sosyal ortamlarda kendimi nasıl rahat hissederim?” diye araştırma yapıyorsunuz.

İşte sürekli motivasyon arayan insanın anatomisi böyledir. Harekete geçmek için ilk başta kendisini iyi hissettirecek; kitap, makale okur veya video izler sonrasında kendisini iyi hisseder. Ancak yeni bir eyleme başladığında ( sosyal ortamlara girmek gibi ) kendisini doğal olarak dan tekrardan kötü hissedeceği için su sefer tekrardan “ben neden böyle hissettim?” der ve kendisini iyi, motivasyonlu hissedebilmek için tekrardan araştırma yapmaya başlar ve neticede arkadaşlar bu bir kısır döngüye döner ve kişi farkında olmasa da aradan yıllar geçmesine rağmen hala aynı konular üzerine araştırma yapar.

motivasyon-arayan-adam

Ancak sevgili dostlar şunu bilin ki “önce iyi hissedeyim, sonrasında harekete geçeyim” yani “hiçbir acı çekmeyeyim” kafasına girerseniz hiçbir zaman harekete geçemezsiniz ve aradan geçen onca zamanın ardından hala kendinizi iyi hissetmek için kendinizi internet sitelerinde araştırma yaparken bulursunuz. Bizzat kendi hayatımdan şahidim; çünkü önceleri bende “önce iyi hissedeyim, hareket esnasında hiçbir acı çekmeyeyim ( acı; stres, kaygı, heyecan, korku) sonrasında harekete geçerim” kafasındaydım ama sonrasında öyle bir fark ettim ki aradan ortalama 1.5 yıl geçmiş ama ben hala aynı konular üzerinde araştırma yapıyorum.

Peki neden? Çünkü araştırmalar sonucunda öyle bir şey bulacaktım ki o şey bana kendimi daima iyi hissettirecekti. Ancak gerçekte böyle bir şey maalesef ki yoktu. Peki bu farkındalık bende nasıl oluşmuştu? İzlediğim bir tane “korkular” üzerine video sayesinde oluşmuştu. O videoda bir tane psikolog diyordu ki “İnsanlar korkuları ile yüzleşirken daima yanlış stratejiyi izliyorlar; bu yanlış olan strateji de önce kendilerini iyi hissetmeye çalışmak sonra korkular ile yüzleşmeye yöneliktir. Bu strateji yanlıştır; çünkü siz korkularınızla yüzleşirken daima acı çekeceksiniz, bundan kaçış yok; ama korkularınızla yüzleştikten sonra kendinizi çok daha iyi, motivasyonlu hissedeceksiniz. Bu yüzden önemli olan, korku duygusunun yok etmeye çalışmak değil, korku duygusunu kabul edip korkuya rağmen harekete geçmek ve bir şeyler yapmaktır. Doğru olan strateji budur.

Ben bu açıklamayı düşündükten ve içselleştirdikten sonra artık harekete geçmek için internetten araştırma yapmayı, motivasyon aramayı tamamen bıraktım; çünkü anlamsızdı. Nitekim benim internette 1.5 yıldır aynı konular üzerinde araştırma yapmamın sebebi eyleme geçeceğim zaman, hissedeceğim olumsuz duyguları yok etmeye çalışmaktı. Ancak böyle bir şey söz konusu değildi. O hissedeceğim “acı” duygusundan kaçış yoktu. İşte ben bu gerçeği içselleştirdikten sonra daha yapıcı bir karar aldım ve olumsuz duyguları hissetmeme rağmen harekete geçtim ve samimi bir şekilde söylüyorum hayatımda daha somut sonuçlara ulaştım.

Bakın sevgili dostlarım eğer hayatınızda sürekli olarak “Korkumu nasıl yenerim? Özgüvenimi nasıl artırırım?” tarzında araştırma yapıyorsanız bilin ki sizin sorununuz “özgüven veya korkular” değil. Sizin sorununuz; acıyı hissetmeme isteğidir. Başka da hiçbir şey değil.

Instagram’da Kendinebilgikat.comm hesabında bazı arkadaşların bana sordukları sorular aynen şu şekilde “Reis geçen gün özgüvenimi 10 üzerinden 7 hissediyordum ama şuan 10 üzerinden 4 hissediyorum, işte geçen bir ortama girdik orda da 10 üzerinden 3 hissettim. Sence ne yapmalıyım?” Bu sorudaki asıl sorunu fark ettiniz mi? Bu sorun “acı”yı hissetmeme isteği ve sürekli olarak motivasyon arama isteğidir. Bu tarz soruları soran kişiler tamamen özgüvenle, kendini iyi hissetme ile kafayı bozmuş durumdadırlar. Eğer kendilerini kötü hissederlerse harekete geçmiyorlar, kendilerini iyi yani onların deyimiyle 10 üzerinden 8’lik bir özgüven hissederlerse harekete geçiyorlar. Yani tamamen duygu odaklı yaşıyorlar. Ancak sevgili dostlarım bu iyi değil. Hatta hiç iyi değil! Eğer bu kafa ile yaşarsanız hiçbir zaman başarıya ulaşamazsınız. Bu her konuda böyledir.

Sizin gerçek anlamda başarıya ulaşabilmeniz için kendinizi çok kötü hissetmenize rağmen hissettiğiniz duygulara odaklanmadan yapmanız gerekenleri yapmanız gerekir. Mesela 10 üzerinden 1’lik bir özgüven duygusuna sahip olduğunuzu hissetseniz bile yeni bir ortama girdiğinizde insanlara “merhaba, nasılsınız?” demeniz gerekir. O ortamdan kaçmamanız gerekir. Kendinizi çok stresli, bunalmış, bitkin hissetmenize rağmen çalışmalarınıza devam etmeniz gerekir vs.

Kısacası ne kadar çok olumsuz duygulara maruz kalsanız da bu duyguları umursamadan harekete geçmeye devam etmeniz gerekir. Hayatta size asıl kazandıracak olan budur.

Hissettiğiniz Veya Hissedeceğiniz Olumsuz Duyguları Umursamayın!

Hayatınız içerisinde hissettiğiniz olumsuz duygulara karşı sahip olabileceğiniz 2 tutum vardır; bu tutumlardan birincisi “umursamaktır” diğer ikincisi ise “umursamamaktır.” Bu noktada eğer hissettiğiniz olumsuz duyguların neticesinde siz herhangi bir maddi veya manevi varlık kazanacaksanız, bu hissettiğiniz duyguları umursamayın. Peki neden? Çünkü sevgili dostlarım bir şeyi umursadıkça o şeyi daha da büyütürsünüz. İşte bu noktada eğer siz, hissettiğiniz olumsuz duygulara daha fazla odaklanırsanız o duyguları büyütmekten başka hiçbir şey yapmış olmazsınız.

Mesela çalışmak insanı bazen gerçekten sıkar ve bu sıkılma anında siz hissettiğiniz o olumsuz duyguya daha fazla odaklanır ve “offf çok sıkılıyorum” diye stem ederseniz, işinizi tamamlamadan yarıda bırakabilirsiniz. Ancak burada sıkıldığınızda “Neyse şurayı da tamamlıyım da sonrasında bir kahve içeyim” derseniz, önünüzdeki işi bitirmek için mücadele edersiniz ki yüksek ihtimalle de işinizi bitirirsiniz. Nitekim önünüze bir ödül koydunuz ve neticesinde hissettiğiniz olumsuz duyguyu doğal olarak umursamadınız. Bir anda o duyguyu sildiniz.

Bakın sevgili dostlarım duygularınızı yönetebilirseniz hayatınızı yönetirsiniz. Hayatınızı yönetirseniz de istediğiniz hayatı yaşama şansınız oldukça artar. Bu doğrultuda duygularınızı yönetebilmek için ilk önce olumsuz duyguları nerede ve ne zaman umursamanız gerektiğini veya umursamamanız gerektiğini öğrenin. Eğer hissettiğiniz olumsuz duygular neticesinde herhangi bir şey kazanacaksanız o zaman o duyguyu umursamadan harekete devam edin. Çünkü sonucunda bir şey kazanacaksınız ve orada o duyguyu umursamanın size hiçbir faydası olmayacak. Sadece o duyguyu daha da büyütecek. Buna hayatınızda daima dikkat edin…

admin

Zihin ve ilişkiler konusunda , sizlerin adına içerikler üreterek , sizleri duygusal ve zihinsel anlamda daha güçlü bireyler yapmayı amaçlıyoruz . Felsefe ve niş konularımızdan haberdar olabilmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir