Özgüven Adına Herşeyi Biliyorum Ama Hala Özgüvenim Yok

Özgüven dediğimiz duygu, toplum içerisinde ki her bireyin sahip olmak istediği, değerli bir duygudur. Çoğu insan özgüven kazanma adına yanlış veya  doğru eylemler gerçekleştirir. Nitekim özgüven duygusu insanların, hayat içerisindeki başarısını doğrudan etkilemektedir. Bu gerçeğin ise tüm toplum bilincindedir. Bu yüzden herkes özgüven sahibi olmak ister, özgüven kazanmak için araştırmalar yapar ve o hayalindeki özgüvenli kişiye dönüşmek için elinden geleni yapar. Ancak özgüven kazanmak isteyen bireylerin, çok büyük bir kısmı, özgüvenin nasıl kazanılacağından, daha doğrusu insandaki gelişimin nasıl başladığından habersizdir.

İnsanlar özgüven kitapları, makaleleri okuyarak veya “Özgüven nasıl kazanılır?  Özgüven kazanma yolları nedir? Kendine güven nasıl kazanılır?” videoları izleyerek özgüven kazanacakları yanılgısına kapılmaktadır.

özgüven-kazanma

Özgüven kitapları, makaleleri okumak sizlere sadece özgüven kazanmanın tekniklerini gösterir. Ancak gerçek özgüveni kazanmak için uygulamaya geçmek gerekir. Bu durumun sebebi ise  beyin teoride öğrendiği bilgiler ile konfor alanı dışına çıkmaz! Beynin gelişim göstermeye başlaması için kişinin konfor alanı dışına çıkması, yani acı çekmesi gerekir. Acı çekmeye, zorlanmaya başlayan beynin kendisini geliştirmekten başka bir seçeneği yoktur!  Özgüven kazanmak ve kendine güveni artırmak için sahip olmanız gereken ilk düşünce budur.

İnsanlar, harekete geçmeden, hayatın içine girmeden, konfor alanlarının içinde kalarak, sadece özgüven nasıl kazanılır? Nasıl özgüven kazanırım? Araştırmaları yaparaktan özgüven sahibi olmak istiyorlar. Ancak böyle bir durum söz konusu değildir. Nasıl ki fitness kitapları okuyarak kaslarınızı geliştiremiyorsanız, özgüven makaleleri ve kitapları okuyarak da özgüven duygunuzu geliştiremezsiniz. Unutmayın ki  teoride öğrendiğiniz bilgiler, sizlere yapacağınız eylemi nasıl doğru bir şekilde yapacağınızı gösterir. Gerçek gelişim uygulamada, yani harekete geçmede başlar.

Harekete Geçmek Neden Önemlidir? Özgüven Kazanmak Adında Harekete Geçmek

Beynimizin, bizleri fiziksel veya ruhsal anlamda geliştirebilmesi için ilk olarak uyanması gerekir. Yani kişinin gelişimi başlayabilmesi için ilk olarak acı, kaygı, stres gibi duygulara maruz kalması gerekir. Beynimiz her zaman, konfor alanı içerisinde yaşamak istediği için acı, kaygı, stres gibi duygulara maruz kaldığında, kendisini rahatsız hissetmeye başlar . Kendisini rahatsız hisseden beyin ise tekrardan rahat alanına dönebilmek için kendisini rahatsız eden duygular ile mücadele eder. Yani kendisine daha güçlü bir konfor alanı oluşturur.

Hayatınız içerisinde yeni bir eyleme başlayacağınız zaman kendinizi stresli, gergin, kaygılı hissettiğiniz zamanlar olmuştur. Böyle zamanlarda fark ettiyseniz, eyleme başladığınızda yaşadığınız olumsuz duyguların üzerinizdeki etkisi yavaş yavaş gitmeye başlar.

İşte böyle durumlarda ilk başlarda olumsuz duyguları yaşamanızın nedeni: Konfor alanınızdan dışarı çıkmanızdır. ( Beyniniz asla konfor alanından çıkmak istemez, çünkü istekleri en temel düzeydedir ) Konfor alanınızdan çıktıktan sonra beyniniz tekrardan rahat hissetmek için yaşadığı olumsuz duygular ile mücadele eder ve stres, kaygı, gibi olumsuz duyguları yenerek daha da güçlenir. Yani mental anlamda siz güçlenirsiniz.

özgüven-artırma

Beynimizin bu gelişim yasasını kanıtlayan en güzel örnek;  ağırlık kaldırmadır.  Spora yeni başlayan bir kişi  10 kg’lık bir ağırlığı kaldırmakta zorlanabilir. Ancak bu kişinin düzenli olarak ağırlık kaldırmaya devam etmesi neticesinde 10 kg’lık ağırlık bu kişi için rahat ve  hafif gelmeye başlar. Çünkü 10 kg altında strese  maruz kalan  kaslar  bu stresi tekrardan yaşamamak için kendilerine daha güçlü konfor alanları oluştururlar. Yani kendilerini geliştirirler.

Yukarıdaki ağırlık örneğinden anlayacağınız üzere  beynin kendisini fiziksel veya ruhsal anlamda geliştirmeye başlaması için ilk olarak uyanması; yani bazı olumsuz duygular ile  yüzleşmesi gerekir. Beyin yüzleştiği olumsuz duygular ile mücadele eder ve bu duyguları yenerek hem konfor alanını geliştirir hem de güçlenir. Neticede gelişim gerçekleşir.

Harekete geçmek de işte bu yüzden önemlidir.  İnsan harekete geçtiği zaman, ilk başlarda bazı olumsuz duygular ile yüzleşir. Ancak bu duyguları umursamadan hedefine doğru ilerler ise yaşadığı olumsuz duyguları yenerek, şuanda olduğundan daha güçlü bir konuma gelir.  Burada anlamanız gereken bir diğer noktada, rahatlığın rahatsızlıktan sonra geleceği gerçeğidir.  Çünkü bir eylemi gerçekleştirirken olumsuz duygular yüzünden rahatsız olan beyin, bu olumsuz duygular ile mücadele ederek, bu duygulara karşı etkisizleşir. Neticesinde ise daha rahat bir konuma gelir.

İnsanların düştüğü en büyük hatalardan biriside  budur. Herkes özgüven nasıl kazanılır? Özgüven kazanma teknikleri nelerdir?  Videoları izleyerek ilk önce rahatlamayı  sonrasında  rahatsız hissettiği ortamlara girmek istiyor. Ancak hiçbir zaman o istediği rahatlığa kavuşamıyorlar; çünkü beyin rahat alana geçebilmek için  ilk başta olumsuz duygular yaşamamıştır. Olumsuz duygu yaşamayan beyin  rahatsız hissettiği eylem içerisinde kendisini hiçbir zaman geliştirememiştir.

Özgüveni kazanmanın yolları nedir? Özgüven Kazanmak İçin Yapabilecekleriniz

Özgüven duygusunu kazanmanın iki adımı vardır. Bu iki adımı gerçekleştirmeniz neticesinde özgüven sahibi olursunuz.

Özgüveni kazanmanın ilk  adımı

İlk adım, kendinize olan bakış açınızı değiştirmektir. Hayatınız içerisinde kendinizi değersiz ve yetersiz görürseniz özgüven sahibi olamazsınız. Yani bir kişi aynaya baktığında aynada gördüğü, gözü, kaşı, kulağı,  saçı vs sevmiyor  fiziksel özelliklerinden utanıyor ise nasıl özgüven sahibi olacak ki?

özdeğeri-düşük-insan

Özgüven demek, herhangi bir eylem içerisinde rahat olmak demektir.  Kendisinin fiziksel özelliklerinden utanan, bu fiziksel özelliklerini toplumun fark etmemesi için uğraşan bir kişi doğal olaraktan, toplum içerisinde rahat olmaz. Bu yüzden özgüven kazanmanın ilk adımı kişinin kendisini her hali ile kabul etmesi ve sevmesidir.

Bu hayatta fakirseniz fakir, boyunuz kısa ise kısa, cılız bir insansanız cılızsınızdır. Bu durumlar bu kadar doğal ve gerçektir. Doğal olmayan durum ise  kişinin kendisinde gördüğü olumsuz özellikler yüzünden kendisini aşağılık kompleksine sokmasıdır. 

Mesela bazı insanlar boylarının kısa olduğunu düşünerekten, farkında olmasalar bile aşağılık kompleksine girmektedirler. Aynı şekilde maddi durumu iyi olmayan insanlar da zengin birileri ile karşılaştıklarında kendilerini yetersiz hissetmektedirler. Ancak bir insanda olan olumsuz özellikler onu hiçbir şekilde  diğer insanlardan yetersiz ve değersiz kılmaz.

( Bkz: Yetersizlik Duygusu )

( Bkz: Değersizlik Duygusu )

Özgüven sorunu yaşayan insanların en büyük sıkıntısı kendilerini yetersiz ve değersiz hissetmeleridir. Kendilerine bakış açıları bu yöndedir. Bilinçaltı düzeyde kendilerinin değersiz ve yetersiz olduğunu düşünürler.  Bu yüzden özgüven  kazanmak isteyen bir insanın ilk olarak “Kişi kendi değerini ancak kendisi belirler” telkinini kafasına kodlaması , çevresindeki insanlar ile kendisini kıyaslamayı bırakması lazım.  Sonrasında ise  kendi hayatındaki tüm olumsuz özelliklerini kabul etmesi ve  bu olumsuz özellikleri ile barışması gerekir. İçsel anlamda bu adımlar gerçekleştikten sonra özgüven kazanılmaya başlanır.

Hayatınızda  aynanın karşısında gördüğünüz yüzü sevin,  konuşma şeklinizi sevin, vücudunuzu sevin, maddi anlamdaki yetersizliğiniz ile kendinizi sevin. Kısacası kendiniz ile her zaman barış halinde olun. Unutmayın ki  hayatınız içerisinde olan olumlu veya olumsuz hiçbir özelliğiniz sizi diğer insanlardan ne üstün yapar, ne de onlardan aşağıda yapar.  Bu gerçeği bu şekilde kabul edin.

Özgüveni kazanmanın ikinci adımı: ( Konfor Alanı Dışına Çıkmak )

Konfor alanının dışına çıkmak ile özgüven duygusu kazanmanın arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Nitekim konfor alanınızdan dışarı çıktıkça bilinmeyen durumların içerisine girdiğiniz için kendinizi kaygılı hissedersiniz. Kendinizi kaygılı hissetmenize  rağmen hareket etmeye devam etmeniz neticesinde özgüven duygusu kazanırsınız. Çünkü kaygı ve korku duyduğunuz anlarda içsel olarak kaçmak istersiniz. Ancak bu korku ve kaygı duygusuna rağmen hareket etmeniz neticesinde kendinizi güçlü hisseder,  bilinçaltı düzeyinizde “Ben başarırım, ben yapabilirim, ben güçlüyüm” gibi inançlar oluşmaya başlar.

Hayatınız içerisinde korkularınız ile  karşı karşıya geldiğinizde iki tepki verme şansınız vardır. Bunlardan birincisi  kaçmak, İkincisi ise savaşmaktır. Korkularınız ile savaşmanız halinde mental güç kazanır, kendinize güvenirsiniz. Güç ve güven duygusunu da sonuna kadar hissedersiniz. Kaçmanız neticesinde ise kendinizi güçsüz hisseder kendinize karşı güveninizi  kaybedersiniz.  Eğer hayati riskiniz var ise korkularınız karşısında kaçmak oldukça mantıklıdır.  Nitekim  kaçmazsanız hayatınızı kaybedersiniz .  Ancak hayati bir riskiniz yoksa ve korku duygusu ile mücadele ederseniz, güç kazanırsınız.

Günümüzde insanların en büyük korkularının arkasında hayati risk yoktur. Daha çok reddedilme, rezil olma, değersiz görülme gibi  sosyal korkular vardır. Mesela topluluk önünde konuşma yapacak olan bir insanın yaşadığı korku rezil olma korkusudur. Bu korkunun gerçekleşmesi insanın hayatını sonlandırmaz. Ancak insanlar yine de bu korkudan ölümüne korkarlar. İşte  hayati risk olmayan bu korkularınız ile yüzleşmeniz neticesinde  “Ben yapabilirim” düşüncesini kazanır ve kendinize olan güveniniz artar.  Özgüven kazanmanın en etkili yollarından biriside budur.

Harekete Geçebilmenin Yolu Kazanmaya Odaklanmaktır!

Bir çok insan, özgüven kazanmak için konfor alanı dışına çıkması gerektiğini bilmesine rağmen yine de harekete geçemiyor. Çünkü  kendisine konfor alanından dışarı çıkması için bir hedef belirlemiyor. Yani özgüveni veya kendine olan güveni artırmak adına uygulamaya geçireceği herhangi bir hedefi, amacı yok.  Hedefi olmayan zihnin ise harekete geçememesi çok normaldir. Özgüven kazanmak istiyorsanız,  planlı bir şekilde sosyal oyunlar yapmanız gerekmektedir. Nedir bu sosyal oyunlar? Diye soracak olursanız  mesela 30 gün boyunca her gün farklı bir insanla tanışmak veya hayatınızda hiç yapmadığınız aktiviteleri yapmak olabilir. Buradaki önemli  olan iki  kural var :

  • Yapacağınız eylem her ne olursa olsun, sizi konfor alanınızda dışarı çıkarmalıdır. Yani yaptığınız eylemin içerisinde kendinizi kaygılı, stresli hissetmeli ancak yine de bu strese ve kaygıya rağmen eylemin içerisinde kalmalısınız.
  • İkinci olarak ise  özgüven kazanmak için  bir hedefe ihtiyacınız olduğudur. Yani “Ben planlı bir şekilde  her gün bu eylemi yapıcam  ve 30 günün sonunda bu eylemlerimin hepsini gerçekleştirmemin neticesinde özgüç ve özgüven kazanıcam”  şeklinde bir hedefiniz olmalıdır.  Harekete geçmenin, temel noktası: hedefinizin sonunda kazanacağınız maddi veya manevi bir varlığın olmasıdır . Yani hedefinizin sonunda bir tane “Ödül” sizi beklemelidir . Kendinizi anca bu şekilde harekete geçirebilirsiniz.

Zihninize her zaman  yapmak istediğiniz eylemlerin sonuçlarını verin.  Bu açık ve net bir şekilde olsun. Eylemlerinizin sonuçlarını ( Ödülü ) zihninize açık ve net bir şekilde verirseniz, zihniniz  eylem esnasında sizinle mücadele etmeyi bırakır. Diğer türlü  zihninize hedefleri, planları, sonuçları sunmazsanız, zihniniz harekete geçmeyi çok anlamsız görür  ve enerjisini korumak için  eylemi gerçekleştirmemeniz için bahaneler üretir.

Yaptığınız eylemler esnasın da ” Bunu neden yapıyorsun? Amaç ne?  Yapınca ne olacak sanki?” gibi düşüncelerin aklınıza gelmesinin temel sebebi zihninize,  eylemlerinizin sonucunu göstermemenizden kaynaklanır . Siz bir eylemi gerçekleştirirken, kendiniz dahi o eylemi neden gerçekleştirdiğinizi bilmiyor, bu eylemin sonucunda ne kazanacağınızı farkında değilseniz, konfor alanından çıkmak istemeyen  bilinçaltı zihniniz ne yapsın?  İnsanların, eylemleri esnasında yaptıkları eylemlerden çok çabuk bir şekilde  vazgeçmelerinin temel nedeni: Bu eylemi neden gerçekleştirdiklerini, bu eylem neticesinde ne kazanacaklarını, bu eylemin planlarını, kendilerinin dahi bilmemelerinden kaynaklanır.

Bu yüzden   hayatınızda ister özgüven kazanma planınız olsun, ister başka maddi veya manevi bir varlığı kazanma planınız olsun fark etmeden, bu 3 maddeyi kesinlikle yapmalısınız :

  • Hedef belirlemek.
  • Hedefin sonucunda ne kazanacağınızı bilmek.
  • Hedef doğrultusunda, gerçekleştireceğiniz eylemlerin planını yapmak.

Bu üç maddeyi yapmanız neticesinde, harekete geçememe sorununuz ortadan kalkar. Çünkü hedefinize ulaşmak için konfor alanınızdan dışarı çıktığınızda, karşılaştığınız kaygı, stres gibi olumsuz duygulara rağmen  hareket etmenizi gerektirecek bir nedeniniz olacak.  Bu  var olan nedenleriniz sizin hedefe giden yoldaki aracınızın benzinidir. Ne kadar tükenseniz de  korksanız da bu Nedenler sizi her zaman motive edecektir. Bu motiveler sayesinde, kazandığınız başarılardan, Özdeğer, özgüven, özsaygı gibi duygular sizin olacaktır.

Bu doğrultuda hayatınız içerisinde, erteleme  yapmadan, bugünden itibaren kendinize hedefler belirleyin. Bu hedeflerinizi; yapmak istediğiniz eylemlerden, var olan sorunlarınızdan, kazanmak istediğiniz maddi ve manevi varlıklara ulaşmaktan seçebilirsiniz. Önemli olan, buradaki sizin isteğiniz ve kazanmak istediğiniz varlıklardır. Mesela özgüven mi kazanmak istiyorsun? O zaman  özgüven kazanmak adına bir plan yapacaksın ve yaptığın bu planda, özgüven kazanma adına her gün bir eylemi gerçekleştireceksin. Yaptığın planın sonunda, özgüven kazandığını hayal edeceksin. Bu şekilde kendi kendini motive etmiş olacaksın. Kısacası konfor alanından dışarı çıkıp çalışacaksın!

Unutmayın ki hayatın gerçeği çalışmaktır. Bu hayatta şuan ne istiyorsanız, o isteğinize ulaşmak için çalışmak zorundasınız. Çalışmadan çabalamadan , hedef belirlemeden, plan yapmadan bu hayatta kazanan olamazsınız.  Bu ister özgüven konusunda olsun, ister herhangi başka bir konuda olsun fark etmez, kazanmak için çalışmalısınız !  Hayatınız içerisinde hiçbir zaman istekleriniz, sizin ayağınıza gelmeyecek, siz isteklerinizin ayağına gidecek ve ondan istediğiniz maddi veya manevi varlığı koparıp alacaksınız.  Hayatın çalışma prensibi bu şekilde işler. Öyle konfor alanı içerisinde yaşayıp, sadece isteklerin hayallerini kurarak  bu işler gerçekleşmez . Bu yüzden  “çalışma” kavramına, kazanma aracı olarak bakın. Yani çalışmayı sevin; çünkü isteklerimiz çalışmalar neticesinde gelecektir.

 

admin

Zihin ve ilişkiler konusunda , sizlerin adına içerikler üreterek , sizleri duygusal ve zihinsel anlamda daha güçlü bireyler yapmayı amaçlıyoruz . Felsefe ve niş konularımızdan haberdar olabilmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin .

10 thoughts on “Özgüven Adına Herşeyi Biliyorum Ama Hala Özgüvenim Yok

  • Mart 11, 2020 tarihinde, saat 7:20 am
    Permalink

    Güzel yazmışsın ama izninle bir duzetme yapmak istiyorum ; şimdi özgüven evet her insanın kazanmak istediği bir duygudur ama övgüvenin basariya engel olması noktasında hatalı yaklaşımlar var ne yazık ki halbuki özgüven eksikliği başarıya engel değildir yani demek istediğim özgüven duygu aleminde yaşanır başarılar ise performans aleminde yaşanır ne demek istiyorum bir eylemi yapmak için özgüvene ihtiyacımız yok özgüven belli başlı yaşantılar sonucu kazanilir

    Yanıtla
    • Mart 11, 2020 tarihinde, saat 7:31 am
      Permalink

      Admin bi de sana bir soru sormak ıstiyorum izninle;
      Sence özgüven niçin kazanılmalı ?maalesef çoğu insan özellikle erkekler kadınlarla rahat iletişime geçmek için özgüven kazamaya çalışır
      Açıkçası ben de nofap la berber konfor alanımin dışına çıkarak öz güven kazanıyorum lakin bazen neden diye soruyorum ve kendime mantiklı bir sebep bulamıyorum

      Yanıtla
      • Mart 11, 2020 tarihinde, saat 8:03 am
        Permalink

        Mantıklı bir sebep bulamamanin nedeni; Özgüveni sadece Nofap ile sinirlandirmis olman. Bilmiyorum kaç yaşındasın? Ne tür ortamlara giriyorsun ama eminim ki hayatın içine girdikçe anlayacaksın, özgüvenin ne kadar değerli bir olgu olduğunu.

        Yanıtla
        • Mart 12, 2020 tarihinde, saat 1:23 pm
          Permalink

          Merhaba admin sana böyle arada soru sormamin umarım bir sakıncası yoktur eğer sorun oluyorsa hiç çekinmeden uyarabilirsin;
          Sorum ;ben aslında özgüveni sadece nofapa indirgemiyorum tabiki ama eskiden özgüven dusuklugunden mi kaynaklı bilmiyorum ama çok fazla konfor alanından çıkmış olmama ragmen her çıkışında sanki ilk defa çıkıyormuş gibi hissediyorum (örneğin cok fazla topluluk karsisina çıkmış olmama rağmen her cikisimda asiri kaygi ve heyecan duyuyorum ) ve o sirada asiro olumsuz dusunceler geliyor aklima yapamayacagima dair bunun nedeni ne olabilir?

          Yanıtla
          • Mart 12, 2020 tarihinde, saat 2:31 pm
            Permalink

            Heyacanı sadece konfor alanı ile ilgili düşünme bazı işlerin doğasında heyacan vardır. Mesala topluluk önünde konuşma gibi. 1000lerce kez topluluk önünde konuşsan yinede heyacan duymaya devam edersin ama sürekli olarak aşırı heyacan duyman garip. Nitekim heyacan sürekli yüzleşmelerde heyacan azalır ve senin için sıradanlaşmaya başlar ama yok olmaz.

          • Mart 12, 2020 tarihinde, saat 2:34 pm
            Permalink

            Ayırca senin sürekli aşırı heyacan duymanın sebebi; kafana “Ben herzaman heyacanlanıyprum” diye kodlamandan ötürüdür.Yani sen heyacanı çok fazla umursuyorsun Doğal olaraktan yaşayacağın heyacana bile muhtemelen “Bek yine heyacanlanmaya başladım.” şeklinde yorumluyorsundur. Benden sana tavsiye hissettiğiin olumsuz duyguları pek fazla umursama, onların doğal olduğunu kabul et.

          • Mart 13, 2020 tarihinde, saat 6:52 am
            Permalink

            İnşallah bu son olur;Şimdi bide şöyle bir durumum var; konfor alanın dışı bir çok insan için ortaktır mesela [topluluk karşına çıkmak, sosyal ortamlara girmek,kadinlarla konuşmak vs. Bir çok insanı zorlayan bir durumdur(yanlışım var ise düzelt)]
            şimdi nedense bazı insanlar sanki hiç kaygı yaşamıyor mus gibi geliyor ve o sirada bir tek ben yaşıyormuş hissine kapılıyorum ve bu beni tedirgin ediyor
            Bir diğeri ; misal sosyal ortamdasin sosyal ortamda sosyal fobi si olanlar ve olmayanlar vardır ama ben sosyal fobi değilim ama o sırada (şu sıralar bu konularla çok ilgilendiğim için olsa gerek ) yine aklıma o malum endişeler geliyor ve o sosyal ortamda
            Endişelenin neden endisenledigi endişelenmeyenin de neden endiselenmedigi sorusu geliyor ve endiselenmeyen ben o sırada gereksiz endiselemeye başlıyorum (bu konuda misal ;otobüste en arkada inecek var kaptan var diye bağırıp en az 10 kişi yı indirmek zorunda bırakarak otobusten o şekil bi özgüvenle çıktım hiç çekinmeden
            ama başka bir gün yine otobuste aklıma “lan acaba bazı insanlar bu otobüste neden inecek var demekten çekiniyor ” derim ve o sirada 10 kisiyi indirmek zorunda sekil bir ozguvenle inen ben endise yasamaya basliyorum.
            Bunların nedeni ne olabilir dostum ?

          • Mart 13, 2020 tarihinde, saat 8:29 am
            Permalink

            Çevrende sosyal ilişkilerde rahat olarak gördüğün insanların rahat olmasının nedeni birçok faktöre bağlı, belki o anda rahat olmasının sebebi; çevresindeki arkadaşlarının, 10 yıllık dostu olması olabilir veya kendisini bir dolaydan ötürü çok mutlu hissetmesi olabilir vs. Bunun önemi yok. O anda rahatsa rahat. Problem, senin bu olaylara kafayı çok takman ama bunun seninde farkında olmaman; mesala diyorsun ki “Geçen otobüste, özgüvenim yerinndeydi ve şu şekilde davrandım.” sonrada diyorsun ki “Geçen otobüste çok çekindim ama neden?” İşte senin problemin bu “Neden şimdi böyle hissettim veya hissediyorum?” sorusunu sürekli olaraktan kafana takman. Sen istiyorsun ki her zaman kendim, rahat, özgüvenli hissedeyim ama öyle birşey yok bu hayatta! Yeri gelicek korkak olacaksın yeri gelecek cesur. İlk olaraktan bunu anla. Bunu anladıktan sonra artık “Ben neden böyle hissediyorum? ” derdinde kurtabilirsin.

  • Mart 13, 2020 tarihinde, saat 12:42 pm
    Permalink

    Çok teşekkür ederim admin
    Cevaplayıp vaktini ayırdığın için

    Yanıtla
    • Mart 13, 2020 tarihinde, saat 12:58 pm
      Permalink

      Rica ederim iyi günler

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir